'Reformdaki gecikme büyümeyi etkiler'

Uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley, sosyal güvenlik reformunun yürürlüğe girmesindeki gecikmenin, orta vadede ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyerek, sosyoekonomik koşulları kötüleştirebileceği uyarısında bulundu.

ANKARA - Uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley, sosyal güvenlik reformunun yürürlüğe girmesindeki gecikmenin, orta vadede ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyerek, sosyoekonomik koşulları kötüleştirebileceği uyarısında bulundu. Morgan Stanley'nin sosyal güvenlik reformu konusundaki analizinden derlenen bilgiye göre, reformun gecikmesi ya da uygulamaya geçirilememesi, Türkiye'nin mevcut ekonomik potansiyelini olumsuz etkileyecek.
Türkiye'nin sürdürülemez bir sosyal güvenlik açığına sahip bulunduğunun vurgulandığı Morgan Stanley analizinde, 1990'da, gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) temelinde yüzde 0.3 olan sosyal güvenlik finansman açığının, bu yıl, yüzde 5'e yükseldiği belirtildi.
Analizde, Türkiye'nin demografik olarak, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için halen avantaja sahip olduğu, ancak reformun uygulamasındaki gecikmenin, Türkiye'nin bu avantajını tersine çevirebileceği vurgulandı. Türkiye'deki sosyal güvenlik sisteminde her çalışana düşen emekli sayında gittikçe bir bozulmanın olduğunun belirtildiği analizde, Avrupa'nın sahip olmadığı, genç bir nüfus gibi demografik bir avantajı kullanma imkânının bulunduğu kaydedildi. Analizde, Türkiye'nin şu andaki demografik avantajını kullanma konusundaki zamanın kısıtlı olduğu, çünkü nüfus artış hızının yavaşladığı, ortalama yaşam süresinin uzadığı, bu sebeplerle şimdiki genç nüfus avantajının uzun süre korunamayabileceği de vurgulandı.
Türkiye'nin, uzun yıllardan bu yana ilk kez popülist olmayan bir yaklaşımla sosyal güvenlik reformunu uygulama aşamasına geldiğinin hatırlatıldığı banka analizinde, bu reformun çıkarılamamasının ya da çok gecikmesinin Türkiye'nin ekonomik potansiyeli ve mali sürdürülebilirliğine zarar vereceği, diğer kazanımları da olumsuz etkileyeceği ifade edildi.
Bu arada OECD'nin son raporunda, emeklilik reformunun Türkiye'deki kayıt dışı ve kayıtlı ekonomi ikiliğinin aşılması için kilit önemde olduğu belirtildi.
Türkiye'nin dış ticaret payı yüzde 0.91'e çıktı
Son 15 yılda, Türkiye'nin dış ticaret payı yüzde 78.4 oranında arttı. Türkiye, dünyada dış ticaret payını en fazla yükselten dördüncü ülke oldu. Türkiye, 2005 sonu itibarıyla, OECD ülkeleri arasında beş basamak yükselerek 24'üncü sıraya yerleşti. 2005 sonu itibarıyla, Türkiye'nin dış ticaret hacminin, toplam dünya ticaretindeki payı yüzde 0.91'e ulaştı. Son 15 yılda, Türkiye'nin dış ticaret payı yüzde 78.4 oranında arttı. Bu artış, 1990 yılında OECD ülkeleri arasında 29'uncu sırada bulunan Türkiye'yi 24'üncülüğe yükseltti. Son 15 yıl içinde, payını en fazla artıran ülke, yüzde 396'lık artışla Çin oldu. Çin'i, Tayland, Polonya ve Türkiye izledi. Dünya ticareti içinde en fazla payı ABD alırken, Almanya ikinci, Çin ise üçüncü sırada.