ÖİB Başkanvekili Aksu'dan 'davalardan korkuyoruz' itirafı

ÖİB Başkanvekili Aksu'dan 'davalardan korkuyoruz' itirafı
ÖİB Başkanvekili Aksu'dan 'davalardan korkuyoruz' itirafı

Ahmet Aksu, Ben ve idaredeki arkadaşların çoğuyla ilgili dava var. Ama şu ana kadar aleyhimize sonuç yok dedi.

ÖİB Başkanvekili Aksu, 'Çok fazla özelleştirme olduğu için çok fazla da dava var. Bir avuç insanız, arkadaşlar aldıkları memur maaşıyla canla başla, gece gündüz çalışıyor. Davalara konu olması korkutuyor tabi ki' dedi
Haber: SONGÜL SELVİ / Arşivi

ANKARA - Hükümet, 1986 yılından bu yana Türkiye’nin en büyük özelleştirmelerini yapmasıyla övünürken, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB) bürokratları yargı yolunda terliyor. ÖİB Başkanvekili Ahmet Aksu, “Hem bizi korkutuyor, hem de komisyonlarda görev alan arkadaşları. Bir avuç insanız, canla başla gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu ile özelleştirmenin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar ve yargıda olan özelleştirmelerle ilgili konuştuk. Türkiye’nin seçim sürecinin yabancı yatırımcılar tarafından tedirginliğe neden olmadığını belirten Aksu, Türkiye’ye Körfez ülkelerinden büyük ilgi olduğunu söyledi. 

‘Herkese eşitiz’
Aksu, “Kökenine bakmadan tüm yatırımcılara eşit şartlarda özelleştirme uygulaması yapıyoruz” dedi. Son dönemde artan özelleştirmelerin bir taraftan da yargı süreciyle karşı karşıya kalmasını hatırlatarak, kendisine ve diğer bürokratlara dava açılıp açılmadığı sorusuna Aksu, şöyle yanıt verdi: “Eskiden beri buna benzer davalar var. Çok fazla özelleştirme olduğu için de çok fazla dava var. İş yapmazsan bir şey olmaz. Benimle ilgili olarak daire başkanlığı döneminden Manisa’yla ilgili var. İdaredeki arkadaşların çoğuyla ilgili davalar var. Ama şu ana kadar aleyhimize sonuçlanan bir şey yok.” 

Peki bu yargı süreçleri sizde tedirginlik yaratıyor mu?
Korkutmaz olur mu. Hem bizi korkutuyor, hem komisyonlarda görev alan arkadaşları korkutuyor. Bir avuç insanız, canla başka gece gündüz çalışıyorlar. Aldıkları memur maaşları. Davalara konu olması korkutuyor tabi ki. Yaptığımız çalışmaların büyük bölümü yargısal denetimden geçti. İhale süreci, şartname yapısı, imtiyaz sözleşmeleri çok defa yargıya gitti ve biz de ona göre iyileştirdik. Buna rağmen zaman zaman bizim öngörmediğimiz noktalarda iptal, yürütmeyi durdurma kararları olabiliyor. Bu da yatırımcılar için risk oluşturuyor.
Bizim için en büyük husus, öngörülebilir olmayan nedenlerden yargı kararı çıkması. Yargıya saygılıyız, yargı kararına göre işlem yapıyoruz. Ama şeker fabrikalarında üretimin devamı için belirlenen 50 milyon dolarlık teminatı yetersiz bulundu. Bu tür konularda çıkış noktası bulunmalı. Biz burada detaylı çalışmalar yapıyoruz. Bilimsel yöntemlerle şarname oluşturuyoruz. Böyle bir karar sıkıntıya sokuyor. 

Kriz nedeniyle yabancı yatırımcılardan ihalelerin ertelenmesi yönünde talepler geliyor mu?
Erteleme de isteyen oluyor, bir an önce yapılmasını da isteyen oluyor. Biz kendi planımızı ve Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) öncelikleri içnide davranmaya özen gösteriyoruz. Zaman zaman dikkate aldığımız ertelemeler oluyor da biz genelde kendi planımızı hükümein stratejisi ile ihale sürecine devam ettiriyoruz. 

Yabancı ilgisi kriz öncesine döndü mü?
2000-2008 arasında Avrupa ve bu bölgede yapılan özelleştirmelerin yüzde 82’sini Türkiye, Rusya ve Sırbistan yapmış. 2008’de tüm dünya duraklama girmiş ama Türkiye özelleştirmede en az hissetmiş. 2009’da biraz duraklama oldu ama orda da rakamlar iyi. 10.4 milyar liralık özelleştirme hedefi var. Bu da cumhuriyet tarihinin en iddialı hedefi. 

Bu hedef gerçekçi mi?
Ulaşılamayacak bir hedef değil. 1.2 milyar dolarlık İzmir Limanı, şeker fabrikaları vardı. Elektrik dağıtım ve üretimlerle gerçekci bir hedef. Beklenmedik şeyler oluyor. İzmir Limanı’nda 30 aylık gecikme. Şimdiye kadar 3,8 milyar dolarlık sözleşmesi imzalanacak şirketler var. Başkent Doğalgaz’ın devrini bu yıl içinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Körfez’den ilgi büyük

Ortadoğu ülkelerine roadshow var mı?
Sürekli yatırımcılarla temas içindeyiz. Olabilir, her zaman olabilir. Zaten gidip toplantı, sunum yapıp şirketleri tanıtıyorlar. Sermaye öyle bir hale geldi ki, ihaleyi yapınca bir yatırımcı alıyor ama finansmanı başka kaynaklardan temin ediyor. Biz kökenine bakmadan tüm yatırımcılara eşit şartlarda özelleştirme uygulaması yapıyoruz. Türk firma alıyor ama finansmanı yurt dışından sağlıyor. Yabancı alıyor ama finansmanını yerli yapıyor. Tüm dünya ile entgere olmuş bir sistem. Körfez ülkelerinden önemli bir ilgi var. Geçen hafta Katılım Bankalar Birliği’nde portföyümüzü anlattı. Ne tür işbrlikleri yapılacağını ele aldık. Toplatıdan da olumlu bir sonuç bekliyoruz. Gayrimekul proje baştka, elektrik, dalgaz, otoyol projeleri ilgi çekiyor. 

‘Seçimler teğet geçecek’
Önümüzdeki dönemde hem referandum süreci hemde genel seçimler var. Bu süreç yabancı yatırımcıyı tedirginliğe itiyor mu?
Geçmişe nazaran Türkiye siyasi olarak en istikrarlı dönemini yaşıyor. Bundan sonraki ekonomik ve siyasi hayatta geriye gideceğini sanmam. Yatırımcıların bir tanesi bile ‘refedandum olacak, şeçim olacak’ diye hiç sormuyorlar. Ortaklık yapısı ve finansmanla ilgili konularını iletiyorlar. Siyasi konularla ilgili ya da ergenekonla ilgili bir erteleme talebi ya da soru olmuyor. 

Botaş’ta özelleştirme yolda
Ahmet Aksu, önümüzdeki dönem için de şunları söyledi: Botaş da kamuya ait diğer tesisler gibi özelleştirme portföyüne alınabilecek. Botaş’ın yükümlülükleri ve hükümetin düzenlemeleri ve zamanlama çerçevesinde önümüzdeki döemde gündeme gelecek konu. Hedeflenen yeni doğalgaz piyasası içinde Botaş gibi devlete ait büyük bir kuruluş yer almıyor. Konuşulabilir ve önümüzdeki günlerde mutlaka gündeme gelebilir. Biz de bütün kuruluşlarla ilgili çalışma yapıyoruz. Hükümetin ve ÖYK kararına göre kısa zamanda onunla ilgili çalışma sonuçlandırırız.
Son teklif verme tarihine kadar istishar edilememişti. Teklif alınınca gündeme gelmesin diye erteledik. Onun dışında uzatma düşünmüyoruz. Yatırımcıların bildikleri bir konu. Yeni bir ihale değil. Onların da şimdiye kadar hazırlanmış olması gerekiyordu. Bunun sonu yok. Yatırımcı erteleme talep edebilir ama bizim önceliğimiz bir an önce ihale tamamlayıp devri sağlamak.
Şu an birinci öncelik porföyde bulunanların özelleştirilmesini tamamlamak. Porföyde olmayan diğer kamu şirketleri de doğal olarak ilgilenceğimiz ve özelleştirme programına almayı düşündüğümüz kuruluşlar var. Türkiye’nin de uluslararası anlamda vermiş olduğu taahhütler var. Mesela PTT’de taşıma limitlerinin indirilmesi var. Posta tekeli devam ediyor. PTT özelleştirilmesi gündeme gelecek.


    ETİKETLER:

    Ankara