'Merkez, İstanbul'da eleman kaptırır'

Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar, Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşıma konusundaki ısrarını her fırsatta dile getiren hükümete, "Ankara'da oluşmuş kadroları, o paraya İstanbul'da tutamazsınız.
Haber: YASEMİN KAPIYOLDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar, Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşıma konusundaki ısrarını her fırsatta dile getiren hükümete, "Ankara'da oluşmuş kadroları, o paraya İstanbul'da tutamazsınız. Merkez Bankası'nın kıymetli elemanlarını İstanbul'da kaptırma ihtimali yüksek" diye seslendi.
Hükümetin, tartışma yaratan bu kararına, "Merkez Bankası'nı, ben olsam İstanbul'a taşımam" diyerek karşı çıkan Ar, aksi halde ortaya çıkacak tehlikeyi şöyle özetledi: "Merkez Bankası gibi bir kurumun personel kalitesine ihtiyacı var. Ankara'da oluşmuş kadroları, o paraya İstanbul'da tutamazsınız. Burada çoğu lisan bilen kıymetli elemanlarını kaptırma ihtimali yüksek. Merkez Bankası, belki bir kademe aşağıdaki insanları işe almak zorunda kalacak."
'Yatırım bankaları geliyor'
Sektörde son bir yıldaki hareketin, 51 yıldır görülmediğini, yabancı yatırım bankalarının Türkiye'deki faaliyetini artırdığını söyleyen Ar, "Yabancılara satılan ticari bankalardan sonra şimdi de uluslararası yatırım bankaları, banka ve aracı kurum satın almaya başladı" diye konuştu. Ar, dünyanın en büyük 10 yatırım bankası arasında yer alan UBS, Morgan Stanley, Merrill Lynch, Credit Suisse'in Türkiye'ye geldiğine ve aracı kurum ya da yatırım bankası aldıklarına dikkat çekti.
Ar, yabancı sermaye girişini ve şirket evliliklerini artıracak bu gelişmeyi son derece olumlu bulurken, "Dünyanın en büyük yatırım bankaları Türkiye'ye geliyorsa önümüzdeki beş sene, geçtiğimiz beş seneden daha iyi olacak demektir" yorumunu yaptı.
Ar'a göre özellikle şirket satışları ve hisse takibi işlerine yoğunlaşan bu tür kurumların Türkiye'de bulunması, yabancı sermayeyi hem doğrudan yatırım hem de borsaya hisse yatırımcısı getirmek anlamında teşvik edecek.
Metin Ar, yabancı sermaye ve özelleştirmelerle ilgili de görüşlerini şöyle özetledi:
Hazırı sunarsanız para kolay gelir: "Yabancı sermayenin, kurulu şirketleri alması gayet normal ve teşvik edilmeli. Çünkü, 'hazır'ı almak kolay. Para da kolay gelir. O gelen para da bir yere gitmiyor. Örneğin, Ferit Şahenk bey Garanti hisselerinin yarısını 1.5 milyar dolara sattığı zaman bu parayla gidip Çin'de, Macaristan'da yatırım yapmıyor. Yine Türkiye'de yatırım yapıyor.
Bu yolla sermaye girişi artarak sürecek. Tek kısıtlayıcı faktör, bu rakamın içinde özelleştirmeler de var. Daha birkaç sene elektrik dağıtım ihaleleri, yol ve liman özelleştirmeleri olacak. On sene sonraya baktığımızda, hiçbir limanımızı, hastanemizi, havalimanımızı devlet çalıştırmıyor olacak."
Halkbank'ın ederi 5 milyar dolar: "Keşke devletin yapacağı hiçbir iş kalmasa da devlet daha az vergi toplasa. Devlet bankacılık da yapmasın. Nitekim, Halk Bankası'nı özelleştirecekler. Devletin kasasına 5 milyar dolar para girecek. Halkbank üzerinden devlet yılda 500 milyon dolar para kazanıyordu. Özelleştirildiğinde ise yılda 1 milyar dolar para kazanacak, devlete de 300 milyon dolar vergi verecek."
Liman özelleştirmeleri erteleniyor: "Dünyada limanların yüzde 80'i özel sektör tarafından işletiliyor. Mersin Limanı için 755 milyon dolarlık çeki yazdık, veremiyoruz bir türlü. Singapur merkezli PSA adına Ağustos 2005'te ihaleyi aldık. Hâlâ bir gelişme yok. Sistem, hükümete, Başbakan'a, ÖİB'ye, Maliye Bakanlığı'nın kesin iradesine rağmen limanların özelleştirilmesini erteliyor. O limanlarda, devletin yarattığı katma değer yıllık 40-50 milyon dolar. Bizim danışmanlığını yaptığımız PSA alsa iki senede yıllık 110 milyon dolara çıkacak. Yüzde 30'unu devlete vergi olarak verecek. Yani, devlet 40 milyon dolarını yine alıyor, üstüne peşin para da almış oluyor.
'Ortak olmak isteyen çok'
Garanti Bankası'nın ortağı GE'nin dolaylı olarak Garanti Yatırım'a da ortak olduğunu, buna rağmen kapılarının çok çalındığını söyleyen Metin Ar, "'GE'ye ilave olarak biz de size ortak olabilir miyiz' diye soran çok var. Biz de değerlendiriyoruz" dedi. Ar'ın verdiği bilgiye göre önümüzdeki dönemde Garanti Yatırım, şirket evlilikleri, halka arz ve tahvil ihracında daha kuvvetli hale gelecek. Toplam değeri 1.2 milyar doları bulan TMSF satışına danışmanlık yapan şirketin, listesinde Pamuk Leasing ve Pamuk Factoring var.
'Faizler yüzde 14'lere inerse özel sektör borçlanabilir'
"Özel sektör tahvil piyasası on senedir kapalıydı. Hazine bonosu faizleri çok yüksek olduğu için. Tabii özel sektörün devletle rekabet imkânı yoktu. Koç, Sabancı gibi markalara halk, devlete ne kadar güveniyorsa
o kadar güvenir. Buna rağmen Koç'un tahviline, devletin verdiği faizden 1 puan daha fazla faiz vermek zorunda kaldık. Aynı vadeye devlet yüzde 20 veriyorsa biz, yüzde 21 verdik; yatırımcı bize gelsin diye. Dolayısıyla hâlâ devletin verdiği faizden biraz daha fazla vermek lazım. Ancak biz bu işe başladığımızda faizler yüzde 14-15'di. Faizler, yeniden bu seviyelere gelirse ihraçlar hızlanır.