Petrole 11.5 milyar dolar

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, Türkiye'nin petrol faturasının bu yıl yaklaşık 6 milyar dolar artışla 11.5 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini söyledi.

İSTANBUL - Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, Türkiye'nin petrol faturasının bu yıl yaklaşık 6 milyar dolar artışla 11.5 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini söyledi. Birol'a göre rekor düzeylerde seyreden petrol fiyatları dünya ortalama ekonomik büyümesinin bu yıl yüzde 0.8 oranında hız kesmesine yol açacak ve tüm ekonomilerde cari açık sorununu körükleyecek.
Ölçüt sayılan ABD hafif petrolü ve İngiliz Brent petrollerinin eylül vadeli kontratları cuma günü varil başına 67.10 dolar ve 66.77 dolar ile rekor seviyeleri gördükten sonra bugün sırasıyla 66.86 ve 66.51 dolardan işlem gördü.
Sanayileşmiş 26 ülkeye enerji konusunda danışmanlık yapan ve OECD'nin bir kuruluşu olan IEA'nın başekonomisti Birol, "Halen şu ana kadar ortalama fiyatlar 45-46 dolarda. Eğer bu yıl petrol fiyatlarının ortalaması 50 dolar olursa, bu, dünya ekonomik büyümesinden 0.8 puan götürecek" dedi.
'Arz talep kafa kafaya'
Bu yılki petrol fiyatlarıyla ilgili tahmin vermeyen Birol, dünyadaki arz ve talep arasındaki dengenin 'kafa kafaya' gittiğine dikkat çekerek, "Bu yıl sonunda hem OPEC hem OPEC dışı ülkelerde devreye girecek bazı üretim tesisleri arz tarafında kısmi rahatlama yaratabilir. Ancak bunun tam bir rahatlama getirmesi yakın dönemde mümkün değil" diye konuştu.
ABD'de bu yıl beklentilerin altında seyreden büyüme ve avro bölgesindeki bazı önde gelen ülkelerdeki ekonomik daralmada petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin de etkisinin olduğunu belirten Fatih Birol, Türkiye'nin de bu yılki toplam petrol faturasının yaklaşık 6 milyar dolar artışla 11.5 milyar dolara ulaşacağını söyledi.
"Yüksek petrol fiyatları ülkelerin cari açıklarını büyütüyor. Bundan da en çok Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler olumsuz etkileniyor" diyen Birol, "Ancak yine de yüksek fiyatların etkisi 1973-74 ve 1979-80 yıllarındaki petrol şoklarındaki kadar yüksek değil. Çünkü petrolün genel enerji sektöründeki payı o yıllara göre azaldı" yorumu yaptı. BP'nin Dünya Enerji Yıllığına göre, ham petrol fiyatı 1864'teki Pennslyvania petrol sektörü patlaması sırasında 2004 fiyatlarıyla 97.79 dolarken, 1980'de İran-Irak savaşının başladığında 82.15 dolardı.
Bu kış çok kritik
OPEC'in taahhüt ettiği projelerin bu yıl sonunda hayata geçmesiyle 2006 başında arzda artış olacak. Ama bu bile piyasayı rahatlatmaya yeterli olmayacak" diyen Birol, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Dünyanın en büyük ham petrol tüketicisi ABD'de yazın artan benzin talebiyle fiyatlar yükseldi. Bu talep eylül-ekimde azalacak. Ancak ondan hemen sonra ABD'nin ısınma yakıtı ihtiyacı başlayacak. Bu nedenle bu yılki kış çok kritik. Eğer bu yeni projelerle ilgili taahhütler yerine getirilmezse bu, fiyatlar üzerinde yeni bir artırıcı etki yaratabilir."
Birol, ABD'deki talebin yanı sıra dünyanın ikinci büyük petrol tüketicisi Çin'in petrol talebindeki artışın bu yıl geçen yıla göre azalmasının beklenmesine rağmen, bu ülkenin talebinin fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini söyledi ve şunları kaydetti:
"Çin'de yakında devreye alınacak 3-4 büyük termik ve hidroelektrik santralla talepte azalma bekleniyor. Ayrıca Çin'in petrol stoku yaptığı da tahmin ediliyor. Bu nedenlerle Çin'de geçen yıl yüzde 15 olan petrol talep artışı bu yıl yüzde 6-7 ile sınırlanır."
Fatih Birol, yüksek fiyatların büyük tüketici ülkeleri alternatif enerjiye yönelttiğini ve biyobenzin, biyodizel, doğalgaz yatırımlarının arttığını açıkladı. Doğalgazın ve gaz yakan santrallarda üretilen elektriğin fiyatının petrole endeksli olduğunu hatırlatan Birol, ham petrol fiyatlardaki artışın doğalgazın fiyatını bir yıl, elektriğin fiyatını da bir buçuk yıl sonra etkilediğini söyledi.