Repo bonoya rakip oldu

Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizi, bonoya rakip oldu. Yüzde 13.50 seviyesindeki gecelik faizde nisandan önce bir değişiklik beklemeyen bankalar, Hazine'nın borçlanma kâğıdı yerine repoya yöneldi.
Haber: YASEMİN KAPIYOLDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizi, bonoya rakip oldu. Yüzde 13.50 seviyesindeki gecelik faizde nisandan önce bir değişiklik beklemeyen bankalar, Hazine'nın borçlanma kâğıdı yerine repoya yöneldi. Bono piyasasında yeni alıcı olmayınca faizler yüzde 14'ün üzerine yükseldi. Yabancı talebi de kalmadığı için para girişi olmadığını söyleyen analistler, bono faizlerindeki yükselişin süreceğini öngördü.
Piyasaya para girdiği dönemde, bono faizinin yüzde 13.30'lar civarına kadar düştüğünü hatırlatan Akbank Hazine Bölümü Müdür Yardımcısı Barış Sözen, yükselişin öncelikle bir 'düzeltme' olarak algılanabileceğini belirttikten sonra kısa vadeli faizlerin getirisinin bononun getirisinden daha iyi olduğuna işaret etti.
Hazine'nin borçlanma kâğıtlarına yatırımın, hem daha uzun vadeli hem daha az kazançlı hale geldiğini ifade eden Sözen, bu durumda piyasa oyuncuları açısından Merkez Bankası'na para plase etmenin daha kârlı bulunduğunu söyledi. Bankaların ellerindeki parayı yönlendirdikleri bir diğer adres ikincil para piyasası. Burada da gecelik faizlerin yüzde 13.70-13.80 seviyelerine kadar yükseldiği bilgisini veren bir bankacı, elinde para olanların bu piyasaya yöneldiğini anlattı.
Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch'in yayımladığı raporunda, yatırımcıya portföylerinde Türk tahvillerinin payını azaltmayı önerdiğini hatırlatan Turkish Bank Hazine Yönetmen Yardımcısı Arzu Demir, bu raporda yatırım adresi olarak Brezilya ve Meksika piyasalarının gösterildiğine de dikkat çekti.
İyi haber bekleniyor
"Piyasa, yabancı yatırımcıyla yön buluyor" diyen Demir, şunları söyledi: "Yabancı yatırımcı bonosunu satıp dövizini alıp gidiyor diyebileceğimiz bir durum yok. Ancak yeni talep de gelmiyor.
Alım için iştah olmadığını söyleyebiliriz. Yeni bir haber bekleniyor. Örneğin S&P'den not artırımı beklentisi var. Böyle bir haber yeni bir alım dalgası getirebilir."
Yabancı yatırımcı bir yana bonoda pozisyon taşıyan çok sayıda banka da bulunuyor. "Kimse yeni 'Demirbank' olmak istemiyor" diyen Arzu Demir, gecelik borçlanma oranında yeni indirim olmadan Hazine kâğıtlarına talebin sınırlı kalacağını düşünüyor.
İlk çeyrekte indirim yok
En son 9 Aralık tarihinde, gecelik faizde 0.25 puan indirim yapan Merkez Bankası, o zamandan bu yana faizde değişiklik yapmadı. Merkez Bankası, yılın ilk çeyreğinde enflasyonda artış olabileceğini öngördüğü için bankacılar, ilk üç aylık dönemde kısa vadeli faizlerde indirim olasılığını zayıf buluyorlar. Bu beklentiye paralel olarak vadesi daha uzun kâğıtlarda, örneğin piyasanın gösterge tahvili 5 Eylül 2007 itfa tarihli kâğıtta faiz yüzde 14'ün altında seyrederken vadesi bir yıldan kısa olan bonolar yüzde 14'ün üzerinde işlem görüyor.
Gecelik faizin mevcut seviyesinden Hazine kâğıdı taşımanın maliyeti yıllık yüzde 14.45'e geliyor ki bankacılar bu noktada fonlama maliyetinin yüksek kaldığını, zararına kâğıt taşımayı kimsenin göze alamayacağını söylüyor.
Yabancıyı kaçıran vergi kesintisi
Hazine, her ay açıkladığı ihale programında, itfasının altında borçlanma yaparak piyasaya verdiği kâğıt miktarını azaltıyor. Dolaşıma çıkan Hazine kâğıdının azalması, aslında faizlerin düşmesine yol açar. Ancak, talep eksikliği piyasada satış baskısı yaratıyor.
Hazine'nin borçlanma kâğıtlarına yabancı talebinin azalmasında yüzde 15'lik stopaj uygulamasının payı büyük. Yılbaşından itibaren uygulanmaya başlanan vergi kesintisinin yabancıların piyasadan çekilmesinde etkili olduğunu söyleyen analistler, geçtiğimiz yılın sonuna doğru artan kâğıt talebinin artık görülmediğini ifade ediyorlar. Hatırlanacağı gibi 1 Ocak 2006 tarihinden önce ihraç edilmiş borçlanma kâğıtlarından elde edilen getiriler, yüzde 15 oranındaki vergi kesintisinden muaf tutulunca stopaj avantajından yararlanmak isteyenlerin talebiyle 2005'in son günlerinde faizlerde hızlı düşüş yaşanmıştı.