Merkez: Temkinli olalım

Merkez Bankası, talepteki olası gelişmelerin gelecek dönem enflasyonu üzerindeki etkilerine ilişkin kaygıların geçen aya göre azaldığını, bu eğilimin sürmesi ve önemli bir dış şok olmaması durumunda kısa vadeli faizlerin inebileceğini açıkladı.

İSTANBUL - Merkez Bankası, talepteki olası gelişmelerin gelecek dönem enflasyonu üzerindeki etkilerine ilişkin kaygıların geçen aya göre azaldığını, bu eğilimin sürmesi ve önemli bir dış şok olmaması durumunda kısa vadeli faizlerin inebileceğini açıkladı. Banka enflasyonun da yılın son çeyreğinde kademeli düşüşünü sürdüreceğini ve yıl sonunu hedef dahilinde tamamlayabileceğini duyurdu.
Buna karşın orta vadeye yönelik temkinli olma gereğinin sürdüğünü vurgulayan banka geçen ay olduğu gibi kısa vadeli faizlerde indirim yapmadığını açıkladı. Merkez Bankası en son haziran ayında faiz indirimi yapmış ve gecelik faizlerini yüzde 14,25'e çekmişti.
Başkan Süreyya Serdengeçti imzalı 'Temmuz Ayı Enflasyonu ve Görünüm' başlıklı Merkez Bankası raporunda, mali disiplinin sürdüğü, gelirler politikasının hedefle uyumlu seyrettiği, yapısal reformların yavaşlamadığı, petrol fiyatlarının bugünkü düzeyinin üzerine çıkmadığı ve büyük dış şoka maruz kalınmadığı ana senaryosu çerçevesinde, temmuzda tekrar düşen yıllık enflasyonun, yılın son çeyreğinde kademeli düşmeye devam ederek yıl sonunu hedef dahilinde tamamlayacağını öngördü.
Banka, bugünkü veri ışığında orta vadeye yönelik 'temkinli olma gereği'nin sürdüğünü, ancak son aydaki verilerle, talepteki olası gelişmelerin gelecekte enflasyon üzerindeki etkilerine ilişkin kaygıların, geçen aya kıyasla azaldığını belirterek şunları kaydetti:
"Bu eğilimin sürmesi ve dış şok yaşanmaması durumunda, kısa vadeli faizlerin aşağı inme olasılığı artar. Kuşkusuz, enflasyonun seyrine ilişkin bilgi verebilecek her türlü veri ve geleceğe dair her sinyal, bu saptamaların gözden geçirilmesini sağlayacak, para politikası kararlarında dikkate alınacak."
'Petrol risk oluşturuyor'
Raporunda petrol fiyatları konusuna geniş yer ayıran Merkez Bankası, petrol fiyatlarının doğrudan etkilerine değil, bunların uzun vadeli bekleyişler ve fiyatlama davranışlarına olan kalıcı yansımalarına tepki vereceğini belirterek, şöyle devam etti:
"Bu bakımdan halihazırda bekleyişlerin olumlu bir seyir izlemesi önemli bir gelişmedir. Yıllık enflasyondaki düşüş süreci son dönemde kesintiye uğradığı halde, gelecek dönem bekleyişlerindeki düşüşler sürmektedir. Bu da ekonomik birimlerin maliyet şoklarının enflasyon üzerindeki etkilerini geçici olarak algıladıklarını ve bu şoklar ortadan kalktığında enflasyonun hedefler doğrultusunda seyredeceğini düşündüklerini göstermektedir. Kuşkusuz, petrol fiyatları gibi maliyet yönlü faktörler önümüzdeki dönem enflasyonu açısından her durumda risk oluşturmaya devam ediyor. Ancak, dünya hammadde fiyatlarındaki yüksek artışların 2006'da devam edip etmeyeceğini değerlendirmek bugünkü verilerle mümkün değildir."
Güçlü TL etkiyi azaltıyor
Petrol fiyatlarındaki oynaklıkların zaman zaman enflasyon üzerinde etkili olduğunu hatırlatan Merkez Bankası, "Türk Lirası'nın güçlü konumu, girdi fiyatlarındaki artışın iç piyasaya etkisini azaltsa da, son dönemdeki yüksek petrol fiyat artışlarını telafi edecek düzeyde değildir" dedi.
Kısa vadeli faiz değişmedi
Merkez Bankası, yılın ilk altı ayında art arda yaptığı altı indirimin ardından temmuz ayından sonra bu ay da kısa vadeli faizlerinde değişiklik yapmadı. Bu yılın ilk altı ayındaki faiz indirimleriyle Merkez Bankası gösterge olan gecelik borçlanma faiz oranını 2004 sonundaki yüzde 18'den 9 Haziran itibarıyla yüzde 14.25'e kadar çekti. Buna göre bileşik bazda gecelik fonlama maliyeti de 9 Haziran'dan bu yana yüzde 15.31'de bulunuyor. Merkez Bankası'ndan dün yapılan açıklamada, "Bankamız bünyesindeki bankalararası para piyasası ve İMKB Repo-Ters Repo Pazarı'nda uygulamakta olduğumuz kısa vadeli faiz oranlarının değiştirilmemesine karar verilmiştir" denildi.
Merkez'den yabancı uyarısı
Uluslararası likidite koşullarının gelişmekte olan ülkeler lehine seyretmeye devam ettiğini vurgulayan Merkez Bankası, buna karşın söz konusu dengelerin çok çabuk değişebileceğine dikkat çekti. Banka, mevcut koşulların devam edeceği varsayımına dayalı projeksiyonların riskli olabileceğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Bu arada banka dış talepte belirgin bir yavaşlama olması halinde, bu durumun toplam talebe olumsuz etki yapacağını, bunun da enflasyon üzerindeki baskıları kısmen azaltacağından para politikası açısından önem taşıdığını ve yakından izlendiğini duyurdu. Raporda, özellikle son bir ay içinde yayımlanan verilerin, dış talepte yavaşlama belirtileri gösterdiği belirtilerek, "Her ne kadar dünya genelinde ekonomik aktivite güçlü seyrini korusa da, en büyük ticaret ortağımız olan AB ekonomisine dair büyüme tahminlerinin aşağı doğru revize edilmesi dikkat çekicidir" denildi.
'Maaşlar artabilir'
2005 ilk üç ayında toplam istihdamdaki artışın sürdüğü belirtilen raporda, şöyle denildi: "İktisadi Yönelim Anketi'ne göre istihdam artıyor. İşgücüne katılım sayısının hızla artması nedeniyle bu gelişmelerin reel ücretler üzerindeki etkisinin kısmen sınırlı kalacağı tahmin edilmekle beraber, önümüzdeki dönemde birim işgücü maliyetinin enflasyondaki düşüş sürecine yaptığı önemli katkının ortadan kalkacağı da bir gerçek. İç talebe yönelik kredi gelişmeleri de Merkez'in temkinliliğini artırıyor. Özetle iç taleple ilgili açıklanan son aylık veriler temkinli olma ihtiyacını tam gidermemekle birlikte, talepteki artışın kontrollü olabileceği sinyalini içeriyor."