Öger sinemayı sevdi

Bugüne kadar turizmci ve siyasi kimliğiyle ön plana çıkan Öger Tours Yönetim Kurulu Başkanı Vural Öger, Türkiye'de bu hafta gösterime giren 'Şans Kapıyı Kırınca' filminin yapımcılığını üstlenerek hem farklı bir tarafını kamuoyuna gösterdi hem de hobisini gerçekleştirdi.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Bugüne kadar turizmci ve siyasi kimliğiyle ön plana çıkan Öger Tours Yönetim Kurulu Başkanı Vural Öger, Türkiye'de bu hafta gösterime giren 'Şans Kapıyı Kırınca' filminin yapımcılığını üstlenerek hem farklı bir tarafını kamuoyuna gösterdi hem de hobisini gerçekleştirdi.
Turizmden sonra film yapımcılığına da el atan Öger Tours Yönetim Kurulu Başkanı ve Alman Sosyal Demokrat Parti (SDP) Milletvekili Vural Öger, yeni film projeleriyle bu girişimini sürdüreceğini açıkladı. Öger, tamamı Küba'da çekilen 'Şans Kapıyı Kırınca' adlı filmden sonra yeni yapımların mekanı için de Hint Okyanusu'ndaki adalar, Tayland, Bali, Sri Lanka, Endonezya ile ilgilendiğini belirtti.
Bir ilk gerçekleşti
Küba'nın turizme açılmasında ve Alman turistlerin bu ülkeyi tanımasında büyük emeği olan Öger, filmin tamamının bu ülkede çekilmesini sağlayarak hem Küba'da hem de Türkiye'de bir ilke imza attı. Öger, filmin Berlin'de yapılacak olan ve Alman İçişleri Bakanı Otto Schilly'nin katılması beklenen galadan sonra Avrupa'da vizyona gireceğini kaydetti.
Bugüne kadar Küba'da, hükümetin katılmadığı ve tamamı yabancılar tarafından gerçekleştirilen bir projenin hayata geçirilmediğini söyleyen Vural Öger, "Bu Küba'da bir ilk. Türkiye'de de bugüne kadar yurtdışında tamamı çekilen bir film olmamıştı" dedi. Film yapımcılığının bugüne kadar hep aklında olduğunu, hatta Almanya'daki öğrencilik yıllarından beri montajını, seslendirmesini kendi yaptığı kişisel filmler hazırladığını da vurgulayan Öger, 'Şans Kapıyı Kırınca'da karar kılmasını ise ilginç senaryosu ve komedi tarzında yazılmasına bağladı.
Bugüne kadar Türk filmlerinde zengin erkekle fakir kızın aşkı, köy filmleri gibi klasik konuların ön plana çıktığını hatırlatan Öger, "Biz insanları güldürmek istiyoruz. Ayrıca bu film Türk sinemasının dışa açılmasında da etkili olacak' açıklamasını yaptı.
2.6 milyon dolar harcadı
Vural Öger'in Küba'ya ilgisi ise yıllar öncesine dayanıyor. 10 yıl önce gittiği Küba'nın iklimine, atmosferine, müziğine kültürüne hayran kaldığını hatırlatan Vural Öger şunları söyledi:
"Küba 10 milyonluk nüfusuyla müzik ve dans çeşitliliği açısından bile büyük potansiyel. Zaten bizim oraya marka olarak gidişimizle Almanya'dan Küba'ya yönelik turizm faaliyetleri çok gelişti. 1995-1996 yıllarında Almanya'dan Küba'ya 1-2 uçak giderken bu sayı 5-6 misli arttı. Şu anda 300 bin kişi tatilini bu ülkede geçiriyor."
2.6 milyon dolar yatırım yaptığı filmin başarılı olacağına inanan Öger, 4- 5 hafta içinde filmin yurtdışına da açılacağını anlattı. Öger, "Önümüzdeki haftalarda dostum Almanya İçişleri Bakanı Otto Schilly başta olmak üzere hükümet yetkilileri, büyükelçiler ve üst düzey yöneticilerin katılımıyla Berlin'de ses getirecek bir gala yapacağız. Ardından filmi Avrupa'da gösterime sunacağız. Filmin kaliteli olması için hiçbir masraftan kaçınmadık. Seslendirmeler Fransa'da, film yıkamaları Miami'de yapıldı" diye konuştu.
'Tarihsel içerik arıyorum'
Kübalı yetkililerin de beğendiği ve onay verdiği 'Şans Kapıyı Kırınca' filminin ardından yenilerinin de geleceğini ifade eden Öger, düşündüğü film konularını da şu şekilde açıkladı:
"Ben tarihsel içeriği olan filmler arıyorum. İstanbul'un işgal seneleri, 1918-1923 tarihleri arası başlı başına entresan bir dönem. Filmde Rus devriminden kaçan Beyaz Ruslar, Fransız, İngiliz askerleri, Beyoğlu Rumları, Ermeniler, Anadolu'daki hareket, Halide Edip Adıvar'ın Beyazıt'taki konuşması, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı ve ön planda bir aşk öyküsüyle bütünleşebilir. Hatta bir Türk askeriyle Rum kızının ya da tam tersinin aşkı işlenebilir. Biz Öger Tours olarak da yaptığımız işlerde hep kültürel derinliği ön plana alıyoruz. Hatta benim ilk çıkardığım Türkiye kataloğunda bile 6-7 sayfa sadece Türk kültürünün tanıtımı için ayrılmıştı. Biz Türkiye'yi sadece tatil yapılan bir ülke olarak değil kültürel değeri olan turizm ülkesi olarak değerlendiriyoruz."
Vural Öger, yeni film mekânları için de favorilerini Hint Okyanusu'ndaki adalar, Tayland, Bali Adası, Sri Lanka ve Endonezya olarak sıraladı.
Hitchock'a özendi ama...
Küba lideri Fidel Castro'yla sıcak ilişkiler kuran Vural Öger, filmin çekimleri sırasında bir hafta ekiple birlikte Küba'da kalmış. Vural Öger, aslında her çektiği filmde 10 saniye de olsa görünen Alfred Hitchock yöntemini 'Şans Kapıyı Kırınca'da kullanmayı düşünmüş.
Küba'da stadyumda beyaz Panama şapkasıyla Don Antonio karakterini canlandıracak olan Vural Öger'in bu planı yağmur nedeniyle gerçekleşememiş. Yağmur nedeniyle film çekimlerinin uzadığını kendisinin de Almanya'ya dönmek zorunda kaldığını söyleyen Vural Öger, diğer filmlerde bunu gerçekleştirmeyi hedefliyor.