Sıcak para Türkiye'ye aktı

Merkez Bankası, Türkiye'ye şubat ayı itibarıyla son bir yılda giren sıcak paranın, net 19.8 milyar dolar olduğunu açıkladı. Merkez Bankası, Başkan Süreyya Serdengeçti imzalı 2005 Ocak-Şubat-Mart ayına ilişkin ilk çeyrek Para Politikası Raporu'nu açıkladı.

ANKARA - Merkez Bankası, Türkiye'ye şubat ayı itibarıyla son bir yılda giren sıcak paranın, net 19.8 milyar dolar olduğunu açıkladı. Merkez Bankası, Başkan Süreyya Serdengeçti imzalı 2005 Ocak-Şubat-Mart ayına ilişkin ilk çeyrek Para Politikası Raporu'nu açıkladı. 45 sayfalık raporda, enflasyon, arz ve talep ile mali piyasalar ve kamu maliyesindeki gelişmelere değinildi.
Rapor, 'Türkiye'deki sıcak para hareketlerini' içeren bölümüne göre, Aralık 2004-Şubat 2005 döneminde yani üç ay gibi kısa bir dönemde sıcak para girişleri toplam 7 milyar dolar oldu. Raporda, Türkiye için sıcak para büyüklüğü hesaplanırken, en genel ifadeyle 'portföy yatırımları, kısa vadeli sermaye akımları ile net hata ve noksan kalemlerinin' sıcak para tanımına dahil edildiği belirtildi.
Raporda, sıcak paranın "yabancıların yurtiçinde hisse senedi alım satımlarıyla yabancıların yurtiçinde Hazine bonosu devlet tahvili alım satımını içeren portföy yatırımları ve bankaların yurtdışında kullandırdıkları kısa vadeli krediler, yurtiçinde yerleşik bankaların ve bankacılık dışı özel sektörün yurtdışından kullandıkları kısa vadeli krediler ile yabancıların yurt içinde yerleşik bankalarda tuttukları kısa vadeli mevduattaki değişimi kapsayan, kısa vadeli sermaye akımları ile net hata noksanı içerdiği belirtildi.
Bu tanıma göre, Türkiye'ye Şubat 2005 itibarıyla son bir yılda giren sıcak para, net 19.8 milyar dolar oldu. Net hata ve noksan kalemi hariç tutulduğunda bu tutar, net 14.2 milyar dolara indi. Bu girişin 10.8 milyar doları yabancı 9 milyar doları yurtiçi yerleşik kaynaklı oldu.
Döviz açığı artıyor
Yabancı kaynaklı sıcak para hareketleri, "İMKB'de hisse ve DİBS alımları ile bankalarda açılan kısa vadeli mevduattan" oluştu. 2002'den bu yana, yabancıların portföy yatırımları giriş yönlü bir eğilim sergiledi ve 2004 yılı son çeyreğinden itibaren ise bu eğilim hız kazandı.
Merkez Bankası'nın belli kur düzeyini savunmayı taahhüt ettiği sabit kur rejimlerinin, yatırımcıların kur riskini azalttığı belirtilen raporda, bundan ötürü yabancıların kısa vadeli arbitraj imkânlarından yararlanma konusunda, "dalgalı kur rejimindekine kıyasla daha istekli olduğu", yerleşiklerin de "döviz açık pozisyonlarını artırma eğilimine girdiği" anlatıldı.
Dalgalı kur rejiminde ise kur riskinin piyasalarda olmasının, sıcak para çıkışının maliyetini artırdığı, dolayısıyla dalgalı kur rejimi uygulayan ekonomilerde sıcak para girişlerinin göreli olarak düşük kalmasının beklendiği ifade edilen raporda, şöyle denildi: "Bu beklentinin tersine, Türkiye'de uygulanmakta olan dalgalı kur rejimine ve reel faizlerde gözlenen önemli ölçüde gerilemeye rağmen, sıcak para girişlerinin son yıllarda hızlandığı görülmektedir. Bu gelişmenin ardındaki temel faktörün ise sağlanan makroekonomik istikrar, bankacılık sektörünün kırılganlığındaki azalma, döviz rezervlerinin yüksek düzeyi ve bunlara paralel olarak artan yatırımcı güveni olduğu düşünülmektedir.
AB olumlu etkiledi
Ayrıca AB ile ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmeler ve IMF ile yapılan yeni stand-by programı konusundaki belirsizliklerin ortadan kalkması, yabancı kaynaklı sıcak para girişinin artmasında önemli rol oynamaktadır. Nitekim yalnızca Aralık 2004- Şubat 2005 döneminde sıcak para girişleri toplam 7 milyar dolar olmuştur."