Serdengeçti: IMF ile anlaşma gecikmemeli

Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, IMF ile yapılacak 10 milyar dolarlık stand-by anlaşmasının önkoşulları arasında bulunan mali reformlardaki gecikmenin ülke ekonomisinde istikrarı sağlamaya yönelik olumlu gelişmeleri sekteye uğratabileceğini kaydetti.

İSTANBUL - Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, IMF ile yapılacak 10 milyar dolarlık stand-by anlaşmasının önkoşulları arasında bulunan mali reformlardaki gecikmenin ülke ekonomisinde istikrarı sağlamaya yönelik olumlu gelişmeleri sekteye uğratabileceğini kaydetti. Serdengeçti, Financial Times gazetesinde yayımlanan röportajda hükümet tarafından gerçekleştirileceği taahhüt edilen ancak henüz tamamlanmayan reformların Merkez Bankası'nın enflasyonu ve faizleri düşürebilmesi için gerekli olduğunu söyledi. Reformlardaki gecikmenin mali piyasalara yanlış sinyaller gönderdiğini belirten Serdengeçti şöyle konuştu:
'Geciktikçe tehlike artar'
"IMF ile anlaşılacağı açıklandığında sorun yoktu. Ancak gecikme bazı sorunları beraberinde getirdi. Reformların tamamlanması ve IMF ile anlaşmanın çoktan imzalanması gerekirdi. Bu iş ne kadar geciktirilirse, tehlikenin o kadar artacağını düşünüyorum."
Gazete IMF ile aralık ayında prensip anlaşmasına varıldığının açıklanmasından sonra gündeme getirilen teşvik yasasının stand-by'ı tehlikeye sokacağını belirterek 'Hükümet geri kalmış bölgelerde istihdamı artırmayı amaçlayan ve yüzlerce milyon dolara mal olacağı hesaplanan teşvik yasasının getireceği yükü nasıl telafi edeceğini açıklamadı" dedi. Anlaşmanın gecikmesinin nisbi olarak parlak bir görünüm arz eden ekonomik ufuktaki tek bulut olduğunu belirten Serdengeçti, "Bu işin tamamlanması gerekiyor ve hükümetin de bu görüşte olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Serdengeçti GSMH'nin yüzde 5'ine ulaşan cari açık konusundaki endişelerin abartılı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Çünkü bu sıkı mali ve para politikası limitleriyle sınırlandırılmıştır. Ekonomide bu yılki yüzde 5'lik büyüme beklentisine rağmen ekonomik istikrar henüz garantilenmemiştir ve Türkiye ekonomisinin büyüme-küçülmelerle dolu tarihi tümüyle geride kalmadı. Tümüyle istikrarlı bir ortamda olduğumuzu ya da sürdürebilir büyümeye ulaştığımızı söylemek için vakit erken. Ancak
inişli çıkışlı bir büyümenin yaşandığı kronik enflasyon ülkesinde olmadığımız görüşü de doğrudur.'