Prim affında geri adım

IMF'ye verilen son niyet mektubunda kamu alacakları için af getirilmeyeceği sözü verilmesine karşın geçen hafta SSK ve Bağ-Kur prim alacakları için affa hazırlanan hükümet dün ise bu konuda geri adım attı.

ANKARA - IMF'ye verilen son niyet mektubunda kamu alacakları için af getirilmeyeceği sözü verilmesine karşın geçen hafta SSK ve Bağ-Kur prim alacakları için affa hazırlanan hükümet dün ise bu konuda geri adım attı. Af kararının hemen ardından "Af IMF ile sıkıntı yaratmaz mı" sorusu yöneltilen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan "Onu da IMF düşünsün" karşılığı vererek hükümetin kararlılığını ortaya koymuştu. Ancak dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, SSK ve Bağ-Kur prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükmün tartışılması gerektiğini belirterek, "Maliye Bakanlığı'nın yasa tasarısı içerisinde yer alan bu hüküm geri çekilecek ve esaslı bir tartışma yapılacak" dedi.
Ankara Sanayi Odası Meclis toplantısına katılan Çalışma Bakanı, gazetecilerin, prim affına ilişkin sorusuna şu yanıtı verdi: "Af diye bir şey yok, bu bir ödeme kolaylığı, taksitlendirmedir. Çeşitli ekonomik zorluklardan dolayı SSK ve Bağ-Kur prim borçlarını ödeyemeyen vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı getirilmesi gündemde. Ancak, biraz daha tartışılması gerekiyor. Zannediyorum, yasa tasarısında yer alan bu hüküm, bu amaçla geri çekilecek ve esaslı tartışma yapılacak."
Başesgioğlu, dün TBMM Genel Kurulu'nda yasa tasarısının görüşmelerine işaret ederek, "Meclis'ten geçmeyebilir" dedi.
Bir puanlık indirim 500 YTL
SSK ve Bağ-Kur borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda IMF'nin bir itirazının gelip gelmediği sorusuna ise Başesgioğlu, "Bu tamamen bizim iç dinamiklerimizle ilgili. Kendi şartlarımıza göre yeniden değerlendirme ihtiyacı duyduk" yanıtını verdi.
Sosyal güvenlik reform yasa tasarısı görüşme takvimine ilişkin soruya Başesgioğlu, yasanın bu yıl çıkarılmasını amaçladıklarını söyledi. Başesgioğlu, ASO'da yaptığı konuşmada ise, bölgesel asgari ücret konusuna bakanlık olarak çok katı yaklaşmadıklarını belirterek, "Eğer ekonomiye istihdama katkısı olursa asgari ücretin bölgesel olması konusuna müspet yaklaşırız" dedi.
Başesgioğlu, bir puanlık prim indiriminin SSK'ya maliyetinin 500 milyon YTL olduğunu, işverene ise işçi başına 3.25 YTL rahatlık sağlayacağını, Hazine'nin borçlanma ile karşılayacağı bu yükün faizlerin ve işsizliğin artmasına yol açacağını anlattı. Ucuz işgücüne ilişkin değerlendirmelere de işaret eden Başesgioğlu, "Bugün Çin'de yaklaşık 2 milyon tutuklu ve hükümlü çalışıyor. Hindistan'da ise 397 milyon işgücü var, bunun yüzde 93'ü kayıt dışı. Bizim o şartlarda işçi çalıştırmamız mümkün değil" diye konuştu.
Buna karşın ocak ayı itibarıyla 5 milyon işçinin SSK bildirimi yapıldığını, bunun 586 bininin tekstilde çalıştığını belirten Başesgioğlu, "Oysa dün tekstilcilerin toplantısında ifade edilen rakam 3 milyondu" diyerek kayıtdışının boyutunu ifade etti. Çalışma Bakanı, bildirimlerin yüzde 55'inin asgari ücret olduğunu ve bunun da kayıtdışının başka şekli olduğuna dikkat çekti. Kıdem Tazminatı Fonu hazırlıklarına da değinen Başesgioğlu, "Taslağı hazırlayan hocalarımız, alınacak prim oranını yüzde 3 olarak belirledi. Açıkçası, bu yüzde 3'ün fonu çevirebileceğinden endişe ediyorum" dedi.
ASO: Prim yükü indirilsin
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, bir asgari ücretli için yılda devlete ödenen prim ve sigorta tutarının 3 milyar lira olduğunu vurgularken, prim yükünün 'aşamalı' indirilmesini istedi. Çağlayan, ASO meclis toplantısında, Türkiye'de prim yükünün yüzde 42, AB ülkelerinde ise ortalama yüzde 27 olduğunu söyledi. Çağlayan, Başesgioğlu'nun kendisine daha önce bir puan indirimin, devlete maliyetinin 500 trilyon olduğunu söylediğini belirterek şöyle devam etti: "Bir asgari ücretli için yılda ödediğimiz prim ve sigorta, 3 milyar lira. Prim yükü, 3 yıl içinde 5'er puan indirilmeli. Bu 15 puan fark, devletin 2.5 katrilyonluk gideri gibi gözükebilir. Ama 5 puan indirim kayıt dışı meselesini ciddi oranda çözer." Kıdem tazminatının uygulama esaslarının yeniden düzenlenmesini de isteyen Çağlayan, "İşçi kesiminin kıdem tazminatları bir fonda toplanmalı ve emeklilik zamanı geldiği zaman bu fondan parasını almalı. Bu fonlar mutlaka tekrar ekonomiye dönecek fonlar olmalı" dedi.
Af ne getiriyordu?
Maliye Bakanlığı'nca hazırlanan çok sayıda af içeren yasa tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeleri sırasında AKP'lilerinin önergesiyle SSK'nın 6.3 milyar YTL, Bağ-Kur'un da 21.5 milyar YTL prim ve ceza alacaklarına yeniden yapılandırma olanağı sağlamasına ilişkin madde eklenmişti.
Yasaya konulan madde ile SSK'nın 31 Aralık 2004 tarihi itibarıyla tahakkuk ettiği halde ödenmemiş prim borçları yeniden yapılandırılarak 18 ayda ödenmesine olanak sağlanıyordu. SSK yönetim kurulu, bu borçlara ilişkin zam ve faizleri ya anapara tutarına kadar indirecek, ya da borca DİE'nin Toptan Eşya Fiyat Endeksi'ni baz alıp faiz uygulayacak. Bağ-Kur'luların, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki prim, prime esas alacaklar ve bunlara bağlı faiz ve gecikme zammı borçlarının toplamı üzerinden yüzde 30'a kadar indirime gidilerek 18 ayda ödeme olanağı getiriliyordu. Yeniden yapılandırma ile Bağ-Kur'lulardan 7 milyar YTL tahsilat yapılacağı tahmin ediliyor.