Rusya'yla enerjik ilişki

Başbakan Erdoğan'ı Soçi'de ağırlayan Rusya lideri Putin, "Doğalgaz ve elektriğimizi, Türkiye üzerinden Güney Avrupa'ya ve Irak gibi ülkelere nakletmeye hazırız" dedi. Erdoğan da, Rusya ile ticari ilişkilerin karşılıklı çıkar ve arz-talep dengesi uyarınca geliştiğini belirtti.

SOÇİ - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Rusya'nın ortak çıkarı için zemin oluşturma çabasında olduklarını belirterek, özellikle son zamanlardaki görüşmelerin bunun en güzel örneği olduğunu söyledi.
Önceki akşam Soçi'deki ilk görüşmede 4.5 saat bir arada kalan iki lider, dün de kahvaltıda uzun saatler geçirdi. Başbakan Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi'de bu kahvaltıda yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye köprü olacak
Vladimir Putin, Türkiye'de büyük yeraltı gaz depolarını inşa etmeye aday olduklarını ve Türkiye'deki doğalgaz şebekelerinin özelleştirilmesine katılmaya da hazır olduklarını belirterek şunları söyledi: "Doğalgazımızı Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere, mesela Güney Avrupa'ya nakletmek üzerine Türkiye'de mevcut doğalgaz boru hatlarını kullanmaya ve yenilerini yapmaya da hazırız. Bu konuyu da sayın Başbakan ile görüşmüştük. Elektrik üretimi ve Türkiye üzerinden bunun üçüncü ülkelere gönderilmesi konusundaki projeleri gerçekleştirmeye Rusya olarak hazırız. Mesela Irak olabilir. İletişim, telekomünikasyon, uzay araştırmaları gibi teknolojiler de olası işbirliği için yeni imkanlar ve yatırımlar yaratmaktadır."
Erdoğan, bir gazetecinin sorusu üzerine, siyasi atmosferin iyi olması halinde çeşitli yatırımlar ve üretimin de artacağına işaret ederek, "Artık modern ekonomilerde, özellikle piyasa ekonomisinin hâkim olduğu dünyamızda, bildiğiniz gibi talep arzı meydana getirmiyor, arz talebi oluşturmak durumunda. Şu anda ülkelerimiz arasındaki dayanışma biraz bunun dayanışmasıdır. Bunu da uzun soluklu bir yolculuk olarak görmek istiyoruz" dedi.
İhalelere katılacaklar
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz ülkelerimizin ortak çıkarı için bir zemin oluşturma çabası içindeyiz. Gerek doğalgaz bağlantılarımız, bunun gelişmesine yönelik adımlar, gerek petrol ve bunun değerlendirilmesi çalışmaları ve gerekse depolama çalışmaları, bunun yanında özel sektörün dayanışma içinde atacağı adımlar, telekomünikasyonda, enerjide, demir çelikte bu adımları şu anda süratle atma durumunda olduğunu görüyoruz. Savunma sanayisinde yine buna yönelik adımlar var. Önümüzdeki yıl yapılacak olan ihalelere Rus firmalarının da katılma işlemlerini savunma sanayisi müsteşarlığımız almıştır. Her alanda bu çalışmalar devam edecektir."
Mavi akımda durum
Erdoğan, doğalgaz konusunda işbirliğinin neler olabileceği ve görüşmede doğalgaz fiyatı konusunu ele alıp almadıklarına ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:
"Bu konuyla ilgili cevabımdan önce iki konuyu belirtmek istiyorum; bizim Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne üyeliğini destekleme taahhüdümüz var. Bu yıl sonu Hong Kong'da yapılacak olan DTÖ toplantısında Rusya'nın üyeliğinden sonra aramızdaki ticari ilişkiler çok daha farklı bir konuma taşınacaktır. Desteğimiz devam etmekte, şu anda Mavi Akım'ın yıllık kapasitesi 16 milyar metreküptür. Şu anda bizim çektiğimiz 4.7 milyar metreküp civarında gazdır. Mavi Akım üzerinden Ankara'ya gelen doğalgazı güneye indirme çalışmalarımız en önemli konulardan biridir. Bu konuda uzmanlarımız çalışıyor. Çalışmaların gereği neyse siyasi kararlar buna göre veriliyor."
Putin de bir soru üzerine, ülkeler arasındaki ticaret ve ekonomik işbirliğinin gelişmesinde en önemli şartın uygun siyasi ortam olduğunu vurgulayarak, "Türk müteahhitler Rusya'da 12 milyar dolarlık iş yapmışlar. Türkiye'ye çok sayıda turist gidiyor. Türkiye'deki şartlar uygun olmasaydı herhalde Rus turistler Türkiye'ye gitmezdi. Ayrıca Rusya'daki şartlar uygun olmasaydı bu kadar müteahhit de burada iş yapmazdı" diye konuştu.
Rus Alfa grubunun gelecek günlerde Türkiye'de birkaç milyar dolarlık yatırım yapmayı öngördüğünü söyleyen Putin, Rus yatırımcıların Türkiye'deki yatırımlarının belirli alanlarla sınırlı kalmamasını istediğini belirtti.
Putin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Mesela metalürji, demirçelik alanında çalışan pek çok şirketimiz Türkiye'deki özelleştirmelere katılmak niyetindeler. Ve onların da olası yatırımları yüzmilyonlarca dolarlarla ifade edilmektedir. Enerjiden söz etmiyorum bile. Bu alanda da birtakım pürüzler ortaya çıkmıştır ama bunları halledeceğimize inanıyorum. Bir de askeri-teknik işbirliği konuları var. Askeri-teknik işbirliğimiz neredeyse sıfıra yakın. Halbuki Türk müşterilerimizin Rus teknolojisine olan ilgisi aşikar. Sayın Başbakan görüşmemizde Rus firmaların helikopter ihalesine tekrar katılmasını istedi. Bunu sayın Başbakan'dan duymak sevindirici olmuştur."
Hedef 25 milyar dolar
Geçen yıl itibariyle iki ülkenin ticaret hacminin yüzde 60 oranında artarak, 11 milyar dolar seviyesine ulaştığına işaret eden Putin, "Ortak amacımız bu rakamı gelecek yıllarda 25 milyar dolara çıkarmaktır" dedi. Rusya lideri Putin, iki ülke arasındaki ortaklık ilişkisinin sağlam ve derin tarihe sahip olduğunu ve 2004 itibarıyla Rusya'nın, Türkiye'nin ithalatta ikinci, ihracatta 8'inci büyük ortağı olduğunu kaydetti. Erdoğan görüşmeden sonra Moğolistan'a gitti.
Kıbrıs konusunda destek
Putin, Rusya'nın KKTC'ye yönelik politikasında değişiklik olup olmadığı yolundaki bir soru üzerine, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalarının doğru ve isabetli olduğuna inandıklarını söyledi.
Vladimir Putin, "Bu konuda öncelikle yapılacak iş, adanın bir bölümünün ekonomik izolasyonunun kaldırılması, adanın her iki kesimi arasındaki mübadelelerin ve münasebetlerin normalleştirilmesi. Bunun temelinde sorunun nihai çözümüne her iki kesim ve her iki halkın refahı ve huzuru için kalıcı bir çözüme göre hareket etmek gerekir" dedi.
Sezer'e Rusya daveti
Neler yapılabileceğini değerlendireceklerini dile getiren Putin, "BM Genel Sekreteri'nin çabalarını bundan böyle de desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Öte yandan Putin'in, Erdoğan ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i Rusya'ya davet ettiği ve ziyaret tarihinin diplomatik yoldan daha sonra belirlenmesine karar verildiği öğrenildi.
Yukarı Karabağ konusunu da görüştüklerini ifade eden Erdoğan ise, artık bu işin çözülmesi gerektiği kanaatinin Putin tarafından ifade edilmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.