Rekor yılına düşüşle veda

Rekorlarla dolu bir yılı geride bırakan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yılın son işlem gününde ise düştü. Güne alımlarla başlayan ve ilk seans 40.011 puana kadar yükselen...
Haber: ESİN ÇETİNEL / Arşivi


Büyütmek için tıklayınız
İSTANBUL - Rekorlarla dolu bir yılı geride bırakan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yılın son işlem gününde ise düştü. Güne alımlarla başlayan ve ilk seans 40.011 puana kadar yükselen İMKB bileşik endeksi gelen kâr satışlarına yenilerek günü ve yılı 59 puan değer kaybıyla 39.777 puandan tamamladı. Son gün yaşanan zayıf düşüşe rağmen yıla 24.971 puandan başlayan İMKB'nin 2005 yılı ortalama getirisi yüzde 59.29 oldu.
2004 yılına 24.971 puandan başlayan İMKB'de yılın ilk yarısında temkinli bir yükseliş yaşandı. İkinci yarıda ise üst üste gelen olumlu haberlerle tırmanış güç kazandı. Piyasa özellikle Tüpraş, Erdemir, Telekom, gibi dev özelleştirmeler, IMF ile yeni stand-by anlaşması imzalanması, 3 Ekim'de AB ile müzakere sürecinin başlatılması, not artırımları TMSF'nin portföyündeki şirketlerin satışları gibi art arda gelen olumlu gelişmelerle şahlandı.
Bu arada makroekonomik göstergelerdeki iyileşme, yabancılarla yapılan ortaklıklar, global ekonomideki gelişmelerin başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkeler piyasalarına yabancı girişlerini desteklemesi çıkışı tetikleyen diğer önemli gelişmeler oldu. 2005 yılında tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra yabancı yatırımcıların İMKB'ye olan ilgisindeki artışda yükselişe ivme kattı. 2004 sonunda İMKB'deki hisse senetlerinin yüzde 54,94'lük kısmını elinde bulunduran yabancılar 2005'in son günlerinde bu oranı yüzde 66.36'ya yükseltti.
Yüzde 15 vergi korkusu
2005 yılında özellikle küçük yerli yatırımcının temkinli olduğunu buna karşın yabancıların neredeyse kesintisiz alım yaptığını söyleyen borsa çevreleri, "Yabancılar başta bankacılık olmak üzere İMKB 30'daki dev hisselere yöneldi. Endeks üzerinde de etkisi olan bu hisselerdeki çıkış rekorları destekledi" dedi.
2006 yılına umutlu giren piyasalar buna karşın yeni yılın 2005'ten daha zorlu geçeceği görüşünde. 2006'da uygulamaya girecek olan hisse senedi gelirinden yüzde 15 stopaj kesintisi piyasayı korkutan bir gelişme. Bunun en azından ilk 15 günde piyasayı beklemeye iteceğini belirten borsa çevreleri, 2006 yılının diğer riskleri içinse şunları söyledi; "ABD'nin yapacağı faiz artırımları, AB ve IMF ile yaşanacak pürüzler, petrol fiyatları ve en önemlisi erken seçim 2006'nın riskleri. Piyasa açısından 2006'da umut vaat eden birçok gelişme var ancak riskleri de göz ardı etmemek lazım" diye konuştu.
Faiz üç ay bekleyecek
Ekonomik göstergelerdeki iyileşmeler, yabancı girişindeki patlama, özelleştirmeler, AB ve IMF ile ilişkilerin sorunsuz yürütülmesi 2005 yılında faiz ve döviz piyasasında çıtayı aşağıya çekti. Yıla yüzde 20.68'den başlayan gösterge tahvil faizleri yılı yüzde 13.83'ten kapattı. Dövizde ise avroya yatırım yapanlar büyük zarara uğradı. Yıla 1.8516 YTL'den başlayan avro paritenin etkisiyle yılı 1.5930 YTL'den kapattı. Dolar 1.3590 YTL'den başladığı yılı zayıf kayıpla 1.3510 YTL'den tamamladı. 2005'te olumlu rüzgârı ardına alan faiz ve dövizde çıta hızla aşağı indi. Ancak 2006'da piyasaların daha temkinli olacağını söyleyen para yöneticileri, yılın ilk üç ayında ise özellikle bono faizlerinde önemli bir düşüş yaşanması ihtimalinin zor olduğu görüşünde. Martta görev süresi dolan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin yerine kimin atanacağına ilişkin belirsizlik ve ilk üç ayda Merkez Bankası'ndan yeni bir faiz indirimi beklenmemesi bono faizdeki hareketi kısıtlayacak gibi görünüyor. Uzmanlar bu belirsizlikler yüzünden zaman zaman faizde zayıf çıkış olabileceğini belirtiyor. Dövizde ise sürpriz bir gelişme yaşanmazsa kısa vadede satıcılı seyir korunacak.