Radikal yazdı IMF değiştirdi

Radikal gizlenen raporu 25 Haziran'da duyurmuştu.

Radikal, Türkiye'nin bir gözden geçirme raporunu yayımlamadığını ortaya çıkarınca IMF kural değiştirmeye karar verdi. Artık gözden geçirme raporlarını yayımlamayan ülkeler ilave kredi çekemeyecek.

İSTANBUL- Türkiye'nin Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2005 yılı kasım ayında hazırladığı gözden geçirme uzman raporunu zamanında yayımlamaması IMF'yi bu konuda özel düzenleme yapmaya mecbur etti. IMF'nin yeni benimsediği prensiplere göre bundan böyle IMF kaynaklarından ek kredi çekmek isteyen ülke, ilave krediyi almadan önce, IMF'nin hazırladığı ülke raporunu yayımlanması gerekecek.
Edinilen bilgiye göre, IMF'nin yeni prensibinde Hazine Müsteşarlığı'nın 1. ve 2. gözden geçirme çalışmaları için Türkiye'ye gelen heyetin hazırladığı '1. ve 2. gözden geçirmeye ilişkin uzman raporunu ekonomiye ilişkin bazı uyarılar bulunması nedeniyle yayımlanmaması etkili oldu.
IMF uzmanları Susan Schadler ve Matthew Fischer raporu 2005 yılının kasım ayında tamamladı. Ancak, hükümet ekonomiyle ilgili bazı uyarıların panik yaratacağı gerekçesiyle raporun yayınlanmasına veto hakkını kullanarak karşı çıktı ve rapor kamuoyuyla paylaşılmadı. Ancak CHP lideri Deniz Baykal 25 Haziran 2006'da Radikal Gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Yetkin'in kendisiyle yaptığı söyleşide raporu göstermiş ve mayıs-haziranda Türkiye'yi sallayan krizin gelmekte olduğunun belirtildiği raporun hükümet tarafından kamuoyuna açıklanmadığını anlatmıştı.
Riskler anlatılmıştı
Baykal, Yetkin'le yaptığı söyleşide rapor gizlendiği için krizin daha da ağır yaşandığını belirtmiş ve şunları anlatmıştı: "Son ekonomik kriz hükümet için bir sürpriz değildi. Ama hükümet krizin gelmekte olduğunu kamuoyuna duyurmak istemedi, raporu kamuoyundan saklama yoluna gitti, dahası, gerekli önlemleri de almadı. IMF, birinci ve ikinci gözden geçirmeleri değerlendirirken ciddi uyarı, önlem öneri içeren rapor hazırladı. Hükümet raporun yayımlanmasını yasakladı. IMF'nin internet sitesinde Türkiye'yle ilgili raporlar arasında bu rapor bulunmuyor." Aynı gün ise Hazine yaptığı açıklamada raporların yayınlanmasına yasak getirilmesinin mümkün olmadığını belirterek IMF'nin uzman raporunda dile getirilen risklere ilişkin değerlendirmelerin 28 Kasım tarihli rapordan 10 gün önce 18 Kasım 2005'te kamuoyuyla paylaşılan '19. stand-by düzenlemesinin kabulüne ilişkin uzman raporunda bulunduğunu ifade etmişti. Ancak, Hazine risklerin daha önce dile getirildiğini ifade etmesine rağmen uzman raporunu çok yoğun tartışmaların ardından temmuzda sitesine koymuştu.
Singapur'da yapılan IMF-Dünya Bankası yıllık toplantısında ortaya çıkan yeni IMF yaklaşımı, Fon'un, 'kriz olmadan önleme-gözetim' ve 'daha çok sosyal sorumluluk-sivil toplum kuruluşları ve kamuoyuyla paylaşma' gibi yeni yaklaşım biçimlerini ortaya çıkarıyor. IMF, kaynakların daha etkin kullanılması açısından, ilave kredi sorumluluklarında, ilgili ülke halkının da haberdar edilmesini ve böyle bir sorumluluktan halkın da bilgi sahibi olmasını amaçlıyor. Fonun bilgilendirme süreci de, ülke raporlarının yayınlanmasının zorunlu hale getirilmesiyle sağlanacak. Bu kural, Türkiye'nin IMF ile 10 milyar dolarlık ek kredi destekli uygulamaya koyduğu yeni stand-by döneminden önce konulsaydı, bu kredi kulanıma açılmayabilecekti.
Kamuyla bilgi paylaşma
IMF uzmanları, bir ekonomik program yürütülürken, IMF'nin sağladığı kredi desteğine ilave kredi isteyen bir ülkenin yeni bir sorumluluk altına girdiğini ve bu nedenle, yeni sorumluluğun, ilgili ülkenin kamuoyuyla da paylaşılması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, IMF, krize giren ülkenin, acil finansman ihtiyacı için normal kotasının üç-dört katı kredi çekebilme imkânı üzerinde de çalışıyor. Bu türden kredi verilecek ülkelerin, doğru politikalar uygulamalarına rağmen dış faktörlerden kaynaklanan krize girmiş olmaları kriteri aranacak.
En çok destek Türkiye'ye
1999'dan bu yana Fon'dan en çok kredi kullanan ülke olduğu için Türkiye'nin kullandığı miktar IMF için büyük önem taşıyor. Türkiye kullandığı 40 milyar dolar kredinin büyük kısmını ödemesine rağmen kuruluşa 21 Eylül 2006 itibarıyla 11.5 milyar dolar daha borcu var. IMF bu nedenle Türkiye'nin diğer üyelere iyi örnek olmasını istiyor.
Raporda neler vardı?
IMF uzmanları tarafından hazırlanan raporda şu görüşlere yer verilmişti:
"Türkiye'nin gerekli önlemleri almaması halinde 2006'da mali kırılganlığındaki artışı önlemek mümkün olmayabilir. Dış dünyada oluşabilecek bir likidite sıkışıklığı durumunda, yabancı fonların, bizim deyişimizle sıcak paranın, Türkiye algılamasının değişmesinin mümkündür ve bu durumda YTL'nin ciddi şekilde değer kaybına uğrayabiir. Bu nedenle, borç dinamiğinin bozulabilir, bankacılık sektörü ve reel sektör zayıflayabilir. Global piyasalardaki fırsatların en iyi şekilde değerlendirilmesi ve ekonominin kırılganlıklarının azaltılması yolunda azami gayretin gösterilmelidir.
Artan cari işlemler açığı nedeniyle daha sıkı maliye politikası uygulanmalı, yapısal reformlar daha fazla geciktirilmemelidir."