Paramızı nereye yatıralım? (3)

17 Aralık AB zirvesi ile adeta şahlanan İMKB, 2005'e de hızlı başladı. Rekor üstüne rekor kırarak 28 Şubat'ta tarihi zirvesi olan 28.396 puana ulaşan İMKB...
Haber: ESİN ÇETİNEL / Arşivi

17 Aralık AB zirvesi ile adeta şahlanan İMKB, 2005'e de hızlı başladı. Rekor üstüne rekor kırarak 28 Şubat'ta tarihi zirvesi olan 28.396 puana ulaşan İMKB, ABD Merkez Bankası FED'in hızlı faiz artırımı yapacağına ilişkin kaygılar yüzünden yabancı girişlerinin önemli oranda azalmasıyla sıkışmaya başladı. Mart ayı ile birlikte düşük işlem hacmi ile sıkışmanın arttığı borsada umutlar yine de korunuyor.
3 Mayıs'taki FED toplantısından çıkacak kararın tüm piyasalar gibi İMKB için de milat olması bekleniyor. FED'in 0.25'lik beklenen faiz artırımını gerçekleştirmesi durumunda ise gözler iç gelişmelere çevrilecek.
Piyasa neleri izleyecek?
Özellikle Yapı Kredi ve Dışbank'ın satışı, IMF ile yeni stand-by, 31 Mayıs'ta özelleştirilmesi beklenen Telekom'un yanı sıra, Erdemir, Tüpraş'ın satışı gibi birçok önemli gelişme nisan ve mayısta borsayı ve alternatif piyasaları hareketlendirecek gibi görünüyor.


Büyütmek için tıklayınız

Yaz aylarında durgunluğa girmesi beklenen borsa bu kez 3 Ekim'de AB ile müzakere tarihi konusundaki gelişmelerle yeniden hareketlenecek. Borsanın bu yıl da yeni rekorlara imza atacağı beklentisini koruyan piyasa oyuncuları çıkışın başladığından bahsedebilmemiz içinse tarihi zirve olan 28.300'ün yüksek hacimle geçilmesi gerektiğini vurguluyor. 2005 sonu endeks tahminlerinde temkinliler 25-30 bini telaffuz ederken, iddialılar '30 binleri rahat aşarız' yorumu yapıyor.
Ancak uzmanların ortak görüşü yatırımcının borsayı değil artık hisse senedini seçmesi gerektiği yönünde.
'Borsa rakipsiz olur'
Mali piyasalardaki son bir yıl içinde yaşanan gelişmelerle paranın aslında borsa dışında gidecek başka bir yeri kalmadı. Son dönemdeki sıkışmada ise ABD faiz hadlerinde beklentilerden hızlı faiz artırımı korkusu etkili. Ancak 3 Mayıs'ta yapılacak ABD Merkez Bankası FED'in toplantısından ben 0.25'lik bir faiz artırımı kararı çıkacağını ve bunun ardından borsada yeni bir çıkış trendi başlayacağını düşünüyorum. Bu yüzden mayıs ayından sonra borsa yeniden rakipsiz olacaktır.
Ekonomideki büyümeye bakıldığında imalat sanayisinin hızlı toparlanması dikkat çekiyor. Bu nedenle bu yıl büyük ihracatçı şirketlerden ziyade iç piyasaya ağırlık veren imalat sanayisinde yer alan şirketlerin öne çıkması beklenmeli. Bunun yanı sıra ağırlıklı olarak imalatçıları kredilendiren leasing, factoring gibi banka dışı mali kuruluşlara da bu yıl talep artacaktır diye düşünüyorum. Bu arada turizm sektörünü de göz ardı etmemek gerekiyor.
Bu dönemde portföy oluşturmayı düşünenlere önerim ise yüzde 70 hisse, yüzde 15 döviz, yüzde 15 B tipi fonu olacak.
Halit Acartürk
K Yatırım Genel Müdürü

'Olumlu trend sürer'
Gelişmiş ülke piyasaları ile Türkiye'nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülke piyasalarının tümü, FED'in faiz kararına odaklandı. FED'in faiz artırımlarıyla ilgili son açıklamasında, enflasyonist baskının arttığına vurgu yapması global piyasalarda dalgalanmalara neden oldu. Gelişmekte olan piyasalarda gözlenen bir miktar sermaye çıkışı fiyatların gerilemesine neden oldu. Ancak global piyasaların önümüzdeki dönemde kısmen sakinleşmesini bekliyoruz.
Bu sakinleşme sürecinde, Türkiye yoğun gündemi ile ön plana çıkabilir. Petkim'in halka arzı Tüpraş'ın blok satış ihalesi hareketlendirebilir. Stand-by anlaşması için önkoşul olan üç yasa tasarısında son aşamaya gelinerek, anlaşmanın en geç mayıs ayı içinde imzalanması mümkün olabilir.
Makroekonomideki hızlı iyileşmenin de etkisiyle piyasaların önümüzdeki dönemde olumlu hareket etmesini bekliyoruz. Finansinvest'in, hedef endeks seviyesi dolar bazında 20 bin YTL bazında 26 bin 800-27 bin 200'dür. Hedef kur tahminimize göre endeksin yıl sonu hedefinin 30.000'in üzeri olabileceğini düşünüyoruz.
Sarper Volkan Özten
Finansinvest Murahhas Üyesi



2005'te bu sektörlere dikkat
Değişen ekonomik ortamın etkisiyle yılların gözde sektörleri tahtını yenilere bırakıyor. İşte 2005 yılında öne çıkması beklenen sektörler

2005 yılında değişen ekonomik ortam son yılların gözde sektör ve şirketlerini olumsuz etkilerken, yıllardır uyuyan bazı sektörler ise ön plana çıkmaya başladı. Bu sektörlerde 2004'te başlayan hareketlenmenin asıl 2005'ten itibaren etkisini göstermesi bekleniyor. Finans Invest, Gedik Yatırım, Acar Menkul Değerler'in araştırma sonuçlarına göre bu yıldan itibaren ön plana çıkması gereken sektörler ve bu sektörlerle ilgili beklentiler şöyle sıralanıyor.
Çimento/demir çelik sektörü: Hızlı büyüme ve yerel seçimler nedeniyle yüzde 10 artan yurtiçi çimento satışları bu yıl ekonomideki görece soğumayla bir miktar yavaşlasa da 2004'te başlayan iyileşmenin hızlanarak süreceği öngörülüyor. Sektörün 2004 yurtiçi satışları 30.5 milyon tona ulaştı. Bu miktar 1998'deki 34 milyon tonun altında. Önümüzdeki yıllarda, inşaattaki ertelenmiş talebin canlanması, mortgage'ın hayata geçirilmesi, sıkı mali politikalarındaki iyileşmeler, AB sürecinin etkisiyle altyapı yatırımlarına hız verilmesi gibi nedenlerle çimento satışlarının artması bekleniyor. Ayrıca Uzan fabrikalarının bu yıl satılması da sektörde konsolidasyonu hızlandıracak ve yurtiçi fiyatların dünya fiyatlarına çıkışını kolaylaştıracaktır.
Gayrimenkul sektörü: İnşaat sektöründe 2000 krizinden sonra yaşanan daralmanın 2004'te yeniden büyümeye döndüğünü gördük. İnşaat ruhsat izinleri 2004'te yüzde 41 arttı. Faiz ve dövizdeki düşüş gayrimenkule olan ilgiyi artırmış durumda. Bu arada 2005 sonlarına doğru mortgage sisteminin devreye girmesiyle sektördeki hareketlenmenin daha da artacağı hesapları yapılıyor. Sistemin uzun vadede oturmasını beklemekle beraber gayrimenkule hareket getireceği açık.
Medya sektörü: Sektörün AB sürecinden olumlu etkilenmesi bekleniyor. Kişi başına reklam harcamaları AB ülkelerine göre çok geride. Özellikle hızlı büyüme dönemlerinde büyümenin üzerinde artan reklam gelirleri bu yıl medyayı olumlu etkileyecek. Ayrıca özelleştirmeler sonrası daha önce reklam ihtiyacı duymayan şirketlerin de reklam vermeye başlayacağı düşünülüyor. Ayrıca geçmiş yıllarda AB müzakere sürecindeki ülkelerin bu süreç sonunda reklam gelirlerinin GSMH içindeki payının üç katına çıktığı görüldü. Macaristan, Polonya, Romanya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelere bakıldığında bu rakam Türkiye'de 2004'teki yüzde 0.4 oranıyla en düşük rakamlardan biri.
Holdingler: Türkiye'nin önümüzdeki dönemde medya, GSM, bankacılık, çimento, telekom, enerji, petrokimya, demir-çelik ve rafineri sektörlerinde önemli özelleştirme sürecine girmesi planlanıyor. İMKB'ye kote büyük holdinglerin yabancı ortaklıklar ile özelleştirmeye girmesini ve bu sayede faaliyet alanları genişletmeye çalışacakları düşünülüyor. Halen net aktif değerlerine göre iskontolu işlem gören Koç ve Sabancı Holding'in özelleştirme sürecinde ön plana çıkacağı hesapları yapılıyor.
Enerji sektörü: Arzın talep kadar hızlı artmaması nedeniyle sektördeki yükseliş sürebilir.
Turizm sektörü: 2004 yılında 17.5 milyon turist girişi gerçekleşirken 2005 yılında yüzde 14.2 artışla 20 milyon turist bekleniyor. Ayrıca kişi başına harcama miktarında da artış bekliyoruz.

YARIN: 2005'te faiz ve döviz