Normalleşmenin koşulu döviz kuru

Para piyasalarının yönü, yurtdışına ve kurun hareketine bağlı. IMF görüşmeleri sonrası yapılacak açıklamaların 'moral vermesi' beklenirken, yatırımcılar, "Ucuzlayan fiyatlar, alım fırsatı" diyor.


Büyütmek için tıklayınız
İSTANBUL - Yabancı fonların, portföylerinde Türkiye yatırımlarını azaltmaya başlamaları ve küresel likiditenin gelişmekte olan piyasalar aleyhine dönmesiyle ortaya çıkan süreç, para ve sermaye piyasalarında yeni denge arayışlarını da getirdi. 10 günlük kaybı yüzde 10'u aşan borsada, endeks 39 bin 643 puanla son bir yılın en düşük seviyesini gördü. Faiz çıtası da yüzde 15.41'le yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Geçen hafta başında Türk Lirası karşısında 1.5365 YTL'ye yükselerek son 20 ayın en yüksek değerine ulaşan dolar, haftayı 1.4800'in altında tamamladı.
Gelişmiş ülkelerdeki faiz politikalarına ilişkin beklentilerin yön verdiği küresel likiditenin hareketi, diğer gelişen piyasalar gibi Türkiye'yi de etkiledi. Önceki hafta başlayan ve geçen haftaya da taşınan fon çıkışları, Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden de beslenerek güçlendi.
ABD'de geçtiğimiz çarşamba günü açıklanan enflasyon verilerinin tahminlerin üzerinde olması, Merkez Bankası'nın (FED) sıkı para politikasına devam edeceği beklentisi, doların güçlenmesine neden oldu. Dünya borsalarında sert düşüşlere yol açan bu gelişme İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na da yansıdı.
Siyasi gerilimin bedeli
Küresel faizlere ilişkin beklentilerin tetiklediği fon çıkışlarının Türkiye'deki siyasi gerilimden de beslendiği biliniyor. Çarşamba günü Danıştay'a yapılan silahlı saldırı, Türkiye'de siyasi risk tartışmalarını alevlendiren gelişmelerden biri oldu. Erken seçim tartışmaları, artan cari açık, beklentilerin üzerinde çıkan nisan enflasyonuyla hükümetin enflasyon hesabının tutmayacağının anlaşılması, Türkiye'ye yönelik tabloyu zaten olumsuza çevirmişken Danıştay'a silahlı saldırı siyasi tansiyonu iyice tırmandırdı.
Bütün bu gelişmelerin piyasalara faturası elbette kabarık oldu. Türk Lirası, yabancı para birimleri karşısında değer kaybına uğradı. 5-18 Mayıs tarihleri arasında dolar karşısında YTL, yüzde 11.8, avro karşısında yüzde 13 oranında eridi. Hazine'nin borçlanma maliyetine yansıması kaçınılmaz artışla faiz çıtası 1.3 puan yükselerek yüzde 15.41 oldu.
Yılın en düşük düzeyini gören endeksin, gelen tepki alımlarıyla kısa vadeli direnci olan 40 bini geçebileceğini söyleyen bir piyasa analisti, yurtdışında olumluya dönen havanın etkisiyle haftaya iyi başlanabileceğini öngördü.
Uzmanlara göre piyasaların 'normalleşmesi' için dövizdeki oynaklığın azalması gerekiyor. Bunun için en önemli koşul fon çıkışlarının nihayete ermesi. Geçen haftayı erken tamamlayan para ve sermaye piyasalarının yönü, bu hafta büyük ölçüde yurtdışı piyasalara ve kurun hareketine bağlı. Hafta başında tamamlanması beklenen IMF görüşmeleri sonrasında yapılacak açıklamalar da morallerin yükselmesine katkı yapabilir.
Ucuzlayan fiyatlar alım için fırsat
Ali İlhan / Eczacıbaşı Menkul Değerler / Hisse Senedi Portföy Yönetim Müdürü
Türkiye, kendi ligindeki piyasalarla karşılaştırıldığında bu yıl gerek hisse senedi gerek kur düzeyinde kötü bir preformans sergiledi. Geçtiğimiz iki yılda Avrupa Birliği'ne yönelik kuvvetli beklentiler vardı. Bu yıl Türkiye'nin AB'yle ilgili yapması gereken ev ödevleri olduğu gibi seçimlere yönelik tedirginlik de yayılmaya başladı. Dolayısıyla geçen iki yıldan farklı olarak yıl sonuna ilişkin beklentiler olumludan çok 'bulanık', 'belirsiz'. Bu gri havanın üzerine nisan ayında beklentilerin çok üzerinde çıkan enflasyon datası eklendi. Piyasadan çıkışı kollayan yatırımcılara da fırsat doğmuş oldu. Bu arada çok yükselen emtia fiyatları, Rusya, Brezilya gibi ülkeleri desteklerken bizim gibi ithalatçı ülkelere yaramadı. ABD faizlerine ilişkin birbiriyle çelişen yorumlar, beklentiler de karışıklığa neden oldu.
Piyasalardaki dalgalanma ne zaman biter, bunu söylemek zor. Kurlardaki tırmanışın durması için para çıkışı sona ermeli. Dövizde volatilite (aşırı oynaklık) bitmeden hisse senedi ya da bono piyasasında düzeltme göremeyiz. Ancak, endeks dolar bazında oldukça ucuzladı. 38 bin 800-39 bin seviyelerinden oluşturulacak portföy, kısa ve orta vadede mutlaka kâr ettirecektir. Alımlar, endeksi 42 binin üzerine taşıyabilir.
IMF'nin mesajı önemli
Murat Ülgen / HSBC Portföy Yönetimi / Baş Ekonomist
Herkes piyasaların nerede denge bulacağını bulmaya çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sert hareketler yaşandı. Bu hafta da benzer bir tablo bekliyorum. Kurun nerede stabil olacağı önemli. Dolayısıyla piyasaların seyri kurun yönüne bağlı. Yurtdışı piyasaların etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Geçtiğimiz hafta çarşamba günü ABD çekirdek enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde çıkmasıyla kısa vadeli faiz artırımlarına yönelik beklentiler yeniden güçlendi. Bu da hisse senedi piyasalarında sert düşüşlere neden oldu. İçerde de siyasi nitelikli tartışmalar arttı. Türkiye'nin cari açığı, siyasi gerginlikler, dışardaki olumsuzlukların buraya artarak yansımasına neden oluyor. Bu hafta tamamlanması beklenen IMF görüşmeleri sonrasında verilecek mesajlar piyasalar açısından önemli. Hükümet, makroekonomik programa bağlılığını, sosyal güvenlik reformuna devam edileceğini ifade eden güçlü mesajlar verirse piyasalara olumlu etki eder. Yurtdışında havanın değişmesi de piyasaların sakinleşmesi açısından önemli.
Uluslararası piyasalardaki gelişmeler de takip edilecek
Umut Utkan / Finansbank / Döviz Masası-Yönetmen
Gelişmekte olan piyasalardan para çıkışları önceki hafta başladı. Bu sürece içerdeki sorunlar da dahil olunca cuma gününden pazartesi gününe sarkan sert dalgalanmalar görüldü. New York kaynaklı alımlarla likiditenin kaybolduğu bir süreç yaşandı. Kur, 1.5300'ün üzerine taşındı. Salı günkü düzeltmeyle 1.4200'de taban oluştu, ancak kısa vadeli olacağı belliydi. Çarşamba günü açıklanan ABD enflasyon datası, perşembe günü Danıştay'a silahlı saldırı negatif gelişmeler olarak piyasalara yansıdı. Bu hafta ABD'de açıklanacak önemli datalar var. 25 Mayıs Perşembe günü ABD'de büyüme datası ve tüketici enflasyonu için gösterge niteliği taşıyan çekirdek enflasyon açıklanacak. Piyasanın bu verileri bekleyeceğini düşünüyorum. Kısa vadede dolar kurunda 1.4600 altını olası görmüyorum. Gelişmekte olan piyasalardan para çıkışı sürüyor. Dışarda gelişmeler olumsuz olursa kurda 1.5000 merkezli yeni bir band oluşacağını düşünüyorum. Yurtdışı piyaalarda hava olumlu olursa dolar 1.4500'in altına çekilebilir.