'Petrol vermeseydik Türkiye yakıtsız kalırdı'

Petrol Ofisi İcra Kurulu Başkanı (CEO) Jan Nahum, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) akaryakıt dağıtım şirketlerine verdiği para cezalarının haksız olduğunu ve hukuki süreç başlatacaklarını söyledi.

İSTANBUL - Petrol Ofisi İcra Kurulu Başkanı (CEO) Jan Nahum, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) akaryakıt dağıtım şirketlerine verdiği para cezalarının haksız olduğunu ve hukuki süreç başlatacaklarını söyledi.
Petrol Piyasası Kanunu'na göre lisans almak üzere EPDK'ya başvuran akaryakıt bayilerinin yarattığı yığılmanın, lisansların çıkmasında gecikmeye neden olduğunu belirten Nahum, "Lisans müracaatıyla lisans verilmesi arasındaki zamandaki akaryakıt satışları için ceza kesildi. Eğer biz bu sürede bayilerimize akaryakıt ikmali yapmasaydık, Türkiye yakıtsız kalırdı" dedi.
Nahum, Petrol Ofisi'nin 2006 altı aylık sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda yöneltilen sorular üzerine EPDK'nın ceza kararını önceki akşam öğrendiklerini belirtti. "Bu ceza, ikinci altı aylık rakamlarınıza nasıl yansır?" sorusunu Nahum, "Cezanın önümüzdeki altı ay içinde ödenmesi gerekliliğinin olmayacağı kanaatindeyim. Herhangi bir şekilde ikinci altı ayda böyle bir cezanın devreye girmeyeceğini düşünüyorum" diye yanıtladı.
EPDK önceki gün, aralarında Petrol Ofisi ve iştiraki Erk Petrol'ün de bulunduğu 28 akaryakıt dağıtım şirketine 'lisanssız bayilik faaliyetinde bulunan gerçek veya tüzelkişilere akaryakıt ikmali yapması' iddiasıyla toplam 1.6 milyar YTL para cezası vermişti. Nahum toplantıda bundan sonra ne şekilde adım atacakları sorusu üzerine, "Muhakkak hukuki olarak konuyu takip edeceğiz. Cezaların hukuki bir altyapısı bizce yok. Dolayısıyla hukuki süreci çalıştıracağız ve gerekli müdahaleleri yapacağız" dedi.
İlk altı ayda zarar var
Toplantıda kurmayı planladıkları rafineri için lisans başvurusu yaptıklarını da hatırlatan Nahum, rafinerinin nerede olacağı sorusuna "Henüz proje aşamasındayız. İlk elde Ceyhan'a bakıyoruz. Ancak ortamın ihtiyacına göre farklı şeyler de olabilir" yanıtını verdi.
Petrol Ofisi'nin ilk yarı sonuçlarını da açıklayan Nahum ilk altı ayda 136.76 milyon YTL (99 milyon dolar) zarar ettiklerini söyledi. Zararın mayıs-haziran dönemindeki yüzde 20'lik kur artışından kaynaklandığını söyleyen Nahum 'Bu zararın kaynağı olan kur farkı zararı kısa dönemli nakit çıkışı gerektirmeyen bir giderdir. Zaten paritedeki gerilemeyle birlikte zararımız hızla kapanıyor. Üçüncü çeyrekte zararı silip kâra geçeceğiz."
Verilen bilgiye göre, kur farkı giderleri olmasaydı PO 153 milyon dolar kâr elde edecekti.



BP'den ağır eleştiri
Cezalarla ilgili açıklama yapan BP Türkiye Başkanı Tahir Uysal, yapılanın haksız ve kanunlara aykırı olduğunu söyledi. BP bayilerinin kanun gereği 20 Aralık 2004'e kadar gereken başvuruları süresinde tamamladığını belirten Uysal şöyle konuştu: "EPDK daha sonra başvuru tarihini, 20 Mart 2005'e uzattı. EPDK, 20 Mart 2005 itibarıyla lisans başvuru değerlendirmesi süren bayilerin taleplerini, ne ret ne de kabul ederek belirsiz bir süreç başlattı. Nitekim, bu süreçte, 727 BP bayi başvurusundan, üçü dışında hepsi lisans aldı. EPDK, başvurularımıza lisans vermesine karşın, bu bayilere aradaki sürede ürün ikmali yaptığımız gerekçesiyle şirketimizi sorumlu tutmaktadır."
Cezaların lisanslanma sürecinde EPDK'nın eksik ve hatalı uygulamalarının bir sonucu olduğunu ifade eden Uysal, "Cezaların iptali için Danıştay'da gerekli yasal süreci başlatacağız" dedi. Turcas da cezalara itiraz edileceğini açıkladı.


'Cezaların hiçbir yasal dayanağı yok. Dava açacağız'
Petrolcüler bürokratik gecikmeler yüzünden akaryakıt istasyonlarına zamanında lisans veremediğini iddia ettikleri yeni EPDK'yı yaylım ateşine tuttu

Akaryakıt dağıtım şirketlerini bünyesinde barındıran Petder (Petrol Sanayi Derneği) ve ADER (Akaryakıt Ana Dağıtım Şirketleri Derneği) EPDK tarafından Cumhuriyet tarihinin en ağır idari para cezasına çarptırılan üyelerinin hiçbirinin faaliyeti bir tebligatla durdurulmuş ya da mühürlenmiş hiçbir bayiye satış yapmadığını açıkladı. İki şirketin ayrı ayrı yaptığı açıklamada söz konusu cezalara konu olan işlemlerin, dağıtıcı şirketlerin herhangi bir kusuru olmaksızın bürokratik gecikmeler ve lisans başvurularındaki yığılmalardan kaynaklandığ belirtilerek verilen cezalar için yargı yoluna başvurulacağı belirtildi. Açıklamalarda EPDK tarafından dağıtım şirketlerine kesilen cezaların hiçbir yasal dayanağının bulunmadığı belirtilerek şu görüşlere yer verildi:
'Dağıtım şirketlerinin bu cezaları almasına neden olan teslimatların yapıldığı bayilerin yüzde 95'i şu anda lisanslıdır. Kaldı ki, 20 Mart 2005 ve 1 Temmuz 2005 tarihleri arasında lisans işlemleri incelemede olan bayilere teslimat yapılması gayet doğaldır. Kendi açıkladığı ve 2 kez uzattığı süreler içerisinde lisans müracaatlarını tamamlayamayan EPDK, kendi kusurunu örtmek için Türkiye'nin ve dünyanın en saygın kuruluşlarına rekor düzeyde ceza uygulama yolunu seçmiştir. Ortada kaçakçılık, vergi kaybı, tüketicinin kandırılması gibi bir durum söz konusu değildir. Suç sayılan konu, dağıtım şirketlerinin, EPDK'nın gerekli işlemleri tamamlayamaması nedeniyle uzayan bu geçiş sürecinde 40 yıllık bayilerine teslimat yapmaya devam etmiş olmalarıdır. Üstelik EPDK, bu bayilerin lisans işlemleri konusunda dağıtım şirketlerine herhangi bir tebligat da yapmamıştır.
Kaçak akaryakıt, hileli yakıt, biyodizel ve ulusal marker problemleri EPDK'nın denetimine muhtaçken, vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen, kaçakçılığa karşı mücadele eden ve Petrol Piyasası Kanunu'nun çıkması için en büyük mücadeleyi veren Türkiye ve dünyanın en kurumsal şirketlerine rekor ceza verilmesi çok düşündürücüdür. Bunun gerçek sebebini anlayabilmiş değiliz. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Türkiye'de ve dünyada ilk 20'ye giren, aynı zamanda ülkemizdeki dağıtım sektörünün yüzde 100'ünü oluşturan şirketlerin tamamı cezalandırılıyorsa, kusur ceza alanda mı, yoksa sistemde midir? Bunu zaman gösterecektir.
20 Mart 2005 tarihinde, Türkiye'deki bayilerin neredeyse yarısının lisans işlemlerinin devam ettiği düşünülecek olursa, o bayilere akaryakıt teslimatı yapılmamasının ülkede ne boyutta bir kaos yaratacağı da unutulmamalıdır.
Cezaya maruz kalan dağıtım şirketlerinin tek suçu, lisans işlemleri devam eden bayilerini akaryakıtsız bırakmamış olmalarıdır. Bunun dışındaki tüm haberler asılsızdır.'