'Şeriata uygunluk belgesine' AKP onayı

Arap sermayesi çekmek ve İslami sermayeyi güçlendirmek isteyen hükümet, İslam Kalkınma Bankası'nın (İKB) 'şeriat ilkelerine göre' oluşturduğu 'İslam Özel Sektörünün Geliştirilmesi Kurumu'na (ICD) dahil olmakta ısrar etti.

ANKARA - Arap sermayesi çekmek ve İslami sermayeyi güçlendirmek isteyen hükümet, İslam Kalkınma Bankası'nın (İKB) 'şeriat ilkelerine göre' oluşturduğu 'İslam Özel Sektörünün Geliştirilmesi Kurumu'na (ICD) dahil olmakta ısrar etti. 1 Eylül 2003'te Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı'nın imzaladığı anlaşma, dün TBMM Dışişleri Komisyonu'nda CHP milletvekillerinin itirazına rağmen AKP'lilerin oylarıyla kabul edildi.
Komisyonun dünkü toplantısında kamuoyunda tartışma yaratan sözleşme ele alındı. AKP'li üyelerin büyük bölümünün toplantıya katılması dikkat çekti. Toplantıda, CHP'liler anlaşmanın Anayasa'nın laiklik ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu ifade ettiler. Anlaşmanın AB normlarına da aykırı olduğunu vurgulayan CHP'liler, konunun AB Uyum Komisyonu'nda da görüşülmesini istediler.
'Belli kesim teşvik ediliyor'
CHP'li Onur Öymen, anlaşmanın sadece İslami usul ile özel sektörün teşvik edilmesini amaçladığını belirterek, rezerv konsa bile bu bankanın kredi verme usullerinin değiştirilemeyeceğini söyledi. Öymen, "Örneğin bu banka kredi verirken, hangi dinden olursa olsun hangi yöntem ile çalışırsa çalışsın, bütün vatandaşlarımızın vergilerinden toplanan paralarla bu katkıyı yapıyor. Oysa bu sistemde sadece belli kategorilere giren vatandaşlarımız yararlanacaklar. Bu da doğru değil" diye konuştu. Anlaşmanın AB ilkelerine de aykırı olduğunu belirten Öymen, "Eğer bir AB bankası 'Hıristayan esasına göre çalışan firmalara kredi vereceğim' derse bu doğru olur mu?" diye sordu.
AKP'li üyeler ise anlaşmanın bazı maddeleriyle ilgili hükümetin çekince koyduğunu anımsatarak, bu nedenle Anayasa'ya aykırılık olmadığını savundular. AKP'li Ramazan Toprak, anlaşma ile Türkiye'ye yabancı sermaye geleceğini ifade ederek, "Böyle bir sermaye gelişine karşı çıkmak vatanseverlik sayılmaz" dedi. Bu sözlere CHP'liler sert tepki gösterdi. CHP'li Halil Akyüz, "Cumhuriyetin temel ilkelerine karşı çıkmak, Atatürk ilke ve ınkılaplarını, laikliği çiğnemek asıl vatanseverlik sayılmaz. Para versinler, kime vereceklerse versinler ama buna devlet aracılık edemez. Çünkü burada anayasal eşitlik ilkesi yoktur" diye konuştu.
AKP'li Eyüp Sanay ise, "Ne var bunda domuz ya da alkol üreticilerine de kredi vermesin, diğerlerine versin" derken, AKP'li Süleyman Gündüz de, "Bu mantık ile İslam Kalkınma Bankası ile İslam Kalkınma Örgütü'nden de çekilmemiz gerekir" dedi. CHP'liler ise, "Ne alakası var. İkisi aynı şey değil" diye itiraz etti. CHP'lilerin muhalefet şerhi koyduğu anlaşma AKP'lilerin oylarıyla kabul edildi. Komisyon Başkanı Mehmet Dülger de, olumlu oy verenler arasındaydı.
Anlaşma ne getiriyor?
Anlaşma metnine göre 'şeriat komitesi'nin onay vermediği hiçbir faaliyeti gerçekleştiremeyen kurul, şeriat anlayışına uygun olmayan personel de çalıştıramıyor. Kurul anlaşmasının 55. maddesi de üye ülkeler arasındaki anlaşmazlıklarda İslami Adalet Mahkemesi'nin hakemliğini öngörüyor. Anlaşma, Dışişleri Bakanlığı'nın isteğiyle 'şeriat' ile ilgili maddelere ve giriş bölümüne 'Anayasa, yasa ve taraf olunan uluslararası anlaşmalar hükümlerinin saklı kalması' yönünde çekince konularak imzalanmıştı. Ancak, ICD bütün faaliyetlerinde şeriat hükümleri ve İslam fıkhını esas alacağından Türkiye'nin koyduğu çekince hiçbir işe yaramayacak. Şirketin faiz geliri elde etmesi, domuz çiftliği kurmak için teşvik istemesi ICD'den faydalanmaması için yeterli olacak. Anlaşma TBMM'de onaylandıktan sonra Anayasa Mahkemesi'ne götürülemeyecek. Anlaşmayı Cumhurbaşkanı veto edemeyecek. Anlaşma nedeniyle ICD ile Türkiye arasındaki anlaşmazlıklarda İslam Adaleti Hakemi'nin sözü geçerli olacak.