Politikacı ve bürokratlar yılda 20-40 milyar dolar arasında rüşvet alıyor

Politikacı ve bürokratlar yılda 20-40 milyar dolar arasında rüşvet alıyor
Politikacı ve bürokratlar yılda 20-40 milyar dolar arasında rüşvet alıyor

Rapora göre, her üç şirketten birinde zimmet, 10 kuruluştan birinde de muhasebe dolandırıcılığı var. Bu olayların yarısında sorumlu üst ve orta düzey yöneticiler.

Küresel Yolsuzluk Raporu'na göre, sadece gelişmekte olan veya geçiş ekonomilerindeki politikacılar ve bürokratların bir yıl içinde aldığı rüşvet 20-40 milyar dolar. Raporda Türkiye yok

İSTANBUL - Uluslararası Şeffaflık Örgütünün Türkiye’de temsilciliğini yapan Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeki Gündüz, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yayımladığı Küresel Yolsuzluk Raporu’na göre sadece gelişmekte olan veya geçiş ekonomilerinde politikacılar ve bürokratların aldığı rüşvetin yılda 20-40 milyar dolar seviyelerine ulaştığını kaydetti.
Kuruluş amacı ulusal arenada yolsuzlukla mücadele etmek, bu süreçte hükümet, sivil toplum, iş dünyası ve medyayı bir araya getirmek olan Merkezi Berlin’de bulunan Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yayımladığı raporun 2009 konusu ‘Özel Sektör ve Yolsuzluk’ oldu.

Rüşvetsiz iş olmuyor
Afrika’dan Avrupa’ya kadar çeşitli piyasalardaki yolsuzluk riskini analiz etmeyi hedefleyen rapor sonuçlarını açıklayan Gündüz, raporda Türkiye’nin yer almadığını, raporun ele aldığı konular arasında rüşvet, yolsuzlukla mücadele yöntemleri, kurum içi yolsuzluk ve kartelleşme gibi başlıkların yer aldığını bildirdi. Gündüz, Çin ve Hindistan gibi yeni ekonomilerle gelişen yeni piyasalar ve yeni oyuncuların yolsuzluk karşısındaki durumuna yer veren rapora şu satırbaşlarıyla yer verdi: 

* Araştırmalara katılan her beş yöneticiden ikisinin kamu ile ilişkilerinde rüşvet verilmesi yönünde bir taleple karşılaştığını belirterek, yüzde 50’sinin ise rüşvetin, maliyetleri en az yüzde 10 yükselttiği görüşünde.

* Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 20’si, rakiplerinin rüşvet vermesi nedeniyle iş kaybettiğini düşünüyor, üçte biri rüşvetin gün geçtikçe yaygınlaştığı fikrinde.

* Kayırmacılık ve iltimas ile ahbaplık iş dünyasında önemli yer tutuyor. 

* OECD ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin yöneticilerinin yüzde 50’si, OECD dışı ülkelerde kamu ihalelerini alabilmek için en kolay yolun ‘aile ve yakın arkadaşlık ilişkisi’ kullanmak olduğunu belirtiyor. 

* Her üç şirketten birinde zimmet, her 10’undan birinde muhasebe dolandırıcılığı var. Bu olayların yarısında üst ve orta düzey yöneticiler olaylara karışıyor. Farkındalık yaratma, eğitim ve izleme ve gözleme gibi etkinlikler gerekli. Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika gibi ülkelerde dahi şirketlerin yüzde 80’inin yabancı ülke görevlilerine rüşvet verilmesine ilişkin OECD Konvansiyonu’ndan haberdar olmadığı saptanmıştır. 

* Dünyadaki 200 en büyük şirketin yüzde 90’ı şirket içi etik yönetmeliğine sahip. Ancak yarısı uygulamasını takip etmiyor. 

* Diğer bir yolsuzluk türünün de ‘Lobicilik’. Şirketlerin, mevzuatla ilgili değişikliklerinin kendi çıkarları doğrultusunda yapılması yönünde çeşitli çalışmalarda bulunduklarını ve şirketlerin hükümetler arasında sıkı ilişkilerde bulunduklarını belirtti.

Siyasi bağlantı önemli
Gündüz, İngiltere’de siyasi bağlantıları olan şirketlerin değerinin, toplam piyasa değerinin yüzde 40’ı seviyelerinde olduğunu bildirerek, “Rusya’da ise bu seviye yüzde 80’lere ulaşmakta. Brüksel’de AB siyasetini yönlendirmek üzere faaliyet gösteren 2 bin 500 lobi kuruluşu ve 15 bin lobici var. ABD’de her temsilci-senatör başına lobicilik faaliyeti harcaması 200 bin dolar ve her kanun yapıcı başına düşen lobici sayısı yüzde 5 olduğu belirtiliyor” şeklinde konuştu.

‘Brezilya yolsuzluğa yatkın’
Gündüz, yeni ekonomi devleri ve entegre piyasaların, yeni riskler oluşturduğunu bildirerek, Brezilya, Meksika, Çin ve Hindistan şirketlerinin yurt dışı faaliyetleri sırasında daha çok yolsuzluğa başvurduğunu belirtti.

‘Kara liste hazırlanmalı’
İş dünyasında yolsuzluğun iyi irdelenmesi gerektiğini dile getiren Gündüz, şunları kaydetti: “Şirketler bazında, kurumsal dürüstlüğün önemi vurgulanmalı ve desteklenmeli, bireysel çaba yerine kollektif harekete geçilmelidir. Hükümetler, mevzuatla ilgili çalışmalara ağırlık vermeli, mevcut denetleme yöntemleri ve uluslararası koordinasyona önem vermelidir. Sivil toplum temsilcileri, iş dünyasında yolsuzluğun diğer sosyal sorunlara neden olabileceği düşüncelerini akıllarından çıkarmamalı ve kurumsal dürüstlük ilkelerinin yaygınlaştırılması yönünden toplumun her kesimiyle işbirliği içinde olmalıdır. Kamuyu aydınlatma zorunluluğu, kara listeye alma, hukuka uygunluğun izlenmesi gibi yenilikçi yöntemlerin kullanılması önem taşımaktadır. Uluslararası işbirliğine önem verilmelidir.”

‘Türkiye’de denetim zayıf’
Türkiye’de büyük harcamaların yapıldığı alanlarda, kapsamlı denetimin yapılmadığını savunan Gündüz, bu alanlarda belli standartlarda denetimlerin yapılması ve yolsuzluğa mahal verilmemesi gerektiğini söyledi.
Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Çetinkaya ise, 2008’de ‘Yolsuzluk Algılama Endeksi’nde Türkiye’nin 58. sırada olduğunu hatırlatıp, bu yıl ki sonuçların kasım sonunda açıklanacağını bildirdi. (Radikal)