'Notumuz gecikirse suçlu Kılıçdaroğlu'

'Notumuz gecikirse suçlu Kılıçdaroğlu'
'Notumuz gecikirse suçlu Kılıçdaroğlu'
Babacan, Türkiye'nin kredi notunun gecikmesinde Kılıçdaroğlu'nun seçim vaatlerinin etkisi olabileceğini savundu.
Haber: JALE ÖZGENTÜRK / Arşivi

Bankacılığa yönelik alınan önlemlerin seçimden önce Türkiye’nin kredi notunu arttırmak için yapıldığı iddialarına Devlet Bakanı Ali Babacan’dan hayli ilginç bir yanıt geldi. Cari dengeyi sağlamaya yönelik önlemlerin amacının not arttırımı olmadığını belirten Babacan, aksine not arttırımının gecikebileceğini, bunun nedeninin de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olabileceğini savundu. Babacan, “Türkiye’nin not arttırımı Kılıçdaroğlu saçma sapan işler yapabilir düşüncesine takılabilir” diye konuştu.

Bakan Babacan, gazetelerin ekonomi müdürleriyle dün İstanbul’da yaptığı sohbet toplantısında ilginç yorumlarda bulundu. Özellikle CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun seçim vaatlerini hedef alan Babacan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının bu vaatleri ve CHP’nin iktidar ortağı olma ihtimalini ciddiye almasının not arttırımını etkileyebileceğini anlattı. Babacan şöyle konuştu: “Seçimler yaklaşırken Kılıçdaroğlu’nun pek çok gündemi var. Seçimlerde küçük de olsa Kılıçdaroğlu’nun içinde olduğu bir hükümet böyle saçma sapan işler yapabilir, diye not artışı gecikebilir, hatta not kırılabilir. Çünkü onun açıkladığı vaatler mümkün değil. Hesabı kitabı yapılmış mı? Kaynağı var mı? Kaynağı olmayan vaatler. Gerçekçi somut kaynak gösterilmezse olmaz. Bu vaatler gerçekleşse piyasa karışır” dedi.

Piyasa ciddiye almıyor
CHP’yi piyasanın şu anda ciddiye almadığını da savunan Babacan, böyle olsaydı faizlerin artması gerektiğini ama piyasa aktörlerinin CHP’yi önümüzdeki dönemde iktidara alternatif olarak görmemesinden dolayı bono gösterge faizinin yüzde 7.10’la tarihin en düşük seviyesine indiğini vurguladı.

Babacan, Kılıçdaroğlu’nun son 8 yılda elde edilen ekonomik başarıların Ecevit hükümeti döneminde alınan kararlardan kaynaklandığını söylediğinin hatırlatılması üzerine şu yorumu yaptı: “O dönemde Uluslararası Para Fonu’yla (IMF) birlikte birtakım kararlar alındı. Ben şahsen övünmeyi pek sevmem. Ancak, karar almak veya rapor yazmaktan daha önemlisi bunları uygulamaktır. Ayrıca, bizim son 8 yılda reformları nasıl yaptığımız da ortada. Bağımsız otoriteler bir yere kadar iş yapar, arkasında siyasi güç yoksa, aynı kararlılığı gösteremez. Rahmetli Ecevit’in adını bu şekilde kullanmak ne kadar doğru.”

Babacan’dan satırbaşları
* Rating kuruluşları dünyada da tartışılıyor. Bazı kurumlar takmıyor ama bazıları için de önemli. Bu nedenle BBB olmamız yeni bir yol açar.
* Neden not arttırmıyorlar diye sorduğumuzda cevap vermekte zorlanıyorlar. Geçmişleriyle çelişmemek adına da böyle bir politika izleyebilirler.
* Türkiye’nin Osmanlıcılık diye bir emeli, terminolojisi yok. Sadece yakın coğrafyamızla ticareti arttıralım diyoruz.
* AB’ye üyeliğimiz hemen olmayacak, hatta üye olamayacağımızı herkes görüyor. Ama reform sürecimizin devam etmesi önemli.
* Kürt sorunu analizlerinin arkasında ne var bilmiyorum. Yatırımcılar açısından iç siyasi istikrarla ilgili problem önemli olabilir.

 

bigPara.com