Rahmi Koç, 'Soğukta parça sayarak işe başladım' dediği Otokoç'ta 50 yılı devirdi

Rahmi Koç, 'Soğukta parça sayarak işe başladım' dediği Otokoç'ta 50 yılı devirdi
Rahmi Koç, 'Soğukta parça sayarak işe başladım' dediği Otokoç'ta 50 yılı devirdi

Otokoç?un 80?inci yılı ve Rahmi Koç?un iş hayatına başlamasının 50?nci yılı şerefine yapılan gecede, Otokoç?ta 30 yılını 40 yılını, geçirmiş çalışanlara tek tek başarı plaketi verildi.

1958'de Otokoç'ta Bernar Nahum'un yanında yedek parça sayarak iş hayatına başlayan Rahmi Koç 50'nci yılını görkemli bir geceyle kutladı. Koç, Otokoç'un yılda 35 adet otomobil satışından 700 bine nasıl ulaştığının öyküsünü paylaştı
Haber: ÇAĞRI BİLGİN - cagri.bilgin@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, iş hayatındaki 50’nci yılını görkemli bir geceyle kutladı. Bir işadamı onuruna hayattayken yapılan çok özel bir geceye ev sahipliği yapan Rahmi Koç’un, askerlikten sonra çalışmaya başladığı ilk işyeri Otokoç’un da 80. yılıydı.

Rahmi Koç, Vehbi Bey’in Ford’un bayiliğini almasıyla grubun otomotiv sektörüne adım attığını hatırlatarak, “Otokoç yılda 35 otomobil satarken, bugün Koç Topluluğu olarak imalat, ithalat ve ihracat olarak 700 bin otomobile ulaştık. Otokoç, Koç Grubu’nun otomotiv sanayiine girişini sağladı” dedi. Rahmi Koç, 50 yıl önce iş hayatına başladığı Otokoç’taki anılarını konuklarla paylaştı.

Otokoç 80 yaşında
Rahmi Koç Müzesi’nde organize edilen geceden önce Otokoç’ta 30, 40 ve Rahmi Koç gibi 50’nci yılını kutlayan yöneticilere tek tek plaket verildi. Törende Koç Ailesi’nin üyeleri de hazır bulundu. Plaket takdiminden önce bir konuşma yapan Rahmi Koç, iş hayatına başladığı Otokoç’taki anılarını konuklarla paylaştı.

Rahmi Koç, askerliğini bitirdikten sonra aynı zamanda Koç Holding’in kurucu ortakları arasında bulunan Bernar Nahum’un yanında işe başladığını anlattı. Koç, 1 Eylül 1958’de Bernar Nahum’un yanına gittiklerini belirterek, “Bana kümes gibi bir yer verdiler. Oda o kadar küçüktü ki fikir değiştirmek için dışarı çıkmak gerekiyordu” dedi. Garajda ve yedek parça bölümünde çalıştığını, daha sonra Anadolu’daki bayileri gezdiğini, bunu takiben Bernar Nahum’un kendisini yurtdışı seyahatlere de aldığını aktaran Koç, bazı zamanlar cumartesi, hatta pazar günleri bile çalıştıklarını söyledi. Rahmi Koç, “Bir yılbaşı günü dona dona yedek parça saydık. Hava buz gibiydi” diye konuştu.

Otomobile ‘Ford’ derlerdi
“Seneler su gibi geçti” diyen Koç, şöyle devam etti: “Otokoç senede 35-50 otomobil satarken, bugün Koç Topluluğu olarak imalat, ithalat ve ihracat olarak 700 bin otomobilden bahsediyoruz. Otokoç, Koç Grubu’nun otomotiv sanayine girişini sağladı.

Vehbi Koç önce Ankara’da inşaat işine başlamıştı. Çünkü Ankara başkent olunca inşaat işleri başladı ve yollar yapıldı. Vehbi bey, Mobil’den benzin istasyonu acenteliği aldı. Ulus’ta ilk istasyon açıldı. Ondan sonra otomobiller ithal edilmeye başlandı. Vehbi bey de otomobil işine girdi. Koç Ticaret şirketinin otomobil şubesini takiben Otokoç kuruldu. O dönemde herkes Ankara’da Ford’u bilirdi. Çünkü köylerde otomobile ‘Ford’ derlerdi; ‘Ford’un ne marka’ diye sorarlardı.”

‘Golfü bile vazife görürdü’
İş hayatına yanında başladığı Bernar Nahum’un ailesi ve işi dışında başka bir şeyi düşünmediğini söyleyen Koç, “Mösyö Bernar, golfü bile vazife olarak oynardı. Yardım severdi ama kimseye göstermeden yardım ederdi. Mösyö Nahum’dan bir şey sattıktan sonra parayı almayı öğrendim” dedi.

‘Dezavantajlar da var’
Otomotiv sektöründe öncü olduklarını, bunun hem avantajları hem de dezavantajlarının bulunduğunu dile getiren Koç, şöyle devam etti: “Avantajı; öncü olduğunuz zaman herkesten önde gidiyorsunuz, herkesten daha tecrübeli oluyorsunuz, para kazanılacaksa herkesten önce para kazanıyorsunuz. Dezavantajları ise; bürokratik engelleri siz yeniyorsunuz, adam yetiştiriyorsunuz, kalite konusunu hallediyorsunuz, yabancılarla müzakereler yapıyorsunuz... Yani yolu siz açıyorsunuz, kanunlar sizin sayenizde çıkıyor, sonradan pazara girenler bu sıkıntıları yaşamıyor. Biz daha çok avantajlı yoldan gittik. Dezavantajını da mümkün mertebe asgariye indirmeye çalıştık.”

New York’ta taksi ihalesi
Ford’un distribütörlüğünü almalarıyla başlayan otomotiv alanındaki faaliyetleri hakkında bilgi veren Rahmi Koç, bugün Doblo, Minicargo ve Transit Connect’in ihraç edildiğini hatırlatarak, “ABD’ye de hafif ticari araç Transit Connect ihraç edeceğiz. New York’ta taksi olarak kullanılacak Transit Connect’ler. Bunun için ihale açıldı, katıldık, sonucunu bekliyoruz” diye konuştu.

At arabası yerine oto
Otokoç Genel Müdürü Cenk Çimen de, Otokoç’un temellerinin, “Herkesin at arabası yerine bir arabası olsun” diyen Vehbi Koç’un 1928’de Ford Motor Company’nin Ankara acenteliğini almasıyla atıldığını kaydetti. Çimen, “Hedefimiz köklü geçmişimizden aldığımız gücü yeni yatırımlarla birleştirerek, emaneti gelecek nesillere en iyi şekilde taşımaktır” dedi.

Otokoç’la 2 milyar YTL
Çimen, Otokoç’un toplam 2 milyar YTL’lik cirosuyla otomotiv sektörünün en büyük ve örnek şirketlerinden biri olduğunu hatırlatarak; geçtiğimiz üç yıllık dönemde otomotiv perakendeciliği tarafında 12 yeni tesis açılışı ve 17 tesis yenilemesi, araç kiralama tarafında ise 17 adet yeni hizmet noktası açılışı ve 51 ofis yenilemesi yaptıklarını ifade etti.
Çimen, “Bugün geldiği noktada Otokoç, Birmot, Avis ve Budget markalarıyla müşterilerine hizmet veren Otokoç, Türkiye’nin çeşitli noktalarında 31 tesis, yıllık 57 bin 500 adetlik araç satışına sahip. Otomotiv pazarından yüzde 9’luk pay alıyor” dedi.

‘Kaptanı Aurelio gibi yapalım’

Rahmi Koç’la ilgili kısa filmlerden birinde dünya turunda kaptanlığını yapan Josep Katalan da konuştu... Rahmi Koç’un ‘Yosi’ dediği kaptanın babası Kırklareli doğumlu ama kendisi İsrail vatandaşı. Rahmi Koç, kaptanını dinledikten sonra şöyle dedi:
“Biz Yosi’yi Türk tebasına (vatandaşlığına) geçirmek istedik. Gerekli başvuruları yaptırdık.
Yosi aşağı yukarı 23 yıldır bizimle. Tabii sıklıkla yurtdışına gidip geldiği için, tam oturma süresini dolduramamış, ‘Daha beklemesi lazım’ dediler.

Bizim kaptan Yosi’yi Türk tebasına almadılar ama Fenerbahçeli Marco (Mehmet) Aurelio 24 saatte Türk tebasına geçirildi. Bunu da anlayabilmiş değilim.” Rahmi Koç’a yanıt, oğlu Ali Koç’tan geldi:  “İşte Koç’la Fenerbahçe farkı...”

‘Babam için Beşiktaşlı olurdum’

Rahmi Koç Müzesi açıldığı günden bu yana en geniş katılımlı görkemli bir kutlama partisine ev sahipliği yaptı. Rahmi Koç’un yakın arkadaşları, iş dünyasının önde gelen hemen hemen tüm isimleri partideydi. Müzenin dış mekânının ortasına kurulan sahneye şovmen Beyazıt Öztürk çıktı. Beyaz, sahneye önce Mustafa Koç ile Ali Koç’u çağırdı. Mustafa Koç, “Kapanma aşamasına bile gelen Otosan’ın Ford’la ulaştığı bugünkü başarıları Rahmi Koç’un eseridir” dedi. Türkiye’de Diners’la ilk kredi kartı uygulamasının da Rahmi Koç sayesinde hayata geçtiğine dikkat çekti.

Beyaz, Ali Koç’a babaları koyu Beşiktaşlıyken nasıl Fenerbahçeli olduklarını sordu. Ali Koç, “Babam yaşlandıkça, daha doğrusu yaşı ilerledikçe, enerjisi artıyor, günü 36 saat gibi yaşıyor. İçindeki Beşiktaş sevgisi iyice su yüzüne çıkıyor. Fenerbahçe başarılı olunca, babamın üzüldüğünü görüyorum, ben de üzülüyorum. Beşiktaş başarılı olunca, babam seviniyor ama benim üzüldüğümü görünce, yine üzülüyor. Onun böyle etkileneceğini öngörebilseydim Beşiktaşlı olurdum” dedi.

‘Bütün kızlar cipimdeydi’

Rahmi Koç’un okuldan sınıf arkadaşı Şafer Çağlayan da şu anısını paylaştı: “Babam ordudan çıkarılmış ikinci el bir cip almıştı bana. Rahmi ise iki kişilik spor arabasıyla okula gelirdi. Fakat hiçbir kızı spor arabasıyla tavlayamazdı. Çünkü, bütün güzel kızlar benim cipimdeydi. Ben de Rahmi’ye, ‘Sen de ikinci el bir cip al’ diye takılmıştım.”

‘Ömer siyah giyer’
Gecenin davetiyelerinde ‘koyu renk elbise giyilme’ ricası yer almıştı. Koç ailesi ve Koç Holding bünyesindeki birçok isim geceye beyaz smokinlerle gelmişti, Ömer Koç hariç. Rahmi Koç, “Ömer biraz değişiktir. Biz beyaz giyeriz o siyah” diye takıldı. Ömer Koç’un yanıtı da, “Beyaz smokinim yok” şeklinde olunca, Rahmi Koç, “Sana da bir beyaz smokin alalım oğlum öyleyse” dedi.

‘Bernar Nahum, bayilerin metresi mi var, parayı nasıl harcıyorlar diye bakardı’

Otokoç’ta garaj günlerini anlatan Rahmi Koç şunları söyledi: “Eski arabalar geliyor gidiyor, parça bulmak kolay olmuyor. Ben de 1958’den aşağı model arabaları kabul etmek istemezdim.”

Nahum’dan söz eden Koç şunları söyledi: “Nahum, bayilere çok önem verirdi. Hepsiyle tek tek ilgilenirdi. Kesinlikle batmalarına izin vermezdi. Zor durumda olan bayiye ödeme kolaylığı sunar, düzlüğe çıkarıncaya kadar destek olurdu. Bayilerin hayatlarını mercek altında tutardı, çocuklarının tahsiliyle ilgilenirdi. Hatta kazandıkları paraları nerede harcadıklarını bile bilmek isterdi. Adam ev mi almış, otel mi yaptırıyor? ya da İstanbul’da metres mi tutmuş ne yapıyor? Bunların hepsini bilmek isterdi. Başarılı bayilere yemekte tabakların altına yerleştirdiği zarfların içinre sürpriz çekler bırakırdı” dedi. Şirkette 50. yılını dolduran Bernar Nahum’un plaketini oğlu Jan Nahum aldı. Kutlamaya Koç ailesi dışında, Koç Holding İcra Kurulu Başkanı Bülent Bulgurlu, Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Turgay Durak, eski Koç Holding  yöneticilerinden Can ve İnan Kıraç, Ali Koç, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Rahmi beye yabancı şişede Türk şarabı

Beyaz’ın ekibiyle birlikte Rahmi Koç için hazırladığı şarkının dinletildiği dakikalardan sonra sürpriz filmler de gösterildi. Rahmi Koç’un yakın dostları ve çevresindeki bazı isimlerden ilginç anıların aktarıldığı kısa filmler gösterildi. Beyaz, bu filmler gösterilmeden önce sahneye Rahmi Koç’u davet etti. Beyaz, “Rahmi bey, şarap sever misiniz?” diye sordu. Rahmi Koç, “Doğrudur, şarap severim. Ben ucuz şarap severim. Pahalı şarabı seçmek kolay. Listedeki en pahalısını seçmek, en iyi şarabı seçmek anlamına gelmez. Önemli olan, fiyatı uygunlar arasından iyisini seçebilmektir” diye yanıtladı. Derken, ekrana Rahmi Koç’un yakın arkadaşı Azize Taylan’ın Rahmi Koç’la ilgili şarap anısı yansıdı. Taylan şöyle dedi: “Yıllar önce Rahmi bana, ‘Evde Fransız şarabı bulundur’ dedi. Ben de babamın kilerde kalmış Alman şaraplarını bulup çıkardım. Rahmi bizim eve geldikçe, onlardan çıkarır, ikram ederdim. Sonunda o şaraplar tükendi. Boş şişeye Kavaklıdere şarabı koyup, Rahmi’ye içirdim. Farkına vardı mı bilmiyorum. Bana hiçbir şey demedi.” Gecenin sonunda, Rahmi Koç’a şarap esprisini sorunca şu yanıtı aldık: “Azize’yi bozmamak için sesimi çıkarmazdım. Fakat şarapları çaktırmadan lavaboya döküyordum.”