Mustafa Süzer'e banka yok tazminat imkânı var

Danıştay, Mustafa Süzer'in, Kentbank'ın iadesi istemiyle açtığı davayı reddetti ve kararını, "Kentbank'ın, tüzelkişiliği sona erdirildiği için davacıya iadesinde hukuki ve maddi imkânsızlık bulunmasına" dayandırdı.

ANKARA - Danıştay, Mustafa Süzer'in, Kentbank'ın iadesi istemiyle açtığı davayı reddetti ve kararını, "Kentbank'ın, tüzelkişiliği sona erdirildiği için davacıya iadesinde hukuki ve maddi imkânsızlık bulunmasına" dayandırdı. Ancak, Mustafa Süzer, bankanın elinden alınmasıyla uğradığı zararın tazminini isteyebilecek.
Kentbank'ın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasına ilişkin BDDK kararı, Danıştay 10. Dairesi tarafından daha önce iptal edilmiş; Süzer Holding, Süzer ve Sami Çakır, BDDK'dan bu kararı uygulamasını istemiş; ancak BDDK bu istemi reddetmişti. Bunun üzerine, Süzer Holding, Süzer ve Çakır, BDDK'nın bu kararının iptali istemiyle Danıştay'a dava açmıştı.
Edinilen bilgiye göre; Danıştay 13. Dairesi, Kentbank davasını oybirliğiyle reddetti. Ret kararında; Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararların, idarece geciktirilmeksizin yerine getirilmesinin kaçınılmaz olduğu vurgulandı. Bir işlemin iptaline karar verilmesi durumunda, bu işlem ve doğurduğu sonuçların, işlemin tesis edildiği andan itibaren hukuk düzeninden kalktığı ifade edilen kararda; "Ancak, idari yargı kararlarının gereklerine uygun işlem tesisinde hukuki engel bulunmasında veya maddi (fiili) imkânsızlık durumunda, idarenin yargı kararlarını uygulayamaması söz konusu olabilmektedir" denildi.
Kentbank'ın, 4 Nisan 2002 tarihinde Bayındırbank'la birleştirildiği ve tüzelkişiliğinin sona erdirildiği anımsatılan kararda; "Kentbank'ın banka olarak tüzelkişiliğini idare hukuku dışındaki yasal düzenlemeler kapsamında yitirmiş olması ve hukuken ve fiilen idarenin işlem tesisiyle önceki hukuksal durumun resen tesis edilmesinin mümkün olmadığı, başka bir anlatımla devir kararının alındığı tarihteki Kentbank'ın hukuki ve mali yapısının tesisi suretiyle davacıya iadesinde hukuki ve maddi (fiili) imkansızlık bulunduğu ve idarenin idari yargı kararını uygulayamadığı sonucuna varılmıştır" ifadesi kullanıldı. BDDK'nın, Kentbank'ın Fon'a devrine ilişkin işlemini iptal eden Danıştay kararının gereğinin yerine getirilmesinin olanaksız olduğu vurgulanan kararda; dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık olmadığından, davanın oybirliğiyle reddedildiği vurgulandı.
Davacılar kararları temyiz ederse dosya, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na gidecek. Danıştay'ın kararı bu haliyle kesinleşmesi halinde; Süzer Holding, Süzer ve Çakır'ın, Kentbank'ın ellerinden alınmasıyla uğradıkları zararın tazmini için yeni bir dava açmaları bekleniyor.
Toprak ve Uzanlara kötü haber
Danıştay, Toprakbank'ın TMSF'ye devrine ve Adabank'ın iki yönetim kurulu üyesi dışındaki üyelerinin görevden alınarak yerlerine yeni atamalar yapılmasına ve genel müdürlüğe Ahmet Özer'in atanmasına ilişkin BDDK kararının iptal istemini reddetti. Kararlar oybirliğiyle alındı.
Toprakbank ile ilgili kararda bankanın 30 Eylül 2001 tarihli mali tablolarında öz kaynaklarının negatif olduğu vurgulanarak "Bankanın mevcut durumuyla faaliyetine devamı, mevduat sahiplerinin haklarıyla mali sistemin güven ve istikrarını tehlikeye düşürmekteydi. Bu nedenle BDDK kararında mevzuata aykırılık yoktur" denildi.
Adabank ile ilgili kararda da bankanın uyguladığı faiz politikası nedeniyle sürekli uyarıldığını; bu uyarıların, bankadaki işlemlerin, bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek bir nitelik kazandığını ortaya koyduğu vurgulandı.Kararda şöyle denildi:
"Ayrıca banka yönetimini oluşturan kişilerin aynı zamanda İmar Bankası'nın da yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi, başkanvekili, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı ve yöneticisi olduğu dikkate alındığında; bankanın bankacılık ilke ve teamüllerine uygun yönetilmesi için bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek hallerin ortadan kaldırılmasını sağlama zorunluluğunun oluştuğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, uyarılarda bulunulduğu halde gerekli tedbirlerin alınmaması ve bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek nitelikteki işlemlerin tekerrürü karşısında bankanın yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdürünün görevden alınarak yerlerine yeni atamalar yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır."