Merkez'in 'soğutma' arayışı erken başladı

Merkez, 'Isınma yok, enflasyon düşecek' diyerek faiz artışını erteledikten kısa süre sonra, kredileri frenleme yollarını aramaya başladı.
Haber: OSMAN ŞENKUL - osman.senkul@radikal.com.tr / Arşivi

 

ANALİZ
Merkez Bankası “Ekonomide ısınma yok” diyerek faiz arttırımını genel seçimlerin sonrasına ertelediğini açıkladığı enflasyon raporunun mürekkebi kurumadan, kredilerdeki kabarmaya karşı önlem telaşına düştü. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erdem Başçı, kredilerdeki büyümeyi yavaşlatmaları gerektiğini ve bunun için yeni politika araçlarının gerekebileceğini söyledi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ise enflasyon raporunu açıklarken, “Enflasyon açısından ekonominin ısındığını düşünmüyoruz” demişti.
Başçı, Kuveyt’te katıldığı bir finans konferansında yaptığı konuşmada, “(Kredi) büyümesini yavaşlatmak için bazı araçları kullanmamız gerekli” dedi. Reuters’ın haberine göre, Merkez Bankası’nın ne gibi araçlardan yararlanabileceği yönündeki soruya Başçı, “Kredileri yavaşlatmak için gerekirse bazı yeni araçları da kullanmamız gerekebilir” dedi. 

Aşırı ısınma riski
“Artık çıkış stratejimiz sayesinde Lehman Brothers (batışından) önceki düzeylere yaklaşıyoruz. Ancak biz fazladan bir adım daha attık. Zorunlu rezervler için artık faiz ödemiyoruz” diyen Başçı bu konuda başka ayrıntı vermedi. Başçı’nın önlemler konusunda ‘ayrıntı’ vermemesinin, konuyu piyasanın da tartışmasını istediği anlamına gelebileceğini söyleyen Finansbank Başekonomisti İnan Demir, “Asıl olarak Merkez Bankası ‘aşırı ısınma’ riskinden rahatsız ve bu sorun büyümeden önlem almak eğiliminde” dedi. Radikal’in sorularını yanıtlayan Demir, Merkez Bankası’nın zorunlu karşılıklar konusunda daha manevra alanı olduğunu düşündüğünü söyledi ve Türk Lirası’nda yarım puanlık bir adım daha atılabileceğine işaret etti. Merkez’in haftalık repo ihaleleriyle piyasayı fonlamaya devam ettiğini anımsatan Demir, ihalelerde de miktar kısıtlamasına da gidilebileceğine işaret etti. 

Üç sıcak veri
Öte yandan, dün açıklanan üç veri de Merkez Bankası’nın ‘ısınma’ kaygılarını destekler nitelikteydi. CNBC-e’nin Tüketici Güven Endeksi, ekim ayında 3.9 puan artışla 105.3 puana çıkarken, HSBC’nin imalat sanayii satın alma yöneticileri endeksi (PMI) 4 puan birden artışla 54.3 puana tırmandı. İstanbul Ticaret Odası’nın hesaplamalarına göre de İstanbul’da, perakende fiyatlardaki yüzde 3.09 artış, 2007 ekim ayındaki yüzde 3.89’luk yükselişten sonraki en yüksek düzey oldu. Merkez ise TÜFE için bu yılki yüzde 7.5 TÜFE öngörüyü değiştirmedi ve 2011 için yüzde 5.4 tahmini yaptı.

Artan maliyetler ile enflasyon baskısı çoğalacak
HSBC Türkiye Başekonomisti Murat Ülgen, Türkiye imalat sanayi (PMI) araştırmasının çarpıcı sonuçlarından biri olarak da imalat sanayiindeki maliyet artışlarını gösterdi. “İmalat sanayii şirketlerinin girdi maliyetlerindeki artış hızı son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı” diyen Ülgen, bu nedenle girdi ve hammadde stoklarının son üç aydır ilk kez yükseldiğine dikkat çekti. “Üreticiler bu stokları arttırarak maliyetlerini kontrol etmeye çalışıyorlar ama girdi maliyetlerindeki yükseliş çıktı fiyatlarına da yansıyor” uyarısında bulunan Ülgen şu değerlendirmeyi yaptı: “Özetle, Türkiye imalat sanayii sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ediyor, fakat artan girdi maliyetleri ve kısıtlı kapasiteyle ilgili bazı gözlemler üretici kanalında enflasyon baskısının önümüzdeki dönemde artabileceğine işaret ediyor.” Fortisbank’ın endekslere ilişkin notunda da şöyle denildi: “Veriler geçen aylarda ekonomik aktivitede izlenen zayıflamanın tersine dönmüş olabileceğini düşündürüyor. Bu görünüm Merkez Bankası üzerinde likidite önlemleri alınması ve zorunlu karşılıkların daha fazla kullanılması konusunda baskı oluşturabilecek.”