'Sistem iyi çalışıyor, maliye ile iş yapanı bile yakalıyor'

İstanbul Vergi Dairesi Başkanı ve İstanbul Defterdarvekili Mehmet Akif Ulusoy, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin sürdüğünü belirterek "Özellikle iki ay önce başlattığımız yeni bir denetimle naylon fatura kullananları ve verenleri işin başında tespit ediyoruz" dedi.

İSTANBUL - İstanbul Vergi Dairesi Başkanı ve İstanbul Defterdarvekili Mehmet Akif Ulusoy, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin sürdüğünü belirterek "Özellikle iki ay önce başlattığımız yeni bir denetimle naylon fatura kullananları ve verenleri işin başında tespit ediyoruz" dedi. Dün, gazetecilerle bir sohbet toplantısı düzenleyen Ulusoy, İstanbul'da ayda 200 milyar TL'nin üzerinde KDV beyan eden herkesin listelendiğini belirterek şunları söyledi:
"Bizde ayda 200 milyar TL'nin üzerinde KDV beyan edenlerin listesi var. Bugüne kadar düşük KDV beyan edip bir anda 200 milyara çıkanları yeni bilgisayar yazılımı sayesinde tespit ediyoruz. Eğer kuşkulu bir durum varsa, kendisini davet edip artışın nedeni soruyoruz. Kime hangi hizmet karşılığında fatura kestiğini anlatmasını istiyoruz. Eskiden işlemin gerçekleşmesinin üzerinden hayli zaman geçtikten sonra tespit yapabiliyorduk. Şimdi anında saptıyoruz. Geçtiğimiz ay bir mükellefimizin KDV beyanının bir anda 250 milyar liraya ulaştığını gördük. Sistem bizi uyardı. Bakırköy Vergi Dairemiz kendisini davet etti ve sordu. Sonunda kendisinin açtığımız bir ihaleyi kazanarak 16 vergi dairemize 100'den fazla klima taktığı ve KDV beyanındaki artışın da bundan kaynaklandığı ortaya çıktı. İşte bu da sistemin çok iyi işlediğini gösteriyor."
'Esnaftan memnunuz'
Mehmet Akif Ulusoy serbest meslek sahiplerinin 2004 mali yılı gelirlerine ilişkin olarak 'daha düzgün matrah' beyan etmelerini sağlamak için meslek odalarıyla yaptıkları çalışmadan bekledikleri sonuçları alamadıklarını söyledi. Mayıs ve haziran aylarında serbest meslek sahiplerinin bağlı oldukları odaların temsilcileriyle bir araya gelerek üyelerinin beyan ettiği düşük matrahları artırmaları için onları ikna etmelerini istediklerini söyleyen Mehmet Akif Ulusoy "Bu konuda yalnızca Esnaf Odaları Birliği ile yaptığımız çalışmanın sonuçlarından memnun kaldık" dedi. Ulusoy'un çeşitli risk grupları, denetimler ve hedeflerle ilgili görüşleri şöyle:
Meslek odalarıyla temas: "Bu yıl beklediğimiz sonucu alamadık. Ancak buna rağmen ilişkiyi sürdüreceğiz. Meslek odaları kendi mensuplarını bizden daha iyi tanır ve durumlarını daha iyi bilir. Beyannameleri aldığımız zaman, onları çağrıp 'Rakamlar gerçek bir komedinin varlığını gösteriyor. Gelin bu matrahların artırılmasına yardımcı olun' dedik. Meslek odaları deselerdi ki 'Meslekte 10 yılını doldurmayanlardan bir şey beklemeyin', onu da yapardık. Ama bu yıl isteğimiz sonucu alamadık. Şimdi çağırıp defterleri inceliyoruz. Gelir vergisinde mükellefin yüzde 25'i zarar göstermiş. Yüzde 25'nin matrahı 0 ile 1, yüzde 25'nin matrahı ise 1 ile 4 milyar lira arasında değişiyor. Kurumlar vergisinde de 184 bin beyanın 104 bini ya 0 matrah ya az zarar. Züccaciye dükkânına giren fil olmayalım ama bu tablonun da değişmesi lazım. Esnaf odalarıyla yaptığımız çalışmadan memnun kaldık. İTO'da seçim vardı, sistemli bir çalışma olmadı. İSO'nun üyeleri kurumlar vergisi mükellefi zaten. Ancak barolar ve tabip odalarndan iyi sonuç alamadık.
Kazancın 5 katı kaçak
Doktorları inceliyoruz: İstanbul'daki 6 bin civarındaki doktordan 300'e yakını incelemeye aldık. Bu listede beyanı düşük olanlar ya da lüks semtlerde muayenehanesi olanlar yer alıyor. Üniversitelerde part-time çalışanların dışarıda muayenehaneleri var. Döner sermayeden full-time çalıştıkları zaman aldıkları ama bugün part-time oldukları için vazgeçmek zorunda kaldıkları ödemelerin miktarlarını alıyoruz. Eğer, beyan ettiği rakam, vazgeçtiği kazançtan azsa defterini inceliyoruz. Normalde bu rakamın daha yüksek olması şart. Ağustosta denetim başladı. 25-30 doktorun raporu çıktı ve beyan ettiklerinin beş katı kazancı sakladıklarını tespit ettik. Doktorlar yılda ortalama matrah olarak 22 milyar lira beyan ettiler. Yani ayda 2 milyar liradan düşük bir parayla geçinmişler.
Avukatları da inceleyeceğiz: Noterlerden bu meslek grubu mensuplarının aldıkları vekâletnamelerle ve yaptıkları sözleşmelerle ilgili bilgi ediniyoruz. Mahkemelerden ise girdikleri davalarla ilgili bilgi alıyoruz. Onları da inceleyeceğiz. Ekim ayından bu yana yaptığımız genel denetimlerde sayıları çok az olsa bile vergi mükellefi olmayan avukatlara da rastladık. Avukatların yıllık matrahı da ortalama 21-22 milyar lira civarında. Onların da acınacak durumda oldukları görülüyor.
Yasa kaçağı önleyecek
Konut satışlarına gözaltı: Kullanılan konut kredilerinden emlak fiyatlarını çıkarmaya çalışıyoruz. Ancak, bu alanda esas sonuçları birkaç yıl sonra alacağız. Çünkü birçok lüks proje o zaman bitecek ve faturalar kesilecek. Özellikle mortgage yasasının bu alanda kaçağı önlemede çok yararlı olacağını düşünüyoruz. Bugün de kuşkulandığımız inşaatlarda fiili ölçümleme bile yapıyoruz. Çünkü 150 metrakerenin altındaki konutlarda KDV yüzde 1, üzerindekilerde ise yüzde 18.
Kimi kez büyüklük 150 metrekarenin üzerinde olsa bile altında gösterip KDV kaçırmaya kalkıyorlar. İstanbul'da son dönemde adı çok geçen bir sitede bunu tespit ettik. Bir arsada iki ayrı tapulu ev yapıp satmak da kaçırma yöntemlerinden birisi. Evi ikiye bölüp iki tapu alıyorlar. Dışarıda iki kapı koyuyorlar. Ancak içeride duvar falan yok. Bu aslında tek ev. Fakat, alanı 150 metrekarenin altına indiği için daha düşük KDV ödüyorlar.
Otomobilden kaçağı bulduk: İstanbul'da fiyatı 100 bin avronun üzerinde olan 1200 civarında otomobil var. Bu lüks otomobillerin 482'sinin sahibi olan ve sıfır matrah ya da zarar gösteren 212 şirketi inceledik. Her biri matrahını 235 milyar lira düşük göstermiş. 100 milyar liraya yakın vergi kaybı vardı. Cezalı ödettik."
Parasını vermeyeni ihbar etti
İstanbul Defterdarvekili Mehmet Akif Ulusoy, vergi kaçakçılığında çaycı ve ofisboy gibi meslek gruplarıyla, 'gariban takımı' önemli rol oynadığını belirterek şunları anlattı: "Gectiğimiz günlerde Defterdarlığa müracaat eden ve üstü başı dökülen bir kişi kendi üzerine çok sayıda şirket kurulduğunu belirterek bu şirketlerin herkese komisyon karşılığı fatura verdiği ihbarını yapmış. Şirket kuranlarla yaptığı anlaşmaya göre kesilen her fatura karşılığı kendisine de bir ödeme yapılacakmış. Ancak, tüm ısrarlarına rağmen bu ödemenin yapılmadığından soluğu Defterdarlık'ta almış. Yine bir diğer vatandaş da tanıdıklarına nüfus cüzdanını vermiş ve etrafa fatura satan 18 şirketin ortağı olmuş. Ancak, kesilen faturalardan komisyon alma hayali denetimler sonucunda bozulmuş." Ulusoy ayrıca, halkın İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 'ivdb.gov.tr' adresli internet sitesine ya da, 'Alo İhbar' hattına ihbarda bulunabileceklerini belirterek "Bu bir vatandaşlık görevidir" dedi.
Defterdarlık ikiye ayrıldı
İstanbul Defterdarlığı Türkiye'deki tüm büyük defterdarlıklar gibi 5345 sayılı yasayla ikiye ayrıldı.
Vergi toplamakla görevli birimler İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı adını alan bir yapıda toplandı. Bu yapı vergi toplayıp gelir sağlamakla sorumlu olurken, İstanbul Defterdarlığı da saymanlıklar aracılığıyla kamunun harcamalarını gerçekleştirecek. Defterdarlık bünyesinde muhasebe birimleri, personel müdürlüğü, milli emlak birimleri ve muhakemat müdürlüğü kaldı. Yeni yapılanmanın hedefi daha etkin bir çalışma ve daha fazla vergi geliri sağlamak. Vergi Dairesi Başkanı harcamayla ilgili sorumluluklarından kurtulduğu için vergi toplamaya daha Gazla ağırlık verecek. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki IRS(Internal Revenue Service) modelinin benzeri olan yeni yapıda eski İstanbul Defterdarı Mehmet Akif Ulusoy bu görevi vekâleten, Vergi Dairesi Başkanlığı'nı da asaleten sürdürüyor.