Petrol işaretleniyor

Akaryakıt kaçakçılığını önleyecek en önemli adım atıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Günay, Türk-İngiliz ortaklı PHS Petrol Ürünleri Markerleme firmasıyla 'ulusal işaret (marker) temini ve teslimi' anlaşmasına imza attı.
Akaryakıtta kaçağın yüzde 20 olduğunu belirten Günay, ulusal işaretleme (DiTag 201 TR) sisteminin, piyasadaki akaryakıtın kaynağının anlaşılmasına imkân vereceğini belirtti. Günay, "İşaretlemeye uymayan ürün satan bayiler kapatılacak" dedi.

ANKARA - Türkiye'de kaçak akaryakıt kullanımını azaltacak ve kaçak akaryakıt satanların yakalanmasını sağlayacak en önemli adım atıldı. EPDK (Enerji Piyasasa Düzenleme Kurumu) kaçak akaryakıt kullanımının engellenmesi için ulusal marker (işaret) temini ve teslimi anlaşmasını imzaladı. Anlaşmaya EPDK Başkanı Yusuf Günay ve ile marker teminini ve teslimini yapacak Türk İngiliz ortaklı PHS Petrol Ürünleri Markerleme Kontrol Eğitim İthalat Sanayi Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Türker imza attı.
Günay, EPDK'da düzenlenen imza töreni öncesi yaptığı konuşmada, Türkiye'de petrol piyasasında bugüne kadar etkin bir denetim sistemi kurulamadığını belirterek, bunun ekonomi, sektör ve milyonlarca akaryakıt tüketicisi açısından çok büyük sorunlar doğurduğunu söyledi.
Tüketilen akaryakıtın neredeyse yüzde 20'lik bölümünün ülkeye kaçak yollarla girdiğinin tespit edildiğini söyleyen Günay, getirilecek ulusal marker (DiTag 201 TR) sisteminin Türkiye genelinde piyasada dolaşan tüm akaryakıtın kaynağının anlaşılmasına imkân vereceğini belirterek, "Bu da kaçak akaryakıtın ülke genelinde pazarlanabilmesini engelleyeceği için kaçakçılığa da darbe vuracak" dedi.
Türkiye'ye sınırlardan çok ciddi miktarda kaçak akaryakıt girdiğini bildiren Günay, yapılan araştırmalarda Türkiye'de kaçak, kalitesiz ve standart dışı akaryakıt kullanım miktarının giderek arttığı, yöntemlerinin çeşitlendiği, sistematik ve organize hale geldiğinin görüldüğünü söyledi. Günay, şöyle devam etti:
"Ülkemizin çok ucuza akaryakıt alınabilecek ülkelerle çevrili olması ve özellikle sahillerimizin uzunluğu ve kontrolünün zorluğuı, deniz yoluyla yapılan kaçakçılığın önünü açmaktadır. Daha da önemlisi akaryakıt vergilerinin yüksekliği nedeniyle, kaçak akaryakıtın normal piyasa fiyatının çok altında satışa sunulması, yasadışı yollardan kolay para kazanma arzusunda olanları teşvik etmektedir."
Günay'a göre bugün Türkiye'nin her tarafında kaçak akaryakıt kullanılıyor. Bu durum ise hem milyarlarca dolarlık vergi kaybına yol açıyor, hem de standart dışı yakıtlar insan sağlığı, çevre ve araçların motorlarına büyük zararlar veriyor. Yapılan haseplamaya göre kaçak ve kalitesiz akaryakıt kullanımının bir araçta sebep olduğu zarar 500 ile 10 bin Yeni Türk Lirası (YTL) arasında değişiyor.
200 cihazla denetim
Sınırlardan kaçak akaryakıtın girişi ve tüketimini engellemek için ulusal marker sistemi uygulanacağını kaydeden Günay, uygulamayla Türkiye'nin her noktasında serbest dolaşıma girecek ve 15 milyon tonun üzerinde akaryakıtın, gümrükler ve rafinerilerde belirli oranlarda işaretleneceğini söyledi. Günay, daha sonra da Türkiye genelinde 200 adet marker kontrol cihazıyla yapılacak denetimler sonucu, satılan akaryakıtın ulusal marker içerip içermediğinin kontrol edileceğini söyledi.
Günay, bunun sonucunda ulusal marker içermeyen veya içinde yeterli şart ve seviyede ulusal marker bulunmayan akaryakıt için gerekli işlemler yapılarak, yasal prosedürün başlatılacağını kaydetti. EPDK Başkanı Yusuf Günay, EPDK adına PetselSerem ve İngiliz John Hogg firmalarının ortaklığında oluşturulan PHS şirketinin ulusal marker'ı temin edeceğini, İstanbul, Ankara ve Mersin'de stoklayacağını söyledi. Günay, marker denetimi konusunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile bir işbirliği protokolü imzalandığını, piyasanın denetimine yönelik olarak ise Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün desteğini almak üzere İçişleri Bakanlığı ile de gelecek hafta bir işbirliği protokolü imzalanacağını söyledi.
"Türkiye'de akaryakıt kaçakçılığı o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki, yalnızca ulusal marker uygulamasıyla bu sorunun tamamen ortadan kalkacağını söylemek hayalcilik olur" diyen EPDK Başkanı Yusuf Günay, ancak bu sistemin etkin bir denetim sistemiyle birlikte yürütülmesi halinde Türkiye genelinde piyasada dolaşan tüm akaryakıtın kaynağının anlaşılmasına imkân vereceğini kaydetti.
Bunun da kaçak akaryakıtın ülke genelinde pazarlanabilmesini engelleyeceği için akaryakıt kaçakçılığına da darbe vuracağını dile getiren Günay, şunları söyledi:
"Ulusal marker'ı akaryakıt kaçakçılarının korkulu rüyası haline getiren husus da budur. İnanıyorum ki, sektörün denetlenmesi konusunda gösterilecek işbirliği ve duyarlılık sonucu petrol piyasasında yılların sorunu halini alan kaçak-standart dışı akaryakıt kullanımı son bulacaktır. Böylece petrol sektörümüzün üzerindeki olumsuz imaj da ortadan kalkacaktır."
İlk başvuru Shell'den
Ulusal marker sistemi 1 Temmuz'da devreye girecek. Ancak Türkiye'deki yasal akaryakıtın yüzde 80'ini işleyen Tüpraş'ın bu sistemin devreye girmesi için yatırım yapması gerekiyor. Bu nedenle bir-iki aylık bir gecikme olabilecek. Denetim özel cihazlarla yapılacak. Jandarma ve polise dağıtılacak 200 cihazla yapılacak denetimde marker'sız akaryakıt sattığı belirlenen bayinin lisansı iptal edilecek.
Akaryakıt dağıtım şirketleri kendi marker'larını (renkle ilgili) sağlayacak. Her şirketin marker'ının ayrı rengi olacak. Tüpraş kanalıyla gelen yakıtın işaretlemesini bu kuruluş yapacak. Dağıtım şirketleri ithal ettikleri akaryakıtın işaretlemesini ise kendileri gerçekleştirecek. Ancak marker rengi çıplak gözle görülemeyecek ve ancak özel cihazlarla yapılan denetimlerde tespit edilebilecek.
Ulusal Marker için ilk müracaatta bulunan şirket ise Shell oldu. Shell'in marker rengi, logosu sarı olduğu için sarı olacak. Marker sistemiyle Türkiye'ye bir yılda yasal yollardan giren 15 milyon ton akaryakıt işaretlenecek. Böylece yasadışı yoldan Türkiye'ye giren akaryakıt denetimi sırasında ortaya çıkacak. Marker maddesinin güvenliği de çok önem taşıyor. Çünkü 1 kilo marker kaçakçılar tarafından ele geçirilmesi durumunda 50 bin ton akaryakıtı sisteme sokmaya yetiyor.
Özel DNA yapısı oluşturuldu
Serem Petrol ve Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Genel Müdürü Selim Sanver, ulusal marker sistemini tanıtan bir sunum yaptı. Sanver, marker'ın benzin, dizel ve biodizel yakıtta rahatlıkla kullanıldığını, yakıta eklendiğinde herhangi bir şekilde görülmediğini, yakıt içindeki marker ölçümü için herhangi bir kimyasala ihtiyaç olmadığını ve tehlikeli atık oluşturmadığını kaydetti. Marker'ın taklit edilmesi ya da ilave edildikten sonra ayrıştırılmasının mümkün olmadığını ifade eden Sanver, marker ölçümü için saha, laboratuvar ve DNA analiz testlerinin yapıldığını söyledi.
Türkiye'de kullanılacak marker için özel DNA yapısının oluşturulduğunu bildiren Sanver, bu kodun yapısının analiz edilemeyeceğini belirtti. Sanver, Türkiye'de akaryakıtta senede 2.5 milyar dolarlık bir vergi kaybının söz konusu olduğunu hatırlatarak, sistemle bunun engellenmesi halinde daha çok vergi toplanacağını da söyledi.
Denetim sırasında standart dışı, ulusal marker içermeyen ya da içerdiği halde yeterli şartta ulusal marker taşımayan akaryakıt satan bayi, depo ve taşıma araçlarının geçici olarak mühürleneceğini bildiren EPDK Başkanı Yusuf Günay, "Mühürleme bildiriminin acilen EPDK'ya yapılmasının ardından son kararı kurum verecek. Geçici mühürleme, kesin ve süresiz faaliyetten men ya da bir hata varsa kaldırılması şeklinde olacak" dedi. Günay, kaçak akaryakıt sattığı tespit edilen işyerlerinin anında kapatılacağını kaydetti. Saha testi numune alındıktan sonra saha analiz aletiyle 2 dakikada yapılabilecek. Laboratuvar testi ve DNA analizi için 10 günlük bir süre gerekiyor.