Patron değişirse para tehlikede

Şirket devirlerinde işçi alacaklarının güvence altına alınması konusunda geri adım atıldığı belirlendi. İşyerinin herhangi bir nedenle başkasına devri sırasında işçi alacaklarını güvenceye alan İş Kanunu'nun aksine, yeni Türk Ticaret Kanunu tasarısında (TTK) bu güvence 'tam veya kısmi bölünme' ile sınırlandırıldı.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Şirket devirlerinde işçi alacaklarının güvence altına alınması konusunda geri adım atıldığı belirlendi. İşyerinin herhangi bir nedenle başkasına devri sırasında işçi alacaklarını güvenceye alan İş Kanunu'nun aksine, yeni Türk Ticaret Kanunu tasarısında (TTK) bu güvence 'tam veya kısmi bölünme' ile sınırlandırıldı.
Bu tanım patron değişikliğini karşılamadığı için işçi alacağı tehlikeye giriyor. Yani tam veya kısmi bölünme, departmanların ayrı şirket olarak çalışması anlamına geliyor. Böylelikle patron değişmiyor. Bu durumda tasarı işçinin alacağını koruyor. Ancak firmanın el değiştirmesi durumunda işçinin alacağı göz önüne alınmıyor.Bu durumda tasarı bu haliyle yasalaşırsa iki yasa arasında çelişki olacak.
Türk Ticaret Kanunu'nu Avrupa Birliği (AB) normlarına getirmek amacıyla hazırlanan yasa tasarısına konulan düzenlemeye ilişkin eleştiriler TBMM Adalet Alt Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında dile getirildi. 2003'te çıkartılan 4857 Sayılı İş Kanunu'nun altıncı maddesinde işçi alacaklarının korunması hususunda kapsamlı bir düzenlemeye yer verildiğine dikkat çeken sendikacılar, Türk Ticaret Kanunu'na yeni bir madde konulmasına gerek olmadığını savundular. Ancak bu görüş komisyonda benimsenmedi.
İş Kanunu'nun altıncı maddesi, işyeri veya işyerinin bir bölümünün 'hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devredilmesi' durumunda, devir tarihindeki işçi alacakları konusunda devreden ve devralanın birlikte sorumlu olacağını öngörüyor. Ancak, devredenin sorumluluğu iki yılla sınırlı.
TTK tasarısında ise işçi alacaklarına ilişkin güvence, şirketin 'tam veya kısmi bölünmesi' ya da 'tür değiştirmesi' durumlarıyla sınırlandırıldı. Buna karşılık, şirketin tam veya kısmi bölünmesi ya da tür değiştirmesi durumunda işçilerin alacaklarını güvence altına alabilecekleri yönünde olumlu hükümlere yer verildi. Sendikacıların itirazını tartışan alt komisyon, tasarıdaki düzenlemenin işçi alacağında güvenceyi genişlettiği düşüncesiyle konuyla ilgili 178. ve 190. maddeyi muhafaza etti. Oysa İş Kanunu'ndaki tanım, ayrım yapmaksızın şirketin her türlü el değiştirmesini kapsarken, TTK'daki tanım işyerinin bölünmesini, bir anlamda tasfiyesini içeriyor.
Davalar zaman alacak
2001 yılı krizi ve Avrupa Birliği (AB) tam üyelik müzakereleri dolayısıyla Türkiye'de son zamanlarda sıkça yaşanan şirket satışları ise İş Kanunu'ndaki tanıma giriyor.
Tasarı aynen yasalaştığı takdirde İş Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu arasında çelişki ortaya çıkacağı için işçi alacakları konusunda açılacak davaların uzun zaman alması söz konusu olabilecek.
Bu durumda, Türkiye'de şirket alan yabancı yatırımcının, çalışan işçilerin bir bölümünü işten çıkarması durumunda TTK'daki hükümleri gerekçe göstererek işçilerin geçmiş döneme ilişkin kıdem tazminatı ve diğer alacaklarından sorumlu olmadığını iddia edebileceği endişesi gündeme geldi.