Sağlıkta dolandırıcılığa Avrupa Birliği ilaç olacak

Türkiye, Avrupa Sağlık Hizmetlerinde Dolandırıcılık ve Yolsuzlukla Mücadele Ağı Projesi'ne taraf oldu. Söz konusu proje, Avrupa Birliği'ne (AB) üye ve aday ülkelerde sağlık hizmetlerinde dolandırıcılık ve...
Haber: BETÜL KOTAN / Arşivi

ANKARA - Türkiye, Avrupa Sağlık Hizmetlerinde Dolandırıcılık ve Yolsuzlukla Mücadele Ağı Projesi'ne taraf oldu. Söz konusu proje, Avrupa Birliği'ne (AB) üye ve aday ülkelerde sağlık hizmetlerinde dolandırıcılık ve yolsuzlukla mücadele için en iyi yöntemleri geliştirmeyi hedefliyor.
Avrupa'da sağlık skandalları konusunda ortak bir tutum geliştirmeyi amaçlayan çalışma için 624 bin 990 avro bütçe ayrıldı. AB ülkelerine tanınan serbest dolaşım hakkının sağlık açısından doğurabileceği sonuçlara yönelik tedbirler geliştiren proje, ilaç, kozmetik, oyuncak ve tıbbi malzeme fiyatlarında ve ruhsatlarında sahtecilik, üretim koşullarının sağlıklı olmaması, hastanın zayıflığından yararlanıp bıçak parası alınması, çocuk ve yetişkinlerin yeni ilaçlar için denek olarak kullanılması gibi sağlıkta dolandırıcılık ve yolsuzluk olarak nitelenecek her konuda alınacak tedbir ve getirilecek cezalarda standart oluşturmayı öngörüyor.
9 ülkeden ortak tutum
Britanya, Almanya, Hollanda, Slovakya, İspanya, Litvanya, Türkiye, Fransa ve Slovenya Avrupa'da yaşanan sağlık skandallarına karşı ortak bir tutum geliştirmeye hazırlanıyor. AB'ye üye ve aday ülkelerin sağlık hizmetlerinde dolandırıcılık ve yolsuzlukla mücadele konusunda yürüttüğü çabaları bir potaya toplamak amacıyla bir ağ kuruluyor. Avrupa Sağlık Hizmetlerinde Dolandırıcılık ve Yolsuzlukla Mücadele Ağı Projesi, ilaç, kozmetik, tıbbi malzeme fiyatlarında ve ruhsatlarında sahtecilik, tibbi ürünlerin üretim koşullarının sağlanmaması, hastadan bıçak parası alınması, çocuk ve erişkinlerin yeni ilaçlar için denek olarak kullanılması gibi sağlık sektöründe yaşanabilecek her türlü yolsuzluk ve dolandırıcılığa karşı tedbir almayı, verilecek cezalarda standart geliştirmeyi amaçlıyor.
Avrupa Birliği AGIS Programından (Adli Vakalarda Polis ve Yargı İşbirliğini Destekleme Programı) hibe alınarak yürütülecek proje için toplam 624 bin 990 avro tutarında bütçe ayrıldı.
Sağlık hizmetleri alanında kullanılması için sunulan kaynaklar, dolandırıcılık ve yolsuzluk nedeniyle kaybediliyor. Proje çerçevesinde kaybedilen bu kaynakların geri kazanılması ve hasta bakımı maliyetinin düşürülmesi hedefleniyor. İşte projenin amaçları:

  • Sağlık hizmeti sunanlar, sağlık hizmetine kaynak ayıranlar, ödeme yapanlar ve bu hizmetlerden yararlananlar ve tüm Avrupa Birliği vatandaşları arasında gerçek bir dolandırıcılık ve yolsuzluk karşıtı kültür yaratmak
    Kişiler ifşa edilecek
  • Yolsuzluğa karışmaya niyetli kişileri caydırmak için mümkün olan tüm ifşa fırsatını kullanmak
  • Düzenbazlık ve yolsuzluk eylemlerinin başarısızlıkla sonuçlanması için etkili engelleme sistemleri kurmak.
  • Sağlık sektöründeki skandalların kolaylıkla fark edilebilmesi için tespit sistemleri geliştirmek.
  • Sağlık alanında dolandırıcılık yapıldığı tespit edilen ya da iddia edilen tüm olaylarda profesyonel araştırma yaptırmak.
  • Yolsuzluk yapanlara karşı yasal, sivil veya disiplinle ilgili uygun yaptırımlar uygulamak.
  • Dolandırıcılığa bağlı maddi kaybı telafi etmek ve elde edilen kaynağı sağlık için harcamak
  • Avrupa'da sağlık alanındaki yolsuzluk ve dolandırıcılık konusunda istatistiksel değerlerle risk ölçümü standardı geliştirmek.
    Türkiye'de SSK rakipsiz
    Türkiye'de sağlık sektöründeki yolsuzluk iddiaları SSK hastaneleri üzerinde yoğunlaşıyor. SSK Hastaneleri, 2001'te 'Beyaz Önlük', 2003'te 'Neşter', 2004'te 'Roche' operasyonlarıyla gündeme gelmişti. SSK'nın fahiş fiyatla ilaç alarak devleti zarara uğrattığı iddiaları ise hala gündemde. Çorum SSK Hastanesi'nde yaklaşık 4 trilyon lirayı bulan ilaç yolsuzluğu olduğu iddia edildi. İlaç yolsuzluğuna, bir ilaç firması mümessili, iki dispanserde görevli iki hekim, Çorum SSK Hastanesi'nde bir doktor, bir memur ile Uğurludağ ve Sungurlu'dan iki eczanenin adının karıştığı belirtilmişti. SSK'ya yüksek fiyattan ilaç satarak gündeme gelen Roche'un, iş dünyasında ahlaki değerleri yerleştirmek için kurulan Türkiye Etik Değerler Merkezi'nin kurucularından olduğu ortaya çıkmıştı. Kanser tedavisinde kullanılan NeoRecormon adlı ilacı ecza depolarına 88 milyon liradan veren Roche'un, SSK hastanesine 230 milyon liradan sattığı belirtilmişti.