Schweitzer: Aramızdaki köprüler yıkılmadı

Fransızların TÜSİAD'ı olarak tanımlanan MEDEF International, 40 işadamından oluşan bir heyet ile 'Hayır' referandumunun ardından Türkiye çıkarması yaparken, MEDEF Başkanı Lois Schweitzer, ziyaretin 'köprülerin atılmadığı' mesajı da içerdiğini söyledi.

ANKARA - Fransızların TÜSİAD'ı olarak tanımlanan MEDEF International, 40 işadamından oluşan bir heyet ile 'Hayır' referandumunun ardından Türkiye çıkarması yaparken, MEDEF Başkanı Lois Schweitzer, ziyaretin 'köprülerin atılmadığı' mesajı da içerdiğini söyledi. Türkiye'de her alanın yatırıma açık olduğunu söyleyen Schweitzer, Türkiye'ye artan yabancı sermaye ilgisine işaret ederken, "Fransa yabancı yatırımlar arasında ilk sırada, bunu kaybetmek bizi üzer" dedi.
Aynı zamanda Renault Yönetim Kurulu Başkanı olan Lois Schweitzer başkanlığındaki 35 firmayı temsil eden 40 kişilik MEDEF heyeti, dün Ankara'da temaslarda bulundu. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ile sabah çalışma kahvaltısında bir araya gelen heyet, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci ile görüştü, ardından Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin konuğu oldu. DPT Müsteşarı Ahmet Tıktık ile de görüşen heyet, bugün sabah da Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilecek, daha sonra temaslarda bulunmak üzere İstanbul'a geçecek.
'Yatırım olanakları sınırsız'
MEDEF International Başkanı Louis Schweitzer basın toplantısında, 50 yıl önce tanıştığı Türkiye'yi 'hayran olduğu ülke' diye tanımladı. MEDEF'in 2001 ziyaretinin Ermeni karar tasarısının kabulü, bu ziyaretin de referandumda 'Hayır' çıkması sonrasına gelmesinin tesadüf olduğunu vurgulayan Schweitzer, yine de ziyaretlerin bu gelişmelerin ardından gerçekleşmesinin 'aramızdaki köprülerin yıkılmadığı' mesajı verdiğine işaret etti.
Schweitzer, Türkiye'nin büyük ve gelişen bir pazar olduğunu her alanda özel tüketimin arttığını belirterek, "Türkiye'de herhangi bir alanda yatırım yapılabilir. Türkiye'de yatırım olanakları sınırsız" dedi. MEDEF Başkanı, yurtdışına en çok öğrenci gönderen beşinci ülke olan Türkiye'nin kalifiye insan gücü ile de yabancı sermaye için cazip ülke olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin 2005-2007 döneminde 15 milyar dolar yabancı sermaye hedefi hatırlatılarak, Fransızların nasıl bir pay alacağı sorusuna Schweitzer, "Tam bir rakam veremem ama Fransızlar şu anda yabancı sermaye içinde birinci sırada. Bu konumu kaybetmek hepimizi üzer" yanıtını verdi.
'Türkiye güvenli ülke'
Ziyaretlerinin 'güven ortamı yaratma arzusu' taşıdığını belirten Schweitzer, Türkiye'de güven ortamı olduğunun altını çizeerek, "Biz Başbakan Erdoğan liderliğinde hızla toparlanan ve ilerleme kaydeden Türkiye ekonomisine olan güvenimizi göstermek için geldik. Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinin pozitif olacağına inancımız tam" diye konuştu. Türkiye'nin AB üyeliğine MEDEF olarak destek verdiklerini, yatırımların da Türkiye'nin AB'nin bir parçası olduğu inancıyla yapıldığını belirten Schweitzer, AB üyelik sürecinin 10-15 yıl gibi uzun vadeli bir süreç olduğunu ve herhangi bir tahminde bulunmak istemediğini söyledi.
Referandumda 'Hayır' çıkmasının kendisini de üzdüğünü, ancak bunun Türkiyenin AB'ye girişiyle bağlantısı olmadığını ifade eden Schweitzer, uzun vadede AB'nin Türkiye ile ilgili taahhütlerine ve hedeflerine bir zarar vermeyeceğini düşündüğünü söyledi. MEDEF Başkanı, "AB'de Türkiye'deki reformların düzeyi konusunda yeterli bilgi yok. Bu müzakere süresince AB, Türkiye'deki reformları ve değişiklikleri daha iyi anlayabilir" dedi. Fransa'da Türkiye imajının bulanıklığının nedenlerinin sorulması üzerine MEDEF Başkanı, bunun 'bilgi eksikliğinden' kaynaklanndığını söyledi. ÖİB Başkanı Metin Kilci görüşme ile ilgili bilgi verirken, heyette enerji ve liman özelleştirmelerine ilgi duyanlar olduğunu, ayrıca Tüpraş, Erdemir gibi özelleştirmelerin ihalesinde yer alan yatırımcıların bulunduğunu anımsattı. Bankalarla ilgilenenlerin olduğunu belirten Kilci ise, "İki kamu bankamız var. Onlarla ilgili durumu paylaştık" dedi. Kilci, enerji dağıtım ihalelerine ilişkin yasa değişikliği yapıldığında ihaleye çıkılacağını söyledi.
Babacan: Sistem temize çekilecek
Devlet Bakanı Ali Babacan, MEDEF heyeti ile kahvaltıtan sonra, Türkiye'nin 3 Ekim'den itibaren çok önemli transformasyon sürecine gireceğine dikkat çekerek, "Adeta A'dan Z'ye, sistemimizin baştan aşağı temize çekileceği bir süreç olacak" dedi. Değişimin Türk insanının standartları daha yükselmiş bir Türkiye'de yaşamasını amaçladığını vurgulayan Babacan, şunları söyledi: "Bu transformasyon süreci, hem siyasi reformlar alanında daha iyi işleyen bir demokrasi sistemine kavuşmamız için, insan haklarına, özgürlüklerine, daha saygı duyulan ortama ulaşmamız için, hukukun üstünlüğü ilkesinin gerçek anlamda yaşandığı bir Türkiye için son derece önemli."
Babacan, müzakere öncesi çalışmaların çok ileri bir aşamaya geldiğini belirterek, "Aslında şu anda yasa gerekip gerekmediği konusunda nihai karar vermiş değiliz. Gerekirse bunun Meclis'e sunulması ve görüşülmesi için üç haftalık zamanımız var. Şimdi her şey planlandığı gibi gidiyor" dedi.
Babacan, "Türkiye bu süreçten geçtikten sonra, iş dünyası için çok daha cazip bir durum arz edecek" diyerek, şunları vurguladı:
"Türkiye ile iş yapmak çok daha kolaylaşacak. AB süreci, ekonomik ve siyasi istikrarın uzun vadede garantiye alınmasına sağlayacak süreç olacak. Ekonomik ve siyasi alanda uzun vadeli istikrar yatırım ortamı, iş dünyası için büyük önem taşımakta. Bu süreçte Türkiye içinde ve dışında sivil toplum kuruluşları ile yakın dayanışma içinde olmamız gerekecek. MEDEF'le, sonraki dönemde yakın istişare ve çalışmalarımız mutlaka devam edecek."