'Paro ile geçen yıl üye işyerlerine 555 milyon TL ilave ciro yarattık'

'Paro ile geçen yıl üye işyerlerine 555 milyon TL ilave ciro yarattık'
'Paro ile geçen yıl üye işyerlerine 555 milyon TL ilave ciro yarattık'

Paro için ?müşteri ilişkileri yönetimi programı? tanımı yapan Tuğrul Fadıllıoğlu, 2006 yılından bu yana üye işyerlerinin 18 milyar TL?lik cirosunun Paro kartla geçildiğini belirtti.

7.7 milyon aktif kartı, 16 üye işyeri markasıyla sadakat programı ve müşteri ilişkileri yönetimi platformu olan Paro, müşterilere özel tasarladığı kampanyalarla 2008'de üye işyerlerine 555 milyon TL ek ciro yarattığını açıkladı. Genel Müdür Fadıllıoğlu, 'Küçük küçük ama güçlü büyüyoruz' dedi
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

İSTANBUL - Koç Topluluğu’nun müşteri sadakat programının bir parçası olan Paro Kart, perakende dünyasında ağlarını güçlü örmeye devam ediyor.
Paro’yu mağazaların müşterilerine özel çıkardığı kart programlarının üstünde onları entegre eden bir kart sistemi olarak  anlatan Koç Bilgi Grubu şirketlerinden Tanı Pazarlama ve İletişim Hizmetleri AŞ’nin Genel Müdürü Tuğrul Fadıllıoğlu, 2008 yılında üye işyerlerine Paro sayesinde 555 milyon TL ilave ciro sağladıklarını belirtti.
Paro için ‘müşteri ilişkileri yönetimi programı’ tanımı yapan Fadıllıoğlu, 2006 yılından bu yana üye işyerlerinin 18 milyar TL’lik cirosunun Paro kartla geçildiğini belirtirken yılda ortalama 8 milyar TL ciroya ulaştıklarını bu yıl 10 milyar TL ciroyu yakalayacaklarını ifade etti. 

300 milyon TL’lik dağıttık
“Verdiğimiz puanlar ve indirimler 300 milyon TL’yi aşmış durumda” diyen Fadıllıoğlu şöyle devam etti: “Bu yıl tüketicinin cebine puan olarak ya da indirim olarak koyuyoruz. 2009 yılında bugüne kadar 50 milyon lirayı aştık.
Paro, kullanıldıkça sevilen, sevildikçe hissedilen ve vazgeçilmez bir konuma gelen ve yavaş yavaş tüketicinin üzerinde etki yaratan bir program. Biz daha çok kampanyalarla tüketiciye sesleniyoruz. 7.7 milyon aktif kullanıcının 500 bini çok iyi faydalanmayı bilen tüketici. Geçen yıl Opet’ten yakıt alanların Arçelik kampanyasından yararlananların sayısı 300 bini geçti. Geçen yıl yani 2008’de üye işyerlerine 555 milyon TL ilave ciro yarattık.
Biz müşteriyi birbirine pas ederek ya da ilave satış imkânları yaratarak, verdiğimiz puanları çeşitli şekillerde harcatarak bu ilave ciro artışı yarattık.
Müşteri açısından düşünün bu programı, 7.7 milyon potansiyel müşteri var. Biz bunları analiz ediyoruz. Sizin mağazanızın olduğu yerde kimler oturuyor, bu oturan insanların profilleri nedir, yıllık gelirleri ne kadar, nelerden hoşlanırlar. Öyle bir network ki müşteriler için faydalanma imkânı çok.”

Nasıl kuruldu?
Paro’nun 2002 yılında kurulduğunu anlatan Fadıllıoğlu, sistemin doğuşunu şöyle anlattı: “Paro, genel müdür yardımcımız ve sistemin kurucusu Engin Oytaç’ın ABD’deyken geliştirdiği ortaya çıkardığı bir sistem. Kredi kartlarının üzerindeki VIN numaralarını tüketiciden alıp sisteme üye ederek yayılma fikri. Onları da alışveriş noktasında tanıyarak alışveriş bilgisini alma, segmente etme ve kampanya olarak ulaştırma olarak devam ediyor. Şu anda da konsept aynen devam ediyor. İşin kavramı değişmiş değil. Fakat biz iş modelimizi değiştirdik. Çünkü ilk başta kurduğumuzda bu sistemin Visa modeli gibi hızlı bir şekilde yayılacağını düşündük. Fakat üremedi. Çünkü kurulduğumuz yerler sanıyordu ki kurulduğu andan itibaren kazanmaya başlayacak. Fakat böyle bir ihtimal yok herhalde biz iyi anlatamadık. Müşteri ilişkileri biraz altyapı çalışması gerektiriyor. Önce tanımalı sonra onlara uygun kampanya yaratmalı. Fakat üyeler ilk günden bunlar olsun istedi, kampanya istedi.
Üyelerin çabuk kazanma hırsı bizim de hızlı yayılma politikamız tutmadı. Sonuçta baktık bu iş modeliyle kaynakları eriteceğiz. 2004 yılında yeniden oturduk bir iş modeli yarattık.”

BurgerKing de üye oldu
Tuğrul Fadıllıoğlu, gerçekten müşteri ilişkilerinin stratejik bir yatırım olduğunu düşünen işyerleriyle devam etme kararı aldıklarını belirtirken şöyle dedi:
“Bir süre beklenmesi gerektiğini düşünenlerle çalışmaya başladık. Bu sistemin başka satış ve pazarlama politikalarını destekleyen bir program olduğunu düşünenlerle çalışmaya başladık. Bu da sabır demek. Biz de Koç Topluluğu ile başladık. 2004’ün ortaları gibi bu sistemi Koç’un tüm şirketleri içinde büyütmeye karar verdik. İki yıl sonra da 2006 ortaları gibi yeni Paro programını tüm işletmelere lanse ettik. Yüzde 45’in üzerinde bilinirlilik oranına ulaştık. Tüketiciyi fazla taciz etmeden küçük küçük büyüyeceğiz. Yeni işyerleri alıyoruz. Örneğin Burger King bunlardan biri. Yeni sözleşme yapmak üzere olduğumuz iki şirket daha var.”
Ekip nasıl çalışıyor?
Paro Genel Müdür Yardımcısı ve kurucusu Engin Oytaç da, Paro ekibinin hem müşteri hem de üye şirketlerin verilerini sürekli analizlediğini güncellemeler yaptığını belirtip çalışma sistemini şöyle açıkladı: “Ekibimiz üye müşterinin ihtiyacına göre kampanyalar tasarlıyor. Bir bakıyorsunuz bir müşteri kaybolmaya başlamış. Ya da böyle bir risk var. Onları tanımlıyoruz. Ona uygun fırsatları belirliyoruz. Şirkete sunuyoruz. Güzel olan şi üyelere bu kampanyaların maliyeti sıfır lira.

2008’de Paro’culara 127 milyon TL sundu
* 7.7 milyon aktif kartı, 16 üye işyeri markasıyla Türkiye’nin en büyük sadakat programı ve müşteri ilişkileri yönetimi platformu olan Paro, 2009’un ilk yarısında tüketicilere, 50 milyon TL üzerinde kazandırırken, 2006 yılından bu yana ise 300 milyon TL’den fazla kazandırdı.
* Üye işyerlerine 2007 yılında 247 milyon TL ilave ciro yaratan Paro, 2008 yılında ise, bir önceki yılın iki katından fazla, yani toplam 555 milyon TL ilave ciro yarattı. 
* 2006 yılındaki lansmanından bu yana, Parolu kartla işlem hacmi 18 milyar TL’ye ulaştı.
* Paro, tüketicilerine, 2008 yılında 127 milyon TL’nin üzerinde paropuan kazandırdı. Programın uygulanmaya başlandığı günden bugüne Paro, üyelerine kampanya, indirim ve ekstra puanlar aracılığıyla 300 milyon TL’den fazla fayda sunmuştur. 
* Paro’nun esnek altyapısı sayesinde, tek bir Parolu kart ile, 16 üye işyerine ait 7 bine yakın mağaza, satış ve servis noktasında avantajlar sunan Paro’nun 2008 yılında gerçekleştirdiği kampanya sayısı ise 643 iken, 2009’un henüz ilk altı ayında bu sayı 600’ü aşmıştır.

‘Kampanyalar tutarlı ve cazip hale gelmeli’
Paro Genel Müdür Yardımcısı ve kurucusu Engin Oytaç, perakendecilerin müşterileri tanımak istediğini o nedenle kendi kartlarını çıkardığını fakat bu işin o kadar kolay olmadığını anlattı. Oytaç şunları söyledi: “Kendileri bu işi yaparken ciddi  bir kaynak, veri toplamak da zor değil. Fakat o verileri işletmek kampanyalara dönüştürmek problem. Güncel tutmak ayrı bir sorun. Bir de müşterinin o mağazanın kartını sürekli yanında taşıması ayrı bir dert. Bu nedenlerle şirketler kartlarının çok kullanılmadığından şikayetçi oluyorlar.
Ama Paro yıldızını o kartın üstüne yapıştırdı mı, heryerde kullanılabilir hale geliyor. Diğer taraftan tüketici de akıllandı, kartın anlamlı ve cazip hale gelmesi lazım. Kampanyalar tutarlı ve avantajlı hale gelmeli, Örneğin Opet’ten yakıt alana yakıttan doğabilecek arızaların giderilmesi garantisi veriliyor. Arçelik’ten topladığı puana göre bir ürün alabiliyor. Puanları da Paro amblemli her mağazadan toplayabiliyor. Migros’tan, Koçtaş’tan biriktirip Burger King de harcayabiliyor. Ya da Ford, Fiat servisinde kullanabiliyor. Geçen yıl 600 kampanya yaptık. Bu yıl ilk altı ayda 600 kampanya düzenledik. Geçen yıl 12 milyon kişiye ulaşmışız. Bu yıl altı ayda bu rakamlara ulaştık. Gerçekten veriyi çok iyi analiz edebilirseniz çok iyi fırsatlar doğuyor kampanyalar oluşuyor.”