Şeytana pabucunu ters giydiren TSE yöntemleri

'Bazı faaliyetler'
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile bazı şirketlerde çalışan 50 kişiye görevi suiistimal ve rüşvetten dava açılmasına yol açan raporlarda, akla gelmez yolsuzluk usulleri var. Özet: Standart dışı mallar, 'TSE bünyesindeki bazı faaliyetler'le ülkeye giriyor.
Gübre aynı gübre
Bir firma, tarımda kullanılmak kaydıyla gübre ithal belgesi aldı. Üç ayrı incelemede de gübre tarıma uygun çıkmadı. Firma bu sefer 'sanayide kullanılmak üzere' ithal izni kopardı. TSE sanayi gübresi için 10 kritere bakarken, dokuz kriteri devre dışı bıraktı.
Parke başka parke
Bir diğer firma parke örnekleri için 'lamine parke olduğundan kapsam dışı' notu alıp, laboratuvara girmeden ithal izni kopardı. Oysa şirket başvurusundaki faturalarda, malın 'laminat parke,' yani incelenmesi gereken bir ürün olduğu açıkça yazıyordu.
Fatura değişmiş
Gümrük, TSE'ye 'Laminat parkeye nasıl izin verildi' diye sordu. İncelemede faturanın değiştirildiği anlaşıldı. 'CE' işareti olmayan makinenin ithal başvurusu önce reddedildi. Sonra 'Uygun, CE var' denildi. Son savunma şöyle: Şirket yetkilileri yapıştırmış...

İSTANBUL - Türk Standartları Enstitüsü'nde (TSE) ve bu kuruluşlarla ilgili şirketlerde çalışan 50'ye yakın kişi hakkında görevi suiistimal ve rüşvet suçlarından dava açılmasına neden olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin raporları ilginç yolsuzluk yöntemlerini de ortaya çıkardı.
'Adalet Kerim' adlı kişinin ihbar mektubuyla harekete geçen müfettişler 2004 yılının sonbaharında başlattıkları denetimlerde standart dışı malların 'TSE bünyesinde bazı faaliyetlerin' gerçekleştirilmesiyle Türkiye'ye sokulduğunu belirledi. Raporda yer alan ve daha sonra dava konusu olan olaylar:
Gübre sorunu nasıl çözüldü?: Attarlar Gübre Pazarlama 2002 yılında Türkiye'ye 6 bin ton gübre (üre) ithal etmek istedi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Konya İl Müdürlüğü'nden 'tarımsal amaç dışında kullanılmaması' kaydıyla uygunluk belgesi aldı. Yani ithal edeceği gübrenin tarımda kullanılacağını kabul etti. Ardından Türk Standartları Enstitüsü laboratuvarlarında iki kez yapılan incelemede gübre örneğinin tarımsal kullanıma uygun olmadığı ortaya çıktı. Şirketin bazı TSE yöneticilerini ikna etmesi üzerine üçüncü test yapıldı. Sonuç yine değişmedi.
Görevlilerin üstün çabası
Şirket bunun üzerine yine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na başvurdu. Aynı gübreyi sanayide hammadde olarak kullanacağını belirtip ithal izni aldı. TSE sanayide kullanılacak gübre için 10 kritere bakarken, bu kez nasıl olduysa dokuz kriter devre dışı bırakıldı ve bir kritere göre 'tamam' denilerek gübre Türkiye'ye sokuldu.
Onay çıkması için hem TSE'nin Ankara'daki, hem de girişin olduğu Antalya'daki bazı görevlileri üstün çaba gösterdi. Gübrenin Türkiye'ye girişine izin veren üst düzey yöneticiler müfettişlerin sorularına 'Gerekli testlerin yapıldığını düşündüğümüz için onay yazısını imzaladık' cevabını verdi.
Laminat parke nasıl lamine parke oldu?: Rişvanoğlu Yapı San. ve Mümessillik Ltd. şirketi ithal etmek istediği parkeler için TSE Anadolu Yakası İthalat Müdürlüğü'ne uygunluk belgesi müracaatı yaptı. Aynı gün parkelerden üç tip numune alındı. Numune alma tutunağı üzerine Anadolu Yakası İthalat Müdürlüğü'nden Mustafa Aksu tarafından 'lamine parke olduğundan kapsam dışıdır' notu düşülüp paraflandı.
Bunun üzerine ilgili laboratuvarda ithale konu ürüne, standart kapsamına girmediği için hiçbir deneye tabi tutulmadan uygunluk belgesi verildi. Ancak şirketin başvurusunda yer alan faturalarda ithal edilmek istenen malın 'laminate flooring coverings laminat parke' yazıyordu. Standart kapsamında bir mal olan laminat parkenin ise Türkiye'ye girebilmesi için bazı testlerden geçmesi gerekiyordu. Ancak, TSE görevlileri faturaları ya incelemedikleri, ya da incelerken 'gözlerini kapadıkları' için şirket beyanına inandı.
Laminat parkenin, hiçbir testten geçirilmeden lamine parke olarak Türkiye'ye girmesine izin verdi. Daha sonra her yıl Türkiye'ye giren milyonlarca metrekare daha kaliteli ve dayanıklı olan laminat parkenin bu ya da benzer yöntemlerle deneylerden geçmeden daha kalitesiz ürün olan 'lamine parke' adı altında Türkiye'ye getirildiği ortaya çıktı.
Faturalar nasıl değiştirildi?: TSE Anadolu Yakası İthalat Müdürlüğü aynı şirketin 'laminat parke' ithalatına malın 'lamine parke ve kapsam dışı olduğu gerekçesiyle ithal izni verdi. Mallar yurda girdi. Ancak Hayarpaşa Gümrük Müdürlüğü olayı fark etti. TSE'ye yazdığı yazıda malın laminat parke olmasına rağmen nasıl olup deneye tabi tutulmadan lamine parke olarak kabul edilip uygunluk belgesi verildiğini sordu. TSE Anadolu Yakası İthalat Müdürlüğü yaptığı incelemede şirket tarafından kendilerine gönderilen faturalarda 'Laminate' kelimesinin 'AT' harflerinin silinip fotokopi çekilerek 'Lamine' haline getirildiğini ortaya çıkardı. Müfettişler ifadesinde 'Onayı ben verdim çünkü numunenin lamine parke olduğunu gördüm' diyen Mustafa Aksu'nun sözlerini inandırıcı bulmadıklarını rapora yazdı.
Müfettişler, parke ithalatına ilişkin birçok olayda benzer usulsüzlüklerin yapıldığını ve laminat parkenin kapsam dışı kabul edilip hiçbir deneyden geçmeden Türkiye'ye sokulduğunu ortaya çıkardı.
CE işareti olmayan mal Türkiye'ye nasıl girdi?: Hakkında dava açılan Necat Makine 12 Mayıs 2004'te Tayvan'dan ithal edeceği kaynak makinesi için TSE Avrupa Yakası İthalat Temsilciliğine başvurdu. Atatürk HavaLimanı Gümrük Müdürlüğü de aynı tarihte TSE Bölge Müdürlüğü'ne yazdığı yazıda söz konusu malların ithalinde sakınca olup olmadığının belirlenmesi için gerekli incelemenin yapılmasını istedi. TSE Avrupa Yakası İthalat temsilciliği 20 Mayıs 2004'te gerekli incelemeyi yaptı ve numune alma tutanağına 'ürünlerin üzerinde CE logosu bulunmamaktadır' kaydını düştü. Ancak, bu rapor Atatürk HavaLimanı Gümrüğüne hemen gönderilmedi ve tozlu raflara kaldırıldı. Ancak, aynı günlerde çok ilginç olaylar yaşanıyordu.
Şirket birinci başvurusunun cevabını almadan 26 Mayıs 2004 tarihinde TSE Avrupa Yakası İthalat Temsilciliği'ne aynı beyanname ve faturalarla ikinci başvuruyu yapmıştı. Başvurunun TSE temsilciliği tarafından değerlendirilmesi sonucu şirkete ithal etmek istediği CE işareti olmayan kaynak makinelerinin standartlara uygun olduğuna ilişkin belge verildi.
Sözü edilen kaynak makineleri bunun üzerine yurda sokuldu. Bu belgeden yaklaşık olarak 20 gün sonra (17 Haziran 2004) Halkalı İthalat Temsilciliği'nden Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda ise malların Türkiye'ye ithal edilmesinin mümkün olmadığı bildirildi.
Bilgileri yokmuş
Müfetişlere ifade veren Türk Standartları Enstitüsü yetkilileri şirketin ikinci başvuru sonrası gümrüklü sahada malın üzerine kendilerinin bilgisi olmadan CE işareti koyduğunu ve standartlara uygun hale getirdiğini söyledi.
Ancak, mevcut yönetmeliklere göre, CE eksikliğinin tamamlanıp 'standartlara uygundur' belgesinin verilmesi mümkün değil. İlk incelemede gümrüğe getirilen makinenin yurtdışına çıkarılması gerekiyordu. Ama bu yapılmadı ve Gümrük Müdürlüğü yanıltılıp CE işareti olmayan makine böylece Türkiye'ye sokuldu.