Pekin Ankara'yı bunalttı

Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) tüm dünyada kotaları kaldırdığı bir dönemde Çin'in tekstil ve giyim ürünlerine kota uygulamaya başlamasıyla gelişen sorun büyüyor.
Haber: SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

ANKARA - Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) tüm dünyada kotaları kaldırdığı bir dönemde Çin'in tekstil ve giyim ürünlerine kota uygulamaya başlamasıyla gelişen sorun büyüyor. Çin, Türkiye'yi Dünya Ticaret Örgütü'ne şikâyet etmekle tehdit ederken Ankara, 'kararın geçici bir süreyle alındığını, amacın piyasa düzeninin korunması olduğunu' savunuyor.
Çin'in, Türkiye'yi uygulamayı geri çekmesi için sözlü olarak uyardığı da öğrenildi. Dış Ticaret Müsteşarlığı, Çin'i bir kez daha masaya davet ederken, Pakistan ve Bangladeş gibi diğer önemli tekstil ihracatçıları da Türkiye'nin uygulamasını 'emsal teşkil edecek olması nedeniyle' eleştiriyorlar. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün gelecek aylarda Pekin'e resmi bir ziyaret düzenleyeceği de belirtiliyor.
DTÖ'nün 2005 başından itibaren dünyada ithalat kotalarını kaldırmasıyla başlayan ve Türkiye ile Çin'i karşı karşıya getiren olaylar şöyle gelişti:

  • 1990'ların ortasında gerçekleştirilen Uruguay Raundu toplantılarında, tekstil ve hazır giyim ithalatındaki kotaların aşamalı olarak kaldırılması için bir Tekstil ve Hazır Giyim Anlaşması benimsendi. Bu anlaşmanın üçüncü ve son aşaması 1 Ocak 2005'ten itibaren yürürlüğe girdi. Ancak anlaşma DTÖ üyelerine, kotaların kaldırılmasının kendi pazar düzenlerine tehdit yaratması durumunda 'geçici koruma önlemleri' almaları hakkını veriyor. Türkiye de bu haktan yararlanarak Çin ürünlerine geçici süreyle kota uygulama kararı aldığını açıkladı. Bu sürenin 1-3 yıl arasında değiştiği ifade ediliyor. GATT anlaşmaları bir ülkeye, pazarı bozma ve yerli üreticiyi zora düşürme olasılığı karşısında ithalat artışını yüzde 7.5 ile sınırla hakkı veriyor.
  • Türkiye, söz konusu kararı alan ilk ülke oldu. Arjantin ve Japonya'nın da gerekli görürlerse bu uygulamaya geçebileceği belirtiliyor. ABD tekstil lobisinin bu yönde ciddi baskısı olduğu söyleniyor. Türkiye aynı zamanda en önemli tekstil pazarları arasında yer alan Avrupa Birliği'nin de (AB) Çin'e benzer bir kota uygulamasını istiyor.
  • Gelişmeler, başta Çin olmak üzere tekstil üreticilerini rahatsız etti. Çin, Türk Dışişleri Bakanlığı nezdinde devreye girerek kararın gözden geçirilmesini, bu durumun iki ülke ticari ilişkilerine zarar vereceği uyarısında bulundu. Çin, çözüme gidilmezse Türkiye'yi DTÖ'ye şikâyet edebileceğini iletti.
  • Türk Dış Ticaret Müsteşarlığı ise 31 Aralık 2004 tarihli bir yazıyla Çin yönetimini sorunu görüşmek üzere masaya davet etti. Çin'in bu isteme 30 gün içinde yanıt vermesi ve görüşmelerin iki hafta içinde başlaması gerekiyor. İki ülke arasında iki ay sürecek görüşmelerden sonuç çıkmaması durumunda konu, DTÖ'nün anlaşmazlığı çözen mekanizmalarına taşınıyor.
  • Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin anlaşmadan kaynaklanan haklarını kullandığını, bu süreçte 'yasadışı' bir uygulamanın söz konusu olmadığını belirtirken, "Çin'in asıl kaygısı, Türkiye'nin başka ülkelere de emsal teşkil edebilecek olması. Bunun yayılması durumunda avantajlarını yitireceklerini düşünüyorlar" dediler.
    Dünyayı giydirecek
    Uzmanlar kotaların kaldırılmasıyla dünya tekstil pazarının yüzde 70'inin Çin'in eline geçeceğini kaydediyor. Bu durumdan, yılda 24 milyar dolar kadarlık tekstil ürünleri ihracatı gerçekleştiren Türkiye'nin de olumsuz etkileneceği belirtiliyor. Yapılan araştırmalar, Çin'in engellennememesi durumunda Türk tekstil ürünlerinin AB pazarındaki payının yüzde 10'dan yüzde 6'ya ineceğini gösteriyor.