Nakliyecinin en ağır yükü Suriye

Nakliyecinin en ağır yükü Suriye
Nakliyecinin en ağır yükü Suriye
Arap Baharı'ndan darbe yiyen nakliyecilere en büyük zarar Suriye'den geldi. Sektörün sadece bir aylık kaybı 30 milyon dolar.
Haber: NURİYE DOĞU - nuriye.dogu@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye ’nin ticari hayatını 2011’de ciddi şekilde etkileyen Arap Baharı’nın sessiz sedasız en çok etkilediği sektörlerden biri de ihracatı yüklenen nakliyeciler. Sektörün yükünü şimdi de Suriye’deki siyasi çalkantılar arttırıyor. Taşımacılık sektörü 2011’in ilk 11 ayında Suriye’ye ve Suriye üzerinden yaptığı taşımalardan elde edilen navlunda 50 milyon dolar kayıp yazdı. Bunun 30 milyon doları ise, sadece aralık ayı faturası. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Engin Özmen, Arap Baharı’nın etkilerinde, taşımada güvenlik nedeniyle görülen gerilemenin yanında Suriye’nin Türkiye’ye tepki olarak 4 Aralık 2011 tarihinde uygulamaya koyduğu kararları işaret ediyor. 

Çatışmanın ortasında kaldı
2011’de Ortadoğu ’da yaşanan iç savaşlardan nakliyeciler olarak en çok etkilenen sektörlerden olduklarını belirten Özmen, maddi kaybın dışında, yaşanan sıkıntılı günleri de şöyle anlatıyor: “Özellikle Ortadoğu’ya taşıma yapan arkadaşlarımız kullanılan rotalarda güvenlik sorunları ile karşı karşıya kaldılar. En acısı, ağustos ayında, Suriye’den geçen bir şoför arkadaşımız çatışmanın arasında kalarak maalesef hayatını kaybetti.” 

Çare ‘Güney İpek Yolu’nda
Son bir ayda taşıma maliyetinin de yüzde 100 arttığına dikkat çeken Özmen, “Sektör fazlasıyla etkilendi. 2011’in ilk 11 ayında Suriye’ye ihraç taşıma yapan taşıtlarımızın aylık ortalaması 7.482 adetken aralıkta bu rakam 1.209’a geriledi” diyor.
Nakliye sektörünün yeni güzergâhları arasında en güçlüsü ‘Güney İpek Yolu’. Dünyada ticaret ve üretim merkezleri hızla doğuya kayarken, özellikle Çin ve Hindistan’ın öne çıktığını ifade eden Engin Özmen, “Çin, stratejik planlarını ve üretimini kendi ülkesinin batısına kaydırdığından, Türkiye için en uygun olan güzergâh ‘Çin-Pakistan-İran–Türkiye’ rotasından oluşan Güney İpek Yolu oluyor” diyor. Diğer bir alternatif ise, BDT ülkeleri. Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika’ya ulaşacak kuzey-güney koridorunun Türkiye için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Özmen’e göre, hem Cumhuriyet tarihinde ilk defa açılacak olan Karadeniz-Akdeniz Karayolu’nun hem de Mersin’den İskenderiye’ye Ro-Ro hattının hizmete girmesiyle Türkiye, Rusya-Kuzey Afrika ve Ortadoğu koridorunun vazgeçilmezi olacak. Özmen, Türkiye’nin dünyada refahın el değiştirmesi ile önümüzdeki 10-15 yıl içinde dünya ticaretinin yaklaşık % 40’ının gerçekleşeceği Orta Asya, Kafkaslar, BDT, Kuzey Afrika bölgesi içinde ve Doğu-Batı ile Kuzey-Güney arasında yaklaşık 2 trilyon dolara ulaşması beklenen ticaret hacminin tam ortasında bulunduğuna da dikkat çekiyor.

bigPara.com