Shell: Elektrikli otomobil tamam ama enerji yine kömür ve gazdan

Shell: Elektrikli otomobil tamam ama enerji yine kömür ve gazdan
Shell: Elektrikli otomobil tamam ama enerji yine kömür ve gazdan

Royal Dutch Shell CEO?su Peter Voser, 2050 yılına gelindiğinde dünyada 1 milyardan fazla araç olacağını belirtti.

Royal Dutch Shell CEO'su Peter Voser, elektrikli araçların kaçınılmaz olduğunu belirtirken, 'Hoşumuza gitsin gitmesin, elektrikli araçların çoğu büyük ölçüde kömürlü santralların elektriğini kullanacak ya da enerjiyi doğalgazdan alacak' dedi

İSTANBUL - Royal Dutch Shell CEO’su Peter Voser, geleceğin yakıtlarına ilişkin değerlendirmelerinde elektrik enerjisiyle çalışan araçların öneminin altını çizdi. 2050 yılına gelindiğinde dünyada 1 milyardan fazla araç olacağını belirten Voser, aynı dönemde elektrikli ve pilli araç çağının da artık başlamış olacağını vurguladı. Voser, gelecek dönemin yakıt teknolojilerine ilişkin görüşlerini anlattığı makalesinde, bu çağda yeni dönem araçları için gereken enerjinin nasıl sağlanacağı tartışmalarına da açıklık getirdi.
Voser, “Bugün 10 yaşında bir çocuğa, ilk aracının nasıl bir şey olmasını isteyeceğini soracak olursanız, büyük bir ihtimalle, ‘elektrikli otomobil’ diyecektir” dedi. 

Hibrid hemen bitmez
Voser’in gelecek dönem araç ve yakıt teknolojileri konusunda şu mesajları verdi.
* Gerçekten ilk aracının elektrikli olup olmayacağı o kadar da önemli değil. Hani derler ya, bütün yollar Roma’ya çıkar, işte burada da önemli olan, çocuğun bu cevabının ardında yatan arzudur: Daha az enerji kullanmak, paradan daha fazla tasarruf etme olanağı sağlamak ve kullanması kolay bir araç sahibi olmak! Yarının tüketicileri bu çocuklar olduğundan, şirketler bu arzuya kulak vermeli ve ona göre bir yol izlemelidir.
* Bütün bu yakıt çeşitliliği içinde, elektrikli ulaşımın global köyümüzde en çok konuşulan yakıt türlerinden biri haline gelmiş olması hiç şaşırtıcı değil. Shell olarak biz, pilli otomobil sayısının artacağına inanıyoruz. Ancak bunların tümü de birbirinin aynı olmayacak. Çoğu tüketici pragmatik seçimler yapmaya devam edeceğinden, maliyet ve kolaylığa öncelik verecekler; bu yüzden muhtemelen hibrid araçlar bir süre daha tamamen elektrikli araçlara tercih edilecek. Hibrid araçlar, elektrikli ulaşımın kısa mesafede düşük emisyonlu performansıyla, sıvı yakıtların uzun mesafeli sürüş ve süratli yakıt ikmali avantajlarını bir arada sunuyor.
* İkmali daha kolay olan, daha temiz yakıtlar için harcanan çabalar sayesinde benzin ve dizel yakıtın en çok kullanılan yakıt olmaya devam edeceği açık. Bunların giderek daha fazla biyoyakıt içeren türleri üretilecek ve satışa sunulacak. Öte yandan biyoyakıtlardan hidrojene kadar çeşitli alternatif yakıtlar, elektrik ve doğalgaz da daha fazla kullanılır hale gelecek.
* Burada kaynak kıtlığı da bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Elektriğin nasıl üretileceği de önemli bir sorun oluşturuyor.
Tek başına rüzgâr ve güneş enerjisi geniş çaplı bir elektrikli ulaşımın ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyecek. En azından öngörülebilir bir gelecekte yetmeyecek.
* Önümüzdeki yıllarda, hoşumuza gitsin ya da gitmesin, elektrikli araçların çoğu büyük ölçüde kömür kullanan santralların ürettiği elektriği kullanacak.
Oysa kömürlü santrallar gezegenimizde sera gazı emisyonları artışının en büyük sorumluları. 
* Üstelik doğalgazla çalışan santrallar, görece daha kolaylıkla devreden çıkarılıp devreye alınabildiği için, rüzgâr tribünleri ve güneş panellerinin ürettiği ara enerjinin de ideal bir tamamlayıcısı olma özelliğine sahip. Doğalgaz sonuçta elbette sihirli değnek değil, ama gelecekteki ulaşımı doğalgazsız düşünmek de mümkün değil.
* Bütün bunların ışığında doğalgazın neden Shell’in ürün portföyünün giderek daha da önem kazanan bir bileşeni olduğunu anlamak zor değil. 2012 yılında Shell’in yaptığı üretimin yarısını doğalgaz oluşturacak. Otomobil üretimi ya da elektrik enerjisi pilleri geliştirme alanında faaliyet yürütmeyebiliriz ancak global ulaşım konusunun tam merkezinde yer almaya devam edeceğimiz kesin. (Radikal)