Sanayideki sürpriz büyümenin altında Yılmaz'ın imzası var

Sanayideki sürpriz büyümenin altında Yılmaz'ın imzası var
Sanayideki sürpriz büyümenin altında Yılmaz'ın imzası var

Sanayi üretimindeki yüzde 11'lik büyüme, ekonomideki büyüme için de umut verdi. Ağustosta ortalama yüzde 7,5 büyüme bekleyen bankalar, tahminlerini revize etti. Üçüncü çeyrek büyümesi de yukarı çekildi.

Sanayi üretimi ağustosta yüzde 11 artarak önemli bir büyüme gösterdi. Piyasanın beklentisi ortalama yüzde 7,5'ti. Sanayi üretimindeki bu beklenmeyen yükselişi yorumlayan ekonomistler özellikle bir isme dikkat çektiler. Geldiği günden beri her türlü eleştirinin muhatabı olan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, ekonomistlere göre, attığı adımlarla iç talebi canlandırarak sanayicinin yolunu açtı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün açıkladığı verilere göre sanayi ağustosta yüzde 11 büyüdü.

ŞEBNEM TURHAN

İSTANBUL - Geçen ayla kıyaslandığında yüzde 4,1’lik bir küçülme yaşansa da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış üretim verileri temmuza göre yüzde 2,7 gibi yüksek bir artış gösterdi. Bu artış Ekim 2009’dan beri görülen en yüksek oran. Güçlü büyümede elektrik ve gaz üretimi en büyük katkıyı sağlarken, otomotiv, giyim, ana metal ve plastik ürünleri imalatındaki canlılık da önemli bir dinamizm kattı.

İç talep sürükleyici oldu
2010 yılının başından bu yana bakıldığında sanayi üretimindeki büyüme yüzde 14’leri buluyor. İç talebe dair en önemli gösterge olan kimyasal ürün imalatının ağustosta yüzde 5 seviyelerinde büyüme yakalaması da ekonomideki yavaşlamanın beklenildiğinden daha sınırlı kalacağına işaret ediyor. Sanayinin bu sürpriz performansı ekonomistleri de etkiledi. Ekonomistler, üretimdeki sıçramanın temelinde güçlü iç talebin yattığı görüşünde. Bu eğilim mevduatın krediye dönüşme oranı ile ithalattaki artışta da görülüyor. İlk sekiz ayda ithalat yüzde 30,5 yükselirken geçen yıla göre kredi kullanımı yüzde 34,6 arttı.

Tüm bu gelişmeler sanayinin başarısında aslan payının Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’a ait olduğunu kanıtlıyor. Nitekim, krizden çıkış stratejisi için ikinci adımı eylül toplantısında atan Merkez Bankası, ağustos ayı Para Politikası Kurulu toplantısında da temmuzda yaşanan yavaşlamanın geçici olacağını ve iç talebin istikrar kazanacağına dikkat çekmişti. Merkez, yine eylül toplantısı özetinde de temmuz ve ağustos dönemi anket göstergeleri ile tüketici güven endekslerinin üçüncü çeyrekte tüketimde istikrarlı toparlanmanın sürdüğüne işaret ettiğini vurgulamıştı. Bu verileri doğru okuyan Merkez Bankası, eylül toplantısında kredi artışını frenleyebilmek amacıyla bankalar için zorunlu karşılık oranlarını 0.5 puan artırdı ve Türk Lirası zorunlu karşılıklara faiz ödemekten vazgeçti. Ayrıca döviz alım ihalelerini 100 milyon liraya çıkardı.

Yüksek büyüme yakalanabilir İşte tek tek atılan bu adımlar sanayideki büyümenin yolunu açtı. Ekonomist Seyfettin Gürsel, sanayi üretimindeki hızlı büyümede referandumdaki gidişatın etkili olduğunu belirtirken, “Bence eylül ayında da bu tablo devam edecek. Yüzde 2,7 arındırılmış artış hakikaten çok yüksek bir tempo. Bu 2010 büyümesinin yüzde 8’i geçeceğini gösteriyor. Aynı şekilde 2011’de de daha yüksek bir büyüme beklemeye başlayabiliriz. İç talep sürüklüyor büyümeyi” dedi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük de sanayinin kaybı telafi edip artıya geçmeye başladığını ifade etti. Küçük şu değerlendirmeyi yaptı: “Üretimdeki artış büyüme başta olmak üzere ekonomiye yönelik olumlu beklentileri daha da destekleyecektir. Ancak, bir önceki yıla göre yüksek artışa rağmen, temmuz ayına göre üretimin yüzde 4,1 azaldığı gözden kaçmamalıdır. Ayrıca, içinde bulunduğumuz ve özellikle kur boyutu ile, iyi gidişin bir çeşit tuzağa dönüşebileceği sıra dışı konjonktürde çok dikkatli olmamız gerektiğini de unutmamalıyız.”

Tarım sektörü fazla büyümedi
Radikal yazarı Uğur Gürses ise baz etkisinin son kez ağustosta görüldüğunu hatırlattı. Yüzde 11’lik büyümede bunun etkisinin önemli olduğunu söyleyen Gürses, “Arındırılmış endekse aylık artış yüzde 2 seviyelerinde ki bu ivme Türkiye koşullarında işsizliği değiştirmeyecçektir. Son çeyrek daha yavaş bir çeyrek olmaya aday. Avrupa da yavaşladığı için iharcat siparişleri giderek azalacak. Finansal kriz anlamında da hareketlenme var” dedi. Gürses, ekonominin sadece sanayiden menkul olmadığını, tarımda çok yüksek artış olmadığını ifade ederek, ihracattaki yavaşlamaya da dikkat çekti. Gürses, “Ama bunun sadece kurla açıklanabileceğini düşünmüyorum. Çünkü bizim rakiplerimizde de kur değerlenmesi var. Bu yüzden rekabetçilik açısından sorun olduğunu düşünmüyorum. Sorun siparişlerdeki yavaşlama” diye konuştu.

“Bu artışın, piyasalar üzerinde psikolojik olarak da önemli bir etkisi olacaktır” yorumunu yapan Sanayi Bakanı Nihat Ergün, bu sonuçların Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve hızlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini gösterdiğini kaydetti. Sanayi Bakanı Nihat Ergün, yılın ilk yarısında yüzde 11 oranında büyüdükten sonra, üçüncü çeyreğe ilişkin rakamların da, beklentilerin oldukça üzerinde geldiğini, son açıklanan eylül ayı kapasite kullanım oranı ile dün açıklanan ağustos ayı sanayi üretim endekslerinin, üçüncü çeyrek büyümesinin de beklentileri aşabileceğine işaret ettiğini vurguladı.

Doğru adımın sonucu
Radikal yazarı Mahfi Eğilmez: Rakam çok yüksek. Beklenti biraz düşmesi yönündeydi. Ekonomi canlanıyor diye düşünüyorum. Sanayide iç talepten kaynaklı bir artış var. İhracat da o kadar kötü değil. Krediler hızla artıyor. İç talep de krediye dayalı olarak büyüyor. İşler tersine döndüğünde krediler geri ödenemez hale geliyor ki Merkez Bankası doğru bir adım attı. Munzam karşılıkları arttırdığı için Merkez’i eleştirmişlerdi. Ancak Merkez haklıymış. Tahmin edilemez büyüme var ama Merkez bunu önceden gördü.

Bu politikaya devam
Ak Yatırım Başekonomisti Hakan Aklar: Bu büyüme Merkez Bankası’nın son dönemde yaptığı hareketlerin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Munzam karşılıkları arttırması, likiditeyi aşağıya çekme çabası. Bunlar çok doğru adımlar. Sanayide büyümenin de hepsi iç talep ekseninde. Merkez Bankası’nın aynı politikaya devam etmesi beklenmeli ve faizlerde artış beklenmemeli. Güçlü TL,
zayıf dış talep enflasyonu baskılıyor ve Merkez Bankası’nın işini kolaylaştırıyor. Yatırım tarafında da artış var.

Merkez haklı çıktı
ING Bank Başekonomisti Şengül Dağdeviren: Büyüme, Merkez Bankası’nı haklı çıkardı. Bunu öngörüyordu zaten. Paranın dönüm hızında çok ciddi canlanma vardı. Sermaye girişinin büyümeye çok güçlü olumlu bir katkısı oluyor. Merkez Baknası tüm bunları gördüğü için haklı çıkardı diyebiliriz. Ancak ihracatın da miktarında ağustosta artış var. İhracatta otomotiv tarafının güçlü
olması lazım. Ve bir ortalamanın korunduğunu gösteriyor, ana metal sanayi de katkıyı yapan sektörlerden birisi.

Verileri sağlıklı izliyor
Fortis Yatırım Başekonomisti Haluk Bürümcekçi: Sanayi üretimi yüzde 8 büyüseydi bile Merkez’i doğrulamadı diyemezdik. Çünkü kredi verilerini daha çabuk görüyor. Kredileri daha makul seviyeye oturtmak için munzam karşılıkların arttırılması yapıldı. Kredi genişlemesi otomotiv ve başka alanlarda satışlarla paralel gidiyor. Merkez’in adımını doğru zamanlı bir karar olarak değerlendirebiliriz. Ama bu adımların nedeni de dış taleple ilgili zayıflığın devam etmesi.

bigPara.com