Müteahhidin kötüsüne iş yok

Yurtdışında, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek Türkiye'nin imajını olumsuz etkileyen müteahhitler için yeni akreditasyon sistemi hazırlanıyor.

ANKARA - Son yıllarda atağa kalkan ve turizmden sonra en çok döviz kazandıran yurtdışı müteahhitlik sektöründe, Türkiye'nin imajını zedeleyen çürük elmaları ayıklayacak 'akreditasyon' sistemi getiriliyor. Bu sistem uygulamaya girdiğinde, alanında deneyimli firmalar yurtdışında iş alabilecek, elinde çantası ile yurtdışı ihalelerde boy gösteren ama aldıkları işlerde uğradıkları başarısızlık ile Türkiye'nin imajını zedeleyen müteahhitler de tarihe karışacak.
Türk müteahhitlik sektörü, Ortadoğu ve Afganistan'daki yeniden yapılanmanın da katkısıyla yurtdışında giderek artan bir ivmeyle iş almaya başladılar. 2002 yılında 1.2 milyar dolar seviyesinde yurtdışı iş hacmi olan sektör, bunu 2003'te 3.6, 2004'te 5.8 ve 2005'te de 9.3 milyar dolara taşıdı. Son bir yılda iş hacminde yüzde 60 artış sağlandı. Türk müteahhitleri Ortadoğu ülkelerinde 4.3 milyar dolar, Bağımsız Devletler Topluluğu'nda 3.6 milyar dolar, Libya ile sorunların çözülmesiyle Afrika ülkelerinde de 1 milyar dolara yakın yeni iş üstlendiler.
Hedef 12 milyar dolar
Bu iş hacmini yaklaşık 300 müteahhitlik ve müşavirlik firması üstlendi. Sektörün 2006 yılı hedefi 12 milyar, 2007 hedefi ise 15 milyar dolar olarak ortaya konuldu. Bu iş hacminin yaratılmasıyla birlikte sektörde 100 bin kişilik istihdama ilave olarak 150 bin kişiye daha iş olanağı sağlanmış olacak. Türkiye'nin dünya çapında iş yapabilecek ölçekte müteahhit sayısını da 2006'da 10'a çıkarması bekleniyor. Bu ölçeğin tanımı ise iş hacmi 1 milyar doları aşması olarak tanımlanıyor. Sektörün özellikle Rusya ve Türk cumhuriyetlerinde başlayan yeniden yapılanma sürecinde 'çantacı müteahhit' olarak tanımlanan ve aldıkları işlerde başarılı olamadıkları için Türk müteahhitlik sektörünün imajını zedeleyen müteahhitlerin de yurtdışında iş almalarının önü kapatılacak. Bakanlar Kurulu'na sevkedilen 'Yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetleri rejimi kararı taslağı' sektörde yetkilerin kamudan çok sektör kuruluşları ve sivil toplum örgütlerine devredilmesini öngörüyor. Yetki devri ile çatı kuruluşu oluşturulması ve konsey oluşturulması hedefleniyor. Konsey Türkiye Müteahhitler Birliği, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği ve ilgili kamu kuruluşları temsilcilerinden oluşacak.
Sektör ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla oluşturulacak konsey, akreditasyon sistemini de düzenleyecek. Akreditasyon sistemi ile yurtdışında iş alacak müteahhitlerin deneyimleri, mali ve teknik yeterlilikleri saptanacak ve alabilecekleri iş hacmi belirlenecek. Sistemin, mali ve teknik olarak yetersiz firmaların yurtdışında proje üstlenmesini engelleyerek Türk müteahhitlik sektörünün olumlu imajını zedelemesini önleyeceği, pazar paylaşımı konusundaki sıkıntıları çözeceği ve Türk firmalarının kendi aralarındaki kırıcı rekabete girmelerini en az seviyeye indireceği belirtiliyor.
Sektörden sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Destekleme Fiyat İstikrar Fonu'na bu yıl 100-150 milyon dolarlık ilave kaynak aktarıldığını ve sektörün bundan yararlandırılacağını söyledi.