'Sanayi üretim hacminin dörtte birini kaybettik'

İSTANBUL - TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, büyüme rakamlarının sürpriz olmadığını, 2009’un ilk çeyreğinde de benzer boyutta küçülme yaşanacağını kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti tarafından bu yıl 33. sü düzenlenen İktisatçılar Haftası’nın açılışında, dünyanın her tarafında krizin etkilerinin derinleştiğini, 2. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan düzenin, bugünkü dünyanın ihtiyaçlarına cevap veremediğini söyledi.  G-20’nin yeni küresel mimari açısından önem kazandığını belirten Hisarcıklıoğlu, “Dünyanın kaderinin yeniden yazılacağı bir dönemdeyiz” dedi.
Önlerinde iki seçenek bulunduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Ya bu kriz bizi yönetecek, ya da biz onu yöneteceğiz” dedi. Geçtiğimiz beş ayın iyi değerlendirilemediğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:“Açıklanan küçülme oranları sürpriz değildir. 2009’un ilk çeyreğinde de benzer boyutta küçülme yaşanacaktır. Sanayi üretim hacmimizin dörtte birini kaybetmiş durumdayız.
 Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında istihdam gelmektedir. Son bir yılda sanayi sektöründeki toplam istihdam 205 bin kişi azalmış. 2008’in son üç ayında sigortalı çalışan sayısı 360 bin azalmıştır. Bu, bir şeyin daha göstergesi; en rekabetçi sektörlerindeki kayıtlı çalışan sayısı oranı, diğer sektörlere göre daha yüksek olduğundan, aslında en kalifiye çalışanlarımızı ve dolayısıyla rekabet gücümüzü kaybetmekteyiz.
Bankaların içine kapanmaları da krizin ekonomi üzerindeki etkisini artırıyor. Kredi hacmi önemli oranda geriledi. Bankaların mevduat hacminde gerileme yaşanmadı.”

‘Kriz bankalara da yansıdı’
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar da krizin finans sektörünü de vurma noktasına geldiğini belirterek, şöyle dedi: “Türk bankacılığı bu krize gerçek anlamda sağlıklı bir şekilde girdi. Bu şekilde girişimiz belki başlangıçta krizi çok üzerimize kondurmamamıza da neden oldu. Ama o zamanlarda da ifade edilen bir gerçek vardı ki; kriz Türkiye’de ekonomiyi reel sektör ayağından vuracaktı. Şu anda kriz reel sektördeki sorunlar çerçevesinde finans sektörünü de vurma noktasındadır. Öte yandan BDDK ve Merkez Bankası’nın proaktif düzenlemeleri bu krizi bankacılık olarak çok daha rahat geçirmemize neden oldu.”