Merkez'de karmaşa

Karar alma sıkıntısı
Merkez Bankası Başkanvekili Erdem Başçı'nın, Şükrü Binay'ın ayrılmasına yol açan ve kurumun teamüllerine uymayan icraatı karar alma sıkıntısına neden olabilir. Fatih Özatay'ın emekli olacağı 4 Nisan'a kadar karar için üç kişilik yönetimin teşkili şart.
IMF karşıtı isim
Sorun çözülmezse, Para Politikası Kurulu da karar için beş yeter sayısının altına düşmüş olacak. Başkan yardımcılığına önerilen İbrahim Turhan'ın, serbest piyasa ve ekonomik programın ortağı IMF'ye karşı görüşleri, atamasına ilişkin tartışma yarattı.
Gözler Çankaya'da
Başkan yardımcılığına düşünülen üçüncü kişi AKP programını yazan ekipte yer alan bir isim: DPT Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir. Ekonomi dünyasında tüm gözler kararnameleri inceleyen Çankaya'da.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Ekonomi programının geleceği konusundaki belirleyici rolüyle uluslararası kuruluşların ve piyasaların yakın takibinde olan Merkez Bankası'nda işler karıştı. Başkan ve yardımcılarının atamasına ilişkin kararnamelerin onaylanmayacağı endişesi artarken, vekil başkan Erdem Başçı'nın teamüle aykırı uygulamaları karar alma sürecini sıkıntıya soktu.
Hükümetin Merkez Bankası Başkan Yardımıcılığı için önerdiği üçüncü ismin AKP'ye yakınlığıyla tanınan DPT Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir, bir diğer ismin de Hazine Müsteşar Yardımcısı Burhanettin Aktaş olduğu öğrenildi. Hükümet, Süreyya Serdengeçti'nin görev süresinin dolmasıyla birlikte Merkez Bankası'ndaki ilk gün vekil atamaları ve piyasalara 'politikalarda değişiklik yok' mesajı ile olumlu görüntü verirken, bu gelişmelerin devamında hayal kırıklığı yaşanmasına da engel olmadı. Banka başkan yardımcılığı için önerilen banka meclisi üyesi İbrahim Turhan'ın uygulanan ekonomi politikaları ve IMF'ye muhalif tavrı ve Başkan Yardımcısı Binay'ı istifaya götüren teamüle aykırı uygulamalar dikkat çekti.
Banka meclisince vekâletle görevlendirilen Başkan Yardımcısı Başçı'nın ilk icraatı, 1996'dan bu yana bankada başkan yardımcılığı görevini yürüten Şükrü Binay'ın görev alanını belirlemek oldu. Başçı, İnşaat ve Malzeme Genel Müdürlüğü'nü Binay'a bağladı. Ancak, bu yeni görevlendirmeyi teamül gereği Binay ile görüşerek yapmak yerine yazı ile bildirmeyi tercih etti. Binay ile yeni yönetim arasındaki bağları koparan da bu uygulama oldu. Binay, yıllık izninin ardından 4 Haziran itibarıyla emeklilik dilekçesini verdi. Ancak Binay, yönetimdeki boşluk nedeniyle kendisinin de ayrılması halinde yapılamayacak olan 23 Mart'taki Para Politikası Kurulu toplantısını dikkate alarak izin tarihini 24 Mart'ta aldı.
Kaos çıkabilir
Atama sorunu çözülmese bile mevcut üyelerle kurul toplanıp, kısa vadeli faizler ve enflasyona ilişkin gelişmelerle ilgili kararlar alabilecek ve enflasyon raporunu yayımlayabilecek. Ancak, sorun Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fatih Özatay'ın emekliye ayrılacağı 4 Nisan'a kadar çözümlenmediği takdirde kaos ortaya çıkacak.
Binay izinde olacak, Özatay emekliye ayrılacak. Başkanvekili Başçı ve Başkan Yardımcısıvekili Rifat Günay bankanın yönetim organı için karar alamayacak. Çünkü, banka yönetimi en az üç kişiyle karar alıyor. Para Politikası Kurulu da beş yeter sayısının altına düşecek. Kurulda başkanvekili Başçı, Başkan Yardımcısıvekili Günay, Güven Sak ve Durmuş Yılmaz kalıyor.
Hükümetin, bu süreci kazasız belasız atlatabilmesinin yolu da Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e sunulan atama kararnamelerinin bir an önce onaylanması. Hükümet kanadında, her ne kadar kararnamelerle ilgili normal inceleme sürecinin sürdüğü, sorun olmadığı ifade ediliyorsa da, adayların nitelikleri itibarıyla onayda sorun yaşanabileceği belirtiliyor. Sezer'in özellikle üst kurul atamaları ile bankacılık gibi kırılganlık kaldıramayacak alanlardaki atamalarda çok hassas hareket ettiği biliniyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 14 Mart Salı günü gazetecilere, "Yarın Ali bey (Babacan) Merkez Bankası Başkanı'nın kararnamesini Köşk'e götürecek.
O zaman asaleten atanacak başkanın kim olduğunu öğrenirsiniz" demesine rağmen, Babacan çarşamba günü Cumhurbaşkanı Sezer'e götürdüğü kararnamedeki isimle ilgili açıklama yapmamıştı. Ancak söz konusu kararnamede salı günü vekâleten atanan Doçent Dr. Erdem Başçı'nın adının olduğu öğrenilmişti. Cumhurbaşkanı Sezer, daha önce hükümetin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Gelir İdaresi Başkanlığı için yaptığı atamaları geri çevirmişti. Hükümet de bunun üzerine bazı isimleri geri çekmiş, bazıları da vekâleten görevi devam ettirmişti.
Yeni yardımcı adayı Turhan, serbest piyasaya karşı
Sezer'in Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erdem Başçı ile başkan yardımcılığı için önerilen idare meclisi üyesi İbrahim Turhan'ı da onaylamayabileceği öne sürülüyor. Başçı'nın ve Turhan'ın eşinin türbanlı olduğuna dikkat çekilirken, uygulanan piyasa ekonomisi modeline, IMF politikalarına zıt bir anlayışı savunan Turhan'ın uygun bir aday olmadığı da ifade ediliyor. Bir grup muhafazakâr akademisyenin çıkardığı 'Anlayış' isimli dergide 2004'teki Genel Kurul'da Merkez Bankası İdare Meclisi'ne seçilinceye kadar yayın yönetmenliği ve sorumlu yazıişleri müdürlüğü yapan Turhan'ın çeşitli konulardaki görüşleri şöyle:
PİYASA DEDİĞİN NEDİR Kİ?: "Kardeşim, ne piyasası? Piyasa dediğin nedir ki?' diyebilme cesaretini gösteremedikten sonra, bu balkondan aşağıya atlanması lazım. Ben, konuya iktisadi olarak baktığımda, ne yüzde 6.5 fazlanın (faiz dışı), ne tasarruf tedbirlerinin ve ne de özelleştirmenin, Türkiye'nin yapısal problemlerini çözebileceğine ihtimal vermiyorum. Bunun sonu yok oluş!...
MÜDAHALEYE İNANIYORUM: Ben bunların hiç de o kadar masum piyasalar olduğunu düşünmüyorum. İktisadi faaliyetlerden kaynaklanan tabiatın kirlenmesi, ozon tabakasının delinmesi gibi dışsallıklar var. Dolayısıyla bu dışsallıkların ortadan kaldırılması iktisadi tabirle söylersek 'müdahaleleri' gerektiriyor. Dolayısıyla ben serbest piyasaya inanmıyorum, ben müdahaleye inanıyorum, müdahale edilmesi gereklidir. Bundan o kadar korkmaya da gerek yoktur."
IMF KRİZE YOL AÇTI: O kadar enteresan ki, kuruluş kanununda, üye ülkelerin dış ödemeler bilançosu problemlerini çözmek amacıyla kurulduğu ifade edilen IMF, tarihinde ilk defa Türkiye'de, ödemeler bilançosu problemi hiç olmayan bir ülkede, bir ekonomik program uygulayarak, ödemeler dengesi problemine yol açmıştır, döviz krizine yol açmıştır.
LİBERALLEŞME VE ÖZELLEŞTİRME PROBLEMDİR: Özelleştirme dediğimiz şey problemdir. Liberalleşme dediğimiz şey, problemdir. Yani bir yeri, bir sistemi çözüp, başka bir sistemi getirmek için çok farklı felsefi arka plana sahip olan bir sistemi üretmiş. Şimdi biz o oyunun (özelleştirme) kurallarını baştan kabul ediyoruz, ondan sonra diyoruz ki bizim devlet mızıkçılık yapıyor! Yapar! Ben olsam ben de yaparım!"
Aydemir, AKP programına katkı yapmış
Hükümetin başkan yardımcılığı için düşündüğü üçüncü ismin Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir olduğu öğrenildi. Aydemir'in Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) programının ekonomiyle ilgili kısımlarının yazımında rol aldığı ve AKP döneminde daire başkanlığından müsteşar yardımcılığına atandığı biliniyor. Bu arada iddialara göre Birol Aydemir hükümetin bazı bakanlarının da sık sık kendisini arayarak görüş istediği bürokratlardan birisi. Başkan yardımcılığına atanması beklenen Aydemir de Başkanvekili Erdem Başçı gibi 1966 yılı doğumlu.
Erzincan'da doğan Birol Aydemir, 1987 Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye mezunu. Aynı yıl Kalkınma Bankası İktisadi Analiz ve Araştırmalar Müdürlüğü Uzman Yardımcısı olarak kamuda göreve başladı, gümrük müfettişi yardımcılığının ardından DPT'de İktisadi Planlama Genel Müdürlüğü'nde uzman yardımcısı oldu.
ABD'de yüksek lisans
ABD'de, University of Delaware'de ekonomi yüksek lisansı yaptı. 2001 Aralık ayında Yıllık Programlar ve Konjonktür Değerlendirme Genel Müdürlüğü Finansman Dairesi Başkanı, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının Aralık ayında ise müsteşar yardımcısı oldu.