MÜSİAD: Türkiye'nin ihtiyacı stand-by değil, yapısal reformlar ve yeni anayasa

MÜSİAD: Türkiye'nin ihtiyacı stand-by değil, yapısal reformlar ve yeni anayasa
MÜSİAD: Türkiye'nin ihtiyacı stand-by değil, yapısal reformlar ve yeni anayasa

Vardan, ?ÖTV ve KDV her iki üç ayda bir 1-2 puan artırılarak yükseltilmeli? dedi. FOTOĞRAF: HAKKI AKDUMAN / AA

MÜSİAD Başkanı, içinde bulunduğumuz bu dönem Türkiye'nin asıl ihtiyacının IMF ile acil bir anlaşma değil, hızı kesilen yapısal reformlar ve Anayasa değişikliği olduğunu söyledi

İSTANBUL - Müstakil Sanayicileri ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, ‘Türkiye’nin söz konusu şartlar dahilinde asıl ihtiyacı, IMF ile acil bir anlaşma yapması değil, hızı kesilen yapısal reformlara öncelik vermesidir” dedi.
MÜSİAD’ın ‘2009 Türkiye Ekonomisi Raporu’nu açıklayan Vardan, konuşmasına geçen hafta açıklanan Teşvik ve İstihdam paketini değerlendirerek başladı. Vardan, yeni paketin sadece iç yatırımları değil dış yatırımları da çekerek, ekonomiye büyük canlılık ve ivme kazandıracağı inancında olduklarını dile getirdi.

Canlanma zaman alacak
Vardan, büyüklüğü ve tahribatı göz önüne alındığında, mevcut krizin bugünden yarına veya akşamdan sabaha ortadan kaldırılması için kimsenin elinde sihirli bir çözüm bulunmadığını kaydetti.
Hükümetin, son teşvik paketinin maliyetinin bugün itibarıyla 36.5 milyar TL’yi aştığını da söyleyen Vardan, “Bu tedbirlerin yerinde olduğunu görmekteyiz” dedi.
Türkiye’nin IMF ile anlaşma konusunu da değerlendiren Ömer Vardan, şunları söyledi:
“Türkiye’nin IMF ile yeni bir ‘stand-by’ anlaşması konusunda bazı kesimler, sürdürdüğü ısrarcı tavrını artık terk etmelidir. Özellikle IMF ile bir anlaşma yapılmaması halinde Türkiye’nin düşeceği sıkıntıları bilinçli olarak dramatize eden uluslararası derecelendirme kuruluşlarının çizdikleri kötü senaryoların nasıl gerçek dışı ve yanıltmaya yönelik olduğu artık alenen görülmüştür. Unutulmamalıdır ki Türkiye, küresel krizin dünyayı istila ettiği 11 Mayıs 2008’den bu yana, IMF ile stand-by anlaşması olmadan yönetilmektedir. Türkiye’nin asıl ihtiyacı, IMF ile acil anlaşma yapması değil, hızı kesilen yapısal reformlara öncelik vermesidir. IMF ile ancak yatırım, üretim, istihdam, büyüme ve reformların devamı şeklinde reel önceliklere ve mevcut krizin getirdiği şartlara göre dizayn edilen bir anlaşma modeli üzerinde mutabık kalınabilir ki, bu da şu an için mümkün gözükmemektedir.”
Vardan, IMF’yle anlaşma imzalayan İzlanda, Ukrayna, Polonya, Macaristan, Romanya, Letonya ve Pakistan gibi ülkelerin krizde ağır yara aldığına da dikkat çekti.
Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vardan, Teşvik paketiyle ilgili bir soruyla ilgili, “Bir pakette herkesi memnun etmek mümkün olmayabilir. Ancak kısıtlı kaynaklara rağmen iyi bir paket” yanıtını verdi.

Zaten IMF’siz yürüyoruz
IMF anlaşmasıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Vardan, “Zaten IMF’siz yürüyor olmamız gibi sebeplerle gündemi artık onlarla iştigal etmeyelim. Yapısal reformlarla uğraşalım. Mutlaka ileriye dönük yapısal reformları şimdiden yapmalıyız. Bunu biz reel sektörleri olarak kendi şirketlerimizde de uygulamalıyız” diye konuştu.
Gelir İdaresi’nin özelleştirilmesiyle ilgili bir soruya Vardan, “IMF olsa da olmasa da özelleşmesi, siyasi partilerin etkisindeymiş gibi bir etkiden kurtarılmalıdır” dedi.
İşsizliğin olduğu bir ortamda ‘Kriz varsa, çare de var’ kampanyasının nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine Vardan, “Bu tür kampanyalara keşke daha önceden  başlasaydık” yanıtını verdi.

Yeni anayasa önerdi
Öte yandan Vardan, “İlk olarak, sivil, çoğulcu, temel hak ve hürriyetleri garanti altına alan, kuvvetler arası ilişkileri koruyan ve demokratik yeni bir anayasa’ya ihtiyaç vardır. Ancak konjonktür, yeni bir Anayasa için mutabakat zemini oluşmasına uygun gözükmemektedir. Bu sebeple, mevcut Anayasa’da kısa vadede sivilleşmeyi ve demokratikleşmeyi hızlandıracak kısmi bir revizyon gerçekleştirilmelidir.  Bununla birlikte Türkiye, özellikle yargı, eğitim ve kamu yönetimi alanlarındaki ikinci nesil reformları bir an önce gündeme almalıdır. Son olarak Türkiye, AB müzakere sürecine hız vererek ilerleme yönünde yeni bir ivme yakalamalıdır” diye konuştu. (anka)

Vergi kademeli artmalı
Hükümetin başlattığı ÖTV ve KDV indirimlerinin devam etmesi gerektiğine dikkat çeken Vardan, “Şöyle bir politika uygulanabilir. İndirimin imkânının hangi sektörlerde olabileceği öncelikle tespit edilmeli. Bununla ilgili bir takvim öne konulmalı. İndirimlerin de birden bire yüzde 18’den 8’e indirilen bir verginin, bir anda yüzde 18’e çıkartılması olarak değil, her iki-üç aylık dönemde 1-2 puan artırılarak mevcut yerine çıkartılmalıdır. Bunu hükümet yetkililerine ilettik” dedi. Ömer Vardan,  “Elini taşın altına koyması gereken, dönüşümde bize yardımcı olabilecek ilk kesim olarak bankacılığı görüyoruz. Bankacılar şimdi kredi kanallarını açık tutarak büyüme ortamını hazırlamalılar” diye konuştu.