Parlak: Oyuncular azaldı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) Uzan Grubu'na ait 9 çimento fabrikasının satışıyla ilgili ihale sonuçları, çimento sektöründe 'kartelleşme' riskini ortaya çıkardı.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) Uzan Grubu'na ait 9 çimento fabrikasının satışıyla ilgili ihale sonuçları, çimento sektöründe 'kartelleşme' riskini ortaya çıkardı.
Satışlar çimento sektöründe yeni oyunculara kapı açmadı, aksine aktör sayısı azaldı. Bölgesel düzeyde rekabeti engelleyici yöndeki satışlara Rekabet Kurulu'dan vize çıkması zor görünüyor.
Uzan Grubu'nun İmar Bankası'ndan kaynaklanan borçlarının tahsili için satışa çıkarılan 9 çimento fabrikası, 433 milyon dolarlık muhammen bedelin çok üzerinde bir fiyatla 1 milyar 73 milyon dolara satıldı. Mevcut çimento fabrikalarına sahip firmaların kazandığı ihaleler inşaat sektöründe tedirginlik yaratmıştı. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşverenleri Sendikası Başkanı Şükrü Koçoğlu, bu satışların karteller yarattığını, satışların akabinde çimento fiyatlarının tırmandığına dikkati çekmişti. Rekabet Kurumu da aynı kaygıları paylaşıyor. Rekabet Kurumu Başkanı Mustafa Parlak, şunları söyledi:
"Arzu ederdik ki yeni aktörler girsin, rekabetçi bir yapı oluşsun. Ancak ihale sonuçları çimento sektöründe faaliyet gösteren teşebbüs sayısını artırmadı, önemli bir teşebbüs olan Rumeli Çimento piyasadan çekildi. Teşebbüs sayısını 6-7'den 4'e düşürdü. Teşebbüs sayısının azalması rekabet ihlalini kolaylaştırır."
Çimento fiyatında maliyetler ve fiyat üzerinde nakliyenin belirleyici unsur olduğuna dikkati çeken Parlak, bu nedenle bölgesel pazar paylaşımının olmaması ve bölgesel rekabetin sağlanmasının büyük önem taşıdığına ve bu konudaki hassasiyetin daha fazla olduğuna vurgu yaptı.
Altı soruşturma sürüyor
Rumeli Holding'in çimentoda pazar payı yüzde 9, klinkerde ise yüzde 12. OYAK grubu çimentoda yüzde 18, klinkerde yüzde 19, Sabancı, çimentoda yüzde 17 klinkerde yüzde 28, Lafarge ise çimentoda yüzde 9 klinkerde yüzde 8 paya sahip. Çimento sektörü, rekabet ihlalleri soruşturmalarının en fazla olduğu sektörlerin başında geliyor. Teşebbüsler pazar paylaşımı, fiyat anlaşmaları gibi Rekabet Yasası'nı ihlalden üç kez idari para cezası ile karşı karşıya kaldı. Sektörle ilgili halen 6 soruşturma sürüyor.
TMSF, yakında ihalede en yüksek fiyatı veren firmaları Rekabet Kurulu'na bildirecek. Kuruldan özelikle bölgesel pazar hâkimiyetini güçlendiren satışlara vize çıkması zor görünüyor.
'İskenderun Limanı için verilen karar doğru'
Rekabet Kurulu Başkanı Mustafa Parlak, İskenderun Limanı ihalesi ile ilgili kurul kararını savundu. Kurul, ihalede 80 milyon dolar ile en yüksek teklifi veren PSA-Akfen'e vize vermemiş ve sektörde taşımacılık yapan Limar Liman ve Gemi İşletmeleri A.Ş.'ye verilmesinde sakınca olmadığı kararını almıştı. Kurulun ihale öncesinde, İskenderun ile ilgili herhangi bir kısıt olmadığı, taşıyıcılara ise rekabeti engelleyecekleri gerekçesiyle izin verilmemesi yönünde görüş vermişti.
Kurul Başkanı Parlak, kurul kararına getirilen eleştirileri şöyle yanıtladı:
"İskenderun Limanı için bir önkoşul yoktu. Ama bu görüş Mersin Limanı'nın bölünerek özelleştirilmesi halinde geçerliydi, ama olmadı. Bu coğrafyada en fazla rekabet içinde olacak iki liman Mersin ve İskenderun. En yüksek teklifi veren firmaya verilseydi, rekabet olmazdı. Taşıyıcı firma Limar'a verilmesi rekabeti bozar deniyor, doğrudur. Gemileri var ve dikey entegrasyondan dolayı rekabet bozulabilir. Ama birbiriyle rekabet edebilecek iki liman var. Limanı kendi gemilerine kullandırıp diğer gemilere kapatırsa o zaman diğer alternatif Mersin devreye girer. Dolayısıyla böyle bir olasılık ortadan kalkıyor."