Sadece dokuz suçlu mu var?

Halkın 4 milyar dolarına mal olan ve iki işadamıyla yedi bürokratın ceza aldığı Yuvacık Barajı'nın hikâyesi Turgut Özal'a dek gidiyor. Sefa Sirmen başta, devrin Kocaeli ve İstanbul belediye yetkilileri suçlanmış, ama çoğunu 'dokunulmazlık' kurtarmıştı.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında Hazine garantisiyle yapılan, üretilen suyun satılamaması nedeniyle bugüne kadar 1.3 milyar dolara yakın kaynağın heba olmasına yol açan Yuvacık Barajı ile ilgili mahkeme, iki işadamı ve bürokratları suçlu bularak hapis cezası kararı verdi.
İstanbul'un su ihtiyacı için DSİ tarafından planlanan baraj, devletin parası olmadığı için dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından Yap-İşlet-Devret (YİD) modeline çevrildi.
Baraj bitti, su üretilmeye başlandı ama İstanbul Belediyesi 'pahalı olduğu' gerekçesiyle bu suyu almadı. O günden bugüne dek boşa akıtılan suyun parası Hazine'nin kasasından yani halkın cebinden çıktı. Hazine verileri bugüne kadar ödenen paranın 1.3 milyar dolara yaklaştığını gösteriyor ve garanti kapsamında boşa akan suya 2014 yılına kadar para ödenmeye devam edecek.
'Planı DSİ yaptı'
Yuvacık Barajı'nın inşası için aralarında dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile dokuz bakanın 'olur'u bulunmasına rağmen fatura iki işadamıyla yedi bürokrata çıkarıldı. Önceki gün sonuçlanan davada kamu zararına neden olduğu gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan Güriş Yönetim Kurulu Başkanı İdris Yamantürk, Yargıtay'a gideceğini belirtirken bilirkişi tayin etmeyen mahkemenin, savcının beraat istemine karşın bu kararı verdiğine dikkat çekti. İdris Yamantürk, imza atan bürokratların mahkûm edilmesinin de yanlış olduğunu sözlerine ekledi.
'Erdoğan sıcak bakmıştı'
Yuvacık Barajı'nda yılda 142 milyon metreküp su üretetilmesinin bunun da 100 milyon metreküpünün İstanbul'un su ihtiyacının karşılanmasının DSİ tarafından planlandığına dikkati çeken Yamantürk, bugün yaşanan sorunun temelinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu suyu almamasının yattığını söyledi.
Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile suyun alınması için görüştüğünü aktaran İdris Yamantürk, şu bilgileri verdi:
"Tayyip bey, 'suyu pahalı veriyormuşsunuz, 1.5 dolar diyorlar' dedi. Biz de fiyatın böyle olmadığını 89 cent'ten başlayacağını ve bitişe doğru 30 cent'e kadar ineceğini söyledik. 'Fiyat iyi düşünelim' dedi. Bir daha görüşmedik. Ama dönemin İSKİ Başkanı şimdiki DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu suyu almadı, kendileri yatırım yaptı. Yıllık 90 milyon dolarlık su satılamadı. Yük Hazine'nin sırtına kaldı. Veysel Eroğlu bu dava sırasında da aleyhimize tanıklık yaptı. Aslında suç duyurusunun Veysel Eroğlu hakkında yapılması gerekir."
'Evlerde su yoktu'
Dönemin Kocaeli Belediye Başkanı Sefa Sirmen de belediye başkanı olduğu dönemde barajın durduğunu belirterek, "Dış kredi bulunarak YİD modeliyle 30 ayda baraj bitirildi. O dönemde Kocaeli'nde sanayi durma noktasındaydı ve evlerde su yoktu.
Aynı sıkıntı İstanbul'da da devam ediyordu. İstanbul Belediyesi ve sanayi kuruluşları su almayı reddedince proje kendi kendini ödeyebilir olmaktan çıktı. Hazine Müsteşarlığı kefil olduğu için ödemek zorunda kaldı. Herkes taahütlerini yerine getirseydi proje kendi kendini ödeyecekti" dedi.
CHP-AKP savaşı
İdris Yamantürk, proje çerçevesinde Hazine'nin kendileri hakkında 'Hazine'yi zarara uğratmak' suçuyla dava açtığını ve İzmit 2. Asliye Mahkemesi'ndeki davanın beraatle sonuçlandığını söyledi. Konunun yeniden gündeme gelmesini politika aracı olarak kulanılmasına bağlayan ve AKP-CHP savaşı olduğunu vurgulayan Yamanütürk, "Atlar tepişiyor, başkaları eziliyor" dedi.
İzmit Evsel ve Endüstriyel İçmesuyu Projesi ve Yuvacık Barajı'nı gerçekleştiren Türk- Japon-İngiliz ortaklı konsorsiyuma, üretilen ve satılamayan su için 1998 yılından 2005 yılı sonuna kadar Hazine tarafından verilen garanti kapsamında 1 milyar 278 milyon dolar ödeme yapıldı.
4 milyar dolarlık hesap
Su satılamayacak, üretim devam edecek ve Hazine'nin kasasından yani halkın cebinden çıkacak tutarın toplamı 4 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor.
Sayıştay tarafından yapılan hesaplamalarda ise Hazine tarafından üstlenilecek toplam garanti yükü 3 milyar dolar civarında olacak. Yuvacık'ın yıllık kapasitesi 142 milyon metreküp. İzmit Belediyesi yılda yalnız 55 milyon metreküp su alabiliyor ve abonelerine 35 cent'ten satabiliyor.
YİD projesi kapsamında, Hazine suyun tamamına alım garantisi verdi ve satılamayan tutarın parası Hazine tarafından ödeniyor. Bu tutarın ise metreküp başına 4 dolara geldiği belirtiliyor.
AKP'nin iktidara gelmesinden sonra, TBMM'de İzmit İçmesuyu Projesi için Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon, 11 Temmuz 2003'te, dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Aykon Doğan, İsmet Atilla, Halil Çulhaoğlu, Mehmet Dönen, Ufuk Söylemez, Mustafa Yılmaz, Necmettin Cevheri, Veysel Atasoy ve Ekrem Ceyhun hakkında TBMM Soruşturma Komisyonu kurulmasını önermeyi kararlaştırmıştı.
Komisyon ayrıca, dönemin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen (CHP milletvekili) ve bazı belediye yöneticileri, dönemin Hazine müsteşarlarından Ayfer Yılmaz ile Osman Birsen ve Nevzat Saygılıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 11 bürokrat hakkında suç duyurusunda bulunmayı karara bağlamıştı.
Mahkeme kararı verdi
Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi ise açılan dava sonrasında, yalnız iki işadamı ile yedi bürokratı suçlu buldu ve kendilerine hapis cezası verilmesini kararlaştırdı.
Gama A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Erol Üçer, Güriş Yönetim Kurulu Başkanı İdris Yamantürk, eski İzmit Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kadri Veziroğlu, dönemin Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürleri Ata Murat Kudat, Aydın Karaöz, Mehmet Bülent Özgün, Yabancı Sermaye Genel Müdür Yardımcısı Osman Emed, Sosyal Sektörler Koordinasyon Daire Başkanı Bahaettin Gülgör ve DPT Müsteşar Yardımcısı Mehmet Yavuz Arınsoy, 'devlet alımına fesat karıştırmak' suçundan beşer yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Kamu zarara uğratıldığı için sanıkların cezası yarı oranda artırılarak yedişer yıl altışar aya çıkarılırken, duruşmalardaki iyi halleri nedeniyle 1/6 oranında azaltılarak altışar yıl üçer aya düşürüldü. Sanıklar ayrıca, bir yıl boyunca kamu ihalelerine giremeyecek. Sanıklardan dönemin Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanı Esma Serhat Güray ise davadan beraat etti.
Satın alalım önerisi
TBMM Araştırma Komisyonu barajı yapan konsorsiyuma 2014 yılına kadar her ay 18-20 milyon dolar ödemek yerine, barajın satın alınması önerilmişti. Devlet Bakanı Ali Babacan da bu öneriye destek vermişti. Ancak, projeye yüzde 15 oranında ortak olan belediye buna karşı çıkmıştı. Satın almada devlet, Sayıştay'ın hesabına göre en az 1 milyar dolar, AKP'lilere göre 2 milyar dolar kazançlı çıkacak. Konsorsiyum üyelerinin baraj için 250 milyon dolar bedel istediklerini, alma durumunda Hazine'nin, konsorsiyumun 890 milyon dolarlık kredisini de üstlenmek zorunda kalacağına dikkat çekilmişti.