'Rahat koltuklarında yan gelip yatanın artık bu ülkede yeri yok'

'Rahat koltuklarında yan gelip yatanın artık bu ülkede yeri yok'
'Rahat koltuklarında yan gelip yatanın artık bu ülkede yeri yok'

Erdoğan, ileri demokrasiye ulaşan ve demokratik istikrarını sağlayabilen ülkelerin orta sınıfını güçlendirebileceğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Ekonomi büyüsün, demokrasi güçlensin ama hükümeti destekleme. Artık bu anlayışın yeri yok' dedi. Erdoğan, KOBİ'lerin tavrından da büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi

İSTANBUL - Referandum öncesinde oyunun rengini açıklamayanları sert dille eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , referandum sonrasında da yine ‘evet’e açık destek vermeyenleri eleştirdi. Özellikle Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) başta olmak üzere oyunun rengini belli etmeyen sivil toplum kuruluşlarını ima eden Başbakan, “Hükümet ekonomiyi büyütsün, demokrasiyi güçlendirsin ama biz hükümete destek olmayalım, rahat koltuklarda yan gelip yatalım. Olmaz böyle bir şey. Bu anlayışın artık Türkiye ’de yeri yok” dedi.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) dünkü meclis toplantısına katılan Başbakan Erdoğan, referandumu ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Referandumdan çıkan sonucun, Türkiye’nin güven ve istikrarına güç verdiğini ifade eden Erdoğan, “Sizler artık istatistiklerin içindesiniz, matematiğin içindesiniz. Bazen geometrik artışları da değerlendirmek zorundayız ki, bunları görelim. Ona göre, önümüz çok daha açık” diye konuştu.

TÜSİAD’a imalı gönderme Ekonominin üzerindeki siyasi risklerin ciddi şekilde azaldığını belirten Erdoğan, İTO’nun Başkanı ve mensuplarından gelen açıklamaların sürece farklı bir güç kattığını dile getirdi. Erdoğan, “Bu hiçbir zaman, ‘Ben filanca siyasi partinin mensubuyum’ demeyi gerektirmiyor. Çünkü bu bir genel seçim değildir. Bu, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığımız görüşmeler neticesinde ortaya çıkan bir anayasa paketiydi. Bunun içinde siz varsınız, memur, işçi, çocuklarımız, kadınlarımız, engellilerimiz vesaire var” dedi.
Demokrasiyle ekonomik gelişmenin ters orantılı olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasında isim vermeden başta TÜSİAD olmak üzere referandum sürecinde anayasa paketine açıkça desteğini ilan etmeyen, oyunun rengini açıklamayan sivil toplum kuruluşlarını ima eden sert mesajlar da gönderdi.

STK’lara sert mesajlar verdi
“Demokrasi ileriyse ekonomi de ileri olacaktır. Ama, demokrasi ileri, ekonomi geri olmaz veya ekonomi ileri, demokrasi geri olmaz” diyen Erdoğan Türkiye’nin 7-8 yıldır bunun kavgasını verdiğini söyledi. “Şimdi de bunun neticesini, hasılasını almaya başladık. Biz ekonomiyi nasıl siyasi hesaplarla, ideolojik kaygılarla yönetmiyor, herkesin çıkarına olan, tüm Türkiye’nin menfaatine olan politikaları hayata geçiriyorsak ekonomi içindeki aktörler de ülkenin ve ekonominin faydasını ve hassasiyetlerini gözetmek durumundadır” görüşünü dile getiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , şu sert mesajı verdi: “’Ekonomide büyüyelim ama demokrasi alanında yerimizde sayalım.’ Mümkün mü? ’İhracatımız artsın ama hak ve özgürlükler gelişmesin.’ Bu tür yaklaşımları savunamayız. Böyle bir yaklaşım olamaz, olsa da başarıya ulaşamaz. Ekonomide büyümek istiyorsak demokratikleşmeyi de aynı kararlılıkla hep beraber savunmak durumundayız. ’Hükümet ekonomiyi büyütsün, demokrasiyi güçlendirsin ama biz hükümete destek olmayalım, rahat koltuklarda yan gelip yatalım.’ Olmaz böyle bir şey. Artık bu, geçmişin kompleksli anlayışıdır. Bu anlayışa, artık Türkiye’de yer yok. Eğer Türkiye’yi büyüteceksek iktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplumuyla, iş dünyasıyla, sanatçısıyla, sporcusuyla hep beraber sorumluluk almak ve çaba göstermek durumundayız.” (Radikal)

KOBİ’lere özel övgü 
Referandumdan hemen önce bir televizyon kanalında “TÜSİAD, Anadolu sermayesini dışlıyor. Ama sermaye de el değiştiriyor. Bu da bizim en büyük güvencemiz” yorumunu yapan Başbakan, referandum sonucunun bu fikrini doğruladığını da ima etti. Erdoğan: “KOBİ’lerimizin hassasiyetlerimizi büyük oranda paylaşıyor olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. KOBİ’lerimizin başarılı olması demek, Türkiye’nin daha sağlam bir zeminde büyümesi demektir. KOBİ’lerimiz geçmiş dönemlerde ciddi şekilde ihmal edilmişti. Halbuki küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri güçlü olmayan bir ülkenin sadece ekonomisini değil, sosyal barışını ve toplumsal huzurunu da koruması mümkün değildir. Özellikle pazar günü yapılan halk oylamasında da ısrarla, kampanya boyunca vurguladığımız gibi, ileri demokrasiye ulaşan ve demokratik istikrarını sağlayabilen ülkeler orta sınıfını güçlendirebilen ülkelerdir” dedi.