'Referandumda tüm üyeleri bağlayan bir karar açıklamak doğru değil'

'Referandumda tüm üyeleri bağlayan bir karar açıklamak doğru değil'
'Referandumda tüm üyeleri bağlayan bir karar açıklamak doğru değil'

Tanıl Küçük, referandum sürecinde bir karar açıklamanın İSO nun bugüne kadar ortaya koyduğu kurumsal anlayışla uygun düşmeyeceğini söyledi. FOTOĞRAF: AZİZ UZUN / AA

Referandum sürecinde, üyelerin tek tek tercihlerini açıklayabileceklerine ve bunun bireysel bir hak olduğuna işaret eden İSO Başkanı Tanıl Küçük, 'Ancak, oda yönetimi olarak herhangi bir tercih telkininde bulunmanın, üyelerimizin bireysel iradesini gölgeleyeceğini düşünüyoruz' dedi

İSTANBUL - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, 12 Eylül ’de yapılacak referandum konusunda, “Sivil toplum kuruluşlarının tüm üyelerini bağlayan bir oy tercihini dile getirmeleri kanaatimizce doğru değildir” dedi. Küçük, ‘ Türkiye ’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Raporu’nun açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin öncelikli görevinin, temsil ettikleri kesimlerin sorunlarını, taleplerini dile getirmek olduğunu kaydetti.
Bu süreçte, sivil toplum kuruluşlarının nasıl davranması gerektiğine dair tartışmaların da gündeme geldiğini anımsatan Küçük, şunları söyledi: “Hepimizin bireysel hayatını, yanısıra, toplumsal hayatı, demokratik işleyişi doğrudan ilgilendiren Anayasa gibi önemli bir konuda, sivil toplum kuruluşları elbette ki değişikliklerin içeriğine ilişkin fikirlerini beyan edebilir. Tartışmaya katılabilirler. Bu zaten demokratik sürecin olması gereken bir parçası. Ancak, sivil toplum kuruluşlarının tüm üyelerini bağlayan bir oy tercihini dile getirmeleri kanaatimizce doğru değil. Zira, çağdaş demokratik sistemlerde, ister seçimlerde ister referandumlarda olsun, oy kullanmak, sistemin özünü oluşturan, en temel bireysel haktır. Demokratik işleyişin esasını, herkesin özgür iradesiyle, herhangi bir müdahaleye maruz kalmadan sandık başına gitmesi oluşturur. ‘Gizli oy, açık sayım’ kuralı verilen oyun mahremiyetine gösterilen saygının bir gereğidir.”

‘İSO’nun tavrına uymaz’
Referandum sürecinde, üyelerin tek tek kişisel tercihlerini açıklayabileceklerine işaret eden Küçük, bunun da bireysel bir hak olduğunu altını çizdi.
Tanıl Küçük, “Ancak, oda yönetimi olarak, odamız adına, herhangi bir tercih telkininde bulunmanın, üyelerimizin bireysel iradesini gölgeleyebileceği düşüncesindeyiz” dedi. Böyle bir yaklaşımın, İSO’nun bugüne kadar ortaya koyduğu kurumsal tavır ve anlayışla da uygun düşmeyeceğini vurgulayan Tanıl Küçük, “Huzurlu, sağduyulu bir referandum süreci geçirmek beklentisiyle, kısa vadeli çıkar ve beklentiler yerine, Anayasal değişikliklerin içeriğine odaklanılarak verilecek ‘evet’ ve ‘hayır’ oylarının saygıyla karşılanması gerektiğini ifade ediyor ve çıkacak sonucun ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz” diye konuştu.
Kriz yılı 2009’da İSO 500’lerde elde edilen olumlu sonuçların, dışa açılma sürecinin başlangıcından bu yana, irili ufaklı, sayısız krizle karşılaşan Türk sanayinin ve Türk ekonomi yönetiminin, krizlerle mücadelede kazandığı deneyim ve başarının işareti olduğunu belirten Küçük, “Bu yönüyle ayrıştırıcı değil, birleştirici olması gereken, çok önemli, memnuniyet verici bir gelişmedir. Hem sanayimiz hem de ekonomi yönetimimiz adına, paylaşılması gereken ortak bir başarıdır” dedi. Araştırmaların ortaya koyduğu üzere, kârlılığın artmasındaki en önemli etkenin, maliyetlerin ve finansman giderlerinin azalması olduğunun altını çizen Küçük, bu azalmada hem sanayicilerin hem de ekonomi yönetiminin özveri ve katkısı bulunduğunu anlattı.

‘Sanayici gerekeni yapıyor’
Sanayicilerin her anlamda verimliliğini artırarak kendi üzerine düşeni yaptığını, ekonomi yönetiminin de izlediği faiz politikaları ile finansman giderlerinin azalmasına imkan sağladığını ifade eden Tanıl Küçük, “Evet, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla, krize karşı mücadelede önemli kazanımlar sağladı, olumlu bir zemin yakalandı. Ama her zaman ifade ettiğimiz üzere, artık önümüzdeki mesele sağlanan kazanımların korunması ve artarak devam ettirebilmesi” dedi.
Bundan sonra çabalarının, daha önce olduğu gibi, yine bu yönde olacağını vurgulayan Küçük, “Ümit ediyoruz ki, 2009’daki olumlu koşullar sürdürülebilir hale gelecek, 2010 ve sonrasındaki yıllar, sanayimiz için daha da olumlu sonuçları karşımıza çıkaracak” değerlendirmesinde bulundu. 

İkinci 500’de de kâr arttı istihdam azaldı
İSO İkinci 500 raporuna göre, ilk 500’de de olduğu gibi şirketlerin vergi öncesi dönem kârı artarken, toplam çalışan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1.4 azaldı. Raporda 2008 yılında olduğu gibi yine 496 özel kuruluş ve dört de kamu kuruluşu yer aldı. Bir önceki yıldan ikinci 500 kapsamına giren 348 sanayi kuruluşu 2009 yılında da yerini korurken, 152 yeni katılım oldu. 2009 yılındaki 152 yeni kuruluşun 51’i 2008 birinci 500 sıralamasından gelirken, geri kalan 101 kuruluş ise 2008’deki bin kuruluşun dışından sıralamaya girdi.
İSO’nun ‘İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2009 Yılı Raporu’na göre, Adana’dan Oyka Kağıt Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş, 98 milyon 178 bin 311 liralık net üretimden satışla birinci oldu. Rapora göre, listenin ilk 50’sinde, İstanbul’dan 19, Ege bölgesi’nden beş, Kocaeli ve Bursa’dan üç, Ankara ve Denizli’den iki firma yer aldı. Rapor’da ilk 50 firma arasında tek Kamu Kuruluşu olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İSTON İstanbul Beton Elemanları ve Hazır Beton yer aldı. (Radikal)