Nefesler tutuldu gözler yine yabancıda

Türkiye'de para ve sermaye piyasalarında uzun süren bir bahar havası yaratan yabancı fon yatırımları, Türkiye'ye ilişkin beklentilerin olumludan olumsuza dönmesiyle 'çıkış' startı vermiş görünüyor.


Büyütmek için tıklayınız
İSTANBUL - Türkiye'de para ve sermaye piyasalarında uzun süren bir bahar havası yaratan yabancı fon yatırımları, Türkiye'ye ilişkin beklentilerin olumludan olumsuza dönmesiyle 'çıkış' startı vermiş görünüyor. Beklentilerin üzerinde çıkan nisan enflasyonunun tetiklediği satışlar, geçen hafta faizde ve kurda hızlı yükselişe neden oldu. Mayıs ayına yüzde 14'ün altında giren 9 Nisan 2008 vadeli gösterge tahvilinin faizi, iki haftalık sürede yüzde 14.50'yi aştı. Londra kaynaklı alımların etkili olduğu döviz piyasasında dolar, Türk Lirası karşısında 1.3290 YTL'den başladığı haftayı, 8.5 YKr artışla 1.4140 YTL'den tamamladı. Yoğun fon girişlerinin sonuçlarından biri olan ve ihracatçıların şikâyet konusu ettiği 'aşırı değerli' Türk Lirası, avro karşısında da hızlı bir düzeltme yaptı. Hafta başında 1.6930 YTL olan avro, 12.3 YKr primle 1.8160 YTL'ye yükseldi.
Geçen haftaya damgasını vuran 'yabancı dalgası', İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na gecikmeli yansıdı. Endekste sert düşüşe neden olan panik havası, cuma günü görüldü. Mayıs ayının en yüksek kapanışını 44 bin 712 puanla 8 Mayıs'ta yapan endeks, haftayı 41 bin 970 puandan tamamladı. Borsanın fon çıkışlarına bağlı değer kaybı 2 bin 724 puanı, başka bir deyişle yüzde 6.1'i buldu.
Kırılmanın tek nedeni yok
Piyasalarda geçen hafta yaşanan sarsıntının tek bir gerekçeye bağlanamayacağını, birden fazla nedenin biraraya gelerek kırılmaya yol açtığını düşünen analistlere göre "ABD'de yüzde 5'e yükselen kısa vadeli faizlerin henüz 'nihayete' ermiş görünmemesi, Avrupa Merkez Bankası'nın haziranda faiz artırmaya hazırlanması, gelişmekte olan piyasalara yönelik olumsuzlukların başında yer aldı". Global likiditenin daha güvenli gelişmiş piyasalara yönelmesi olasılığı, zaten uzun süredir kaygı nedeniydi. Sosyal güvenlik reformuna Cumhurbaşkanı Sezer'in kısmi vetosu, faiz indirimi için Merkez Bankası'nın alanının daralması, cari açığın büyümesi uzmanlara göre yabancılar için Türkiye'yi daha riskli bir piyasa haline getirdi.
Fon çıkışlarının bu haftaya taşınıp taşınmayacağı, piyasaların yönünü belirleyecek. Analistlere göre hükümetin tutumu ve 'kalan fonları ürkütecek başka açıklamaların' yapılmaması önem taşıyor. Geçen haftaki fon çıkışını 4 milyar dolar tahmin eden bir bankacı, bu hafta Hazine'nin gösterge kâğıdını yeniden ihraç edeceğini hatırlatarak "Faizin biraz daha yükselmesi beklenebilir" dedi.
Yani sıcak para girişiyle borçlanma vadesini uzatıp fonlama maliyetini de önemli ölçüde düşüren Hazine, daha yüksek maliyetle borçlanmak zorunda kalacak. Döviz piyasalarında talebin nerede duracağı da yine yabancı hareketine bağlı. Alternatifbank Döviz Pozisyon Müdürü Sevgi Aytekin, sakin bir piyasa beklediğini belirterek dolar için 1.3850-1.4050 YTL aralığında, geçen haftaya kıyasla düşük kotasyon öngördü.


Politik kaygılar etkili
Hakan Avcı (Raymond James-Direktör)
Türkiye'ye ilişkin çeşitli konularda oluşmuş endişeler var. Türkiye'de hem yerli hem yabancı yatırımcı açısından önem taşıyan, 2007'de gerçekleşecek iki seçim var. Cumhurbaşkanlığına seçilecek kişi sistemle bir sorun yaşar mı, bu konu artık düşünülüyor. Hükümetin, IMF borçlarının ödenebileceğini dillendirmesi de yatırımcıların endişelerini gidermeye yardımcı bir tutum olmadı. Türkiye'nin en önemli dayanağı, politik ve ekonomik istikrardı. Politik olarak belirsizliğin artması, bu riski almak istemeyen yatırımcıların satışlarına neden oldu. 'Neden şimdi' sorusuna verilecek ana sebep yok. Birden fazla nedenin bir araya gelmesiyle oluşmuş kırılganlık söz konusu.
Kâr realizasyonu yapıldı
Barış Sözen (Akbank Hazine Müdür Yardımcısı)
Türkiye piyasalarının global likiditeden alabileceği payı aldığını, faizin de daha fazla düşmeyeceğini öngören büyük fonların başlattığı bir hareket yaşandı, geçtiğimiz hafta. Bonolarını satıp dövizlerini aldılar. Üç, dört senedir Türkiye'de olan ve kârlarını realize eden veya daha kısa vadeli hareket eden fonlar bunlar. Öte yandan Türkiye'nin Avrupa Birliği hikâyesine inanan ve süreç tamamlanana kadar çıkmayı düşünmeyen fonlar da var tabii. Hepsi çıkar mı? Şimdiden bir şey söylenemez. Global likiditenin hareketine çok bağlı. Bu fonlar, düşük kurdan, yüksek faizden yararlandı. Bir noktadan sonra da kârını alıp gidiyor. Aslında birbirini tetikleyen bir süreç yaşandı.
Kötümser algılamalar arttı
Sevgi Aytekin (Alternatifbank Döviz Pozisyon Md.)
Bu yaz, piyasadan yabancıların çıkışı olacak. Global likiditenin yarattığı bir efekt söz konusu. ABD'de yüksek enflasyon riskine işaret eden datalar, faizlerin yükseleceği beklentilerini besliyor. Bu da gelişmekte olan piyasaları kötü etkiliyor. Ancak bu hafta hem döviz, hem bono cephesinde daha sakin bir hafta bekliyorum. Kalanların bakışı önemli. Türkiye'nin makroekonomik göstergelerinde bir bozulma yok. Sadece kötümser algılamalar arttı. Öte yandan dalgalı kur rejimi, sistemin sigortası. Kurda talep kaynaklı bir yükseliş oldu. Panik yapanlar paralarını alıp gitti.
Fiyat hareketlerini hızlandıran beklentiler olumluya dönerse kotasyonlardaki tırmanış da durur.