Merkez: Sorun YTL değil

Özellikle hazır giyim ve tekstil sektörünün, YTL'yi değerli tuttuğu gerekçesiyle eleştiri oklarına hedef olan Merkez Bankası...

ANKARA - Özellikle hazır giyim ve tekstil sektörünün, YTL'yi değerli tuttuğu gerekçesiyle eleştiri oklarına hedef olan Merkez Bankası, Türk parasındaki reel değerlenmenin sektörde önemli sorun olduğunu kabul etti. Ancak 'giyim gibi emek yoğun sektörlerde özellikle Çin'deki düşük emek maliyetleriyle rekabet etmenin, Çin'in ucuz işgücü rezervleri göz önüne alındığında, YTL değer kaybetse bile uzun vadede mümkün olamayacağını" ifade etti.
Merkez Bankası'nın üç ayda bir yayımlamaya başladığı Ödemeler Dengesi Raporu'nda tekstil ve hazır giyim sektörünün ihracatındaki gelişmeyle ilgili olarak geniş bir değerlendirmeye yer verildi.
İhracatın geleneksel olarak sürükleyici sektörleri konumunda olan tekstil ve giyimin, toplam ihracattaki payının, bu yıl ocak-eylül döneminde yüzde 26.1'e kadar gerilediği, buna karşılık tekstil ve giyim ithalatının ihracata göre daha yüksek oranda arttığı vurgulandı.
Bu gelişmenin, üretime de yansıdığı belirtilen raporda, bu yılın ilk 10 ayında toplam ihracın yüzde 17.7 oranında arttığı, buna karşılık tekstil ihracatındaki artışın yüzde 10, giyim ihracatındaki büyümenin ise yüzde 7.8'de kaldığı tespiti yer aldı. Tekstil ve giyim aleyhine gelişimin etkilerinin işgücü piyasasına yansımasına da değinilen raporda, şu değerlendirme yapıldı:
İstihdamda azalma
"1997'den 2005 yılı ilk yarısına kadar olan dönemde, makine-teçhizat, ana metal ve kara taşıtları sektörleri toplamında istihdam yüzde 12.4 artarken, tekstil ve giyim sektörleri toplamında yüzde 23 oranında gerilemiştir."
Tekstil ve giyim sektöründe faaliyet gösteren 822 firma verisi kullanılarak yapılan firma düzeyindeki analizde, 2001 krizinin büyük ve küçük ölçekli tekstil ve giyim sektörü ihracatçısı firmaları farklı etkilediği, 2002 'de büyük ölçekli firmaların sektör ihracatındaki payının arttığı, küçük ölçekli firmaların payının gerilediği anlatıldı. Krizin olumsuz etkisinin küçük ölçekli firmalarda daha fazla hissedildiği ifade edilen değerlendirmede, büyük ölçekli firmaların daha hızlı toparlandığı kaydedildi.
Tekstil ve giyim sektörünün zayıflayan performansının ardındaki etmenler incelendiğinde ise reel ücretlerin sektör lehine gelişmesine karşın, 90'lı yıllarda dış ticaret hadlerinin, izleyen dönemde reel kurların sektör ihracatı aleyhine geliştiğinin görüldüğü söyledi.
ABD'ye ihracat geriledi
YTL'deki değerlenme eğilimi ve dış ticaret hadlerinin gelmiş olduğu düzey göz önüne alındığında, giyim ve tekstil sektörünün halen pozitif büyüme sergilemesinde, birim ücretlerdeki reel gerilemenin yanında, coğrafi mesafenin de önemli bir faktör olduğu belirtildi.
Giyim ve tekstil ihracatının 2005'in ilk sekiz aylık döneminde AB ülkelerine yüzde 7.8 artarken, ABD'ye ihracatın yüzde 11 gerilediği bilgisine yer verilen raporda, Çin tekstil ve giyim ürünlerine yönelik kotaların 2005 yılı başı itibarıyla sıfırlandığı hatırlatılarak bu durumun coğrafi konumun önemini ortaya koyduğu vurgulandı.
Üründe farklılaşma
Kotaların sıfırlanmasının, tekstil ve giyim sektörü ihracatını beklendiği kadar olumsuz etkilemediği savunulan raporda şöyle denildi:
"Reel olarak değerlenme eğilimindeki Türk Lirası'nın yanı sıra, Çin ve Hindistan'la rekabet zorluğunun sektörde önemli bir sorun olduğu açıktır. Çin'deki düşük emek maliyetleri ile rekabet etmenin, Çin'in ucuz işgücü rezervleri göz önüne alındığında, Türk Lirası değer kaybetse dahi uzun vadede mümkün olamayacağı görülmektedir. Çin ile aynı ürünlerde rekabet etme çabasından ziyade, farklı kategorilerde mal farklılaşmasına gidilmesinin ve yüksek katma değerli ve kaliteli ürünlerde yoğunlaşılmasının sektörün geleceği açısından daha uygun çözümler olduğu düşünülmektedir."