Risk az ama borç yüksek

IMF 1. Başkan Yardımcısı Krueger, Türkiye'de ciddi bir risk görmediğini söyledi. Krueger, "Her gün istikrar artıyor. Ama kamu borçları yüksek, dünyada faizler çıkarsa Türkiye olumsuz etkilenir" dedi.

İSTANBUL - Uluslararası Para Fonu (IMF) Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, şu anda Türkiye ekonomisinde büyük bir risk görmediğini, ancak kamu borçlarının hâlâ yüksek olduğunu söyledi. Krueger, TÜSİAD'ın düzenlediği 'Türk ve Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler' konulu seminerde konuşmasının ardından soruları yanıtladı.
"IMF'nin gördüğü en büyük risk nedir" sorusu üzerine Krueger, şunları söyledi: "Ben şu anda büyük bir risk görmüyorum. Mevcut durumun devam edeceğini, her gün daha istikrara kavuşulacağını düşünüyorum. Ama kamu borçları hâlâ yüksek. Borç-gayri safi iç hasıla oranı, istediğimden daha yüksek. Elbette risk çok yüksek değil ama risk var. Ne kadar istikrarlı olursa olsun, bir ülke dünya ekonomisindeki olumsuz gelişmelerden etkilenir. Özellikle faizler yükselecekse, bu gelişmeler Türkiye ekonomisini olduğu kadar başka ekonomileri de etkileyecektir."
'Sorunlar olacaktır'
Krueger, Türkiye'nin AB'ye üyelik süreciyle ilgili soru üzerine, üyelik için yapılması gerekenlerin çoğunun yapılacağını vurgulayıp, "'Bunları yapmazsak AB'ye giremeyiz' demek çok yanlış. Çünkü siz bunları kendiniz için yapmalısınız. Tahmin ediyorum. AB üyeliği yolunda birtakım sorunlar olacaktır" dedi. Türkiye'de bu yılki yüzde 5'lik büyüme beklentisine ilişkin de Krueger, "Yüzde 5 makul bir beklenti. Hatta yüzde 5'i aşabilir" diye konuştu.
''Türkiye ve dünya ekonomisi için olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum' diyen Krueger, "Ben optimistim, olumlu düşünüyorum" dedi.
Yeni bir stand-by anlaşmasının bu ay gözden geçirilip imzalanacağını da söyleyen Krueger "Yeni stand-by sonucu Türkiye'de daha başarılı ekonomik ilerleme elde edileceğini düşünüyorum. Ama Türkiye'de yapılacak hâlâ çok şey var. Tabii bu reformların bir parçası da Türkiye'deki iş ortamı. Türkiye'nin bu konuda son derece başarılı olduğunu söyleyebilirim" dedi.
Krueger, reformların bir günde başlayıp belirli bir dönem sonra biten, yani başı ve sonu olan bir süreç olmadığını söyledi. Krueger, "Türkiye'deki reformlara ilişkin endişeniz mi var?" sorusuna, ise şu yanıtı verdi: "Hayır endişem yok. 'Türkiye'nin çok şey yaptığını, ama reform programını sürdürmesi gerektiğini' söyledim. Reformlar başarıya ulaştığında başka reformlara geçişte doğal olarak gevşeme yaşanır. Bu, dünyadaki tüm ülkelerde görülür."
Krueger, bir dinleyicinin "Türkiye'de krizlerin daha çok olumlu politik reformlardan sonra ve dışarıdan dikte ettirilen programlardan sonra olduğuna inanırız" değerlendirmesi üzerine şöyle konuştu:
'Dışarıdan dikte edilmedi'
"Ben hiçbir ülkede kriz olsun istemem. Ancak bazen de reformların yapılması için krizler olması gerekiyor. Türkiye, 1980'li yıllardaki reformları hiçbir dış baskı olmadan yapmıştır. Türkiye'deki reformlar dışarıdan dikte ettirilmemiştir. Türkiye'deki krizlerin çoğu ödemeler dengesinden kaynaklanmıştır." Toplantıya, IMF Türkiye Masası Şefliğine getirilecek olan Lorenzo Giorgianni ve Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp da katıldı.