'Soğuk Savaş' hazırlığı

ABD ve Rusya
ABD ve Rusya'nın gözü doğalgaz zengini Türkmenistan'da. İki ülke, yeni iktidarı şekillendirmek için tüm silahlarını kullanacak. İstikrarsızlık, buradan doğalgaz alan Avrupa'yı da etkiler.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi


Büyütmek için tıklayınız
ANKARA - Türkmenistan lideri Türkmenbaşı, siyasi açıdan Komünist Parti deneyimini kullanarak ayakta kalsa da kendisine göre 7, bağımsız kaynaklara göre 3 trilyon metreküp olan doğalgaz kaynakları olmaksızın ülke ekonomisini ayakta tutamazdı. Şimdi eski Sovyet coğrafyasındaki Rusya'nın son kalesi Türkmenistan'da önemli Soğuk Savaş dönemi açılıyor. Bu savaşta ABD, 'bölgesel gücünü ve ekonomisini', Rusya 'eski ilişkilerini' ve 'Türkmen ekonomisinin atardamarı Gazprom tekeli'ni kullanacak.
Türkmenbaşı, bağımsızlık sonrası enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde Türkiye üzerinden ABD'ye yanaşmayı tercih etti. Ülkenin ABD'ye en yakın dönemleri de Süleyman Demirel'in Türkiye'de Cumhurbaşkanı olduğu dönemdi. Demirel, ilişkileri canlı tutmak için sık sık ziyaret ettiği Aşkabat'ta 20 kadeh konyak sortisini bile göze almıştı (29 Mart 2000 gecesi). Bu dönemde Trans-Hazar boru hattı ve Türkiye'ye gaz satışı en somut projelerle ele alındı. Heyetler bir araya geldi, finansman arayışına bile geçildi. Türkmenbaşı, o dönem Rusya'yı kaybetmeyi o kadar çok göze almıştı ki 6 Ekim 1999'da Aşkabat'ı ziyaret eden dönemin Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'e medyanın önünde, "Siz ve Mesut Yılmaz bizim gazı istemiyorsunuz. Bir daha Rusya'ya gitme, Türkiye'ye 70 dolara gaz satıyoruz. Rusya Türkmen doğalgazını Türkiye'ye 114 dolara satıyor" diye sitem etmişti.
Zincirleme etki olabilir
Demirel'in ardından gelen hükümetler ve yeni Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de bölgenin 'dengesiz' çocuğu Türkmenbaşı'nın gönlünü alamadı ve ABD'nin bütün girişimlerine karşın Türkmenbaşı 2000'li yıllarda Rusya tekeline teslim oldu. Türkmenistan halihazırda Gazprom'a yılda 70 milyar metreküp doğalgaz satıyor. Türkmenistan'ın önemli müşterisi de Rus Gazprom'la kurulan RosUkrEnergo adlı şirket aracılığı ile 41 milyar metreküp doğalgaz alan Ukrayna.
İran'ın Türkiye'ye sattığı doğalgazı Türkmenistan'dan aldığı da biliniyor. Türkmenistan'da siyasi karışıklık yaşanması ve vananın kapanması halinde Rusya, Ukrayna ve İran doğrudan olmak üzere, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda Avrupa ülkesi etkilenecek. İran, Türkiye'ye taahhüdü olan günlük 27 milyon metreküp doğalgazı 7 milyona düşürmüştü. Türkmenistan vanası kapanırsa İran hattı bir süreliğine durabilir. Ukrayna'ya hattı kapanırsa bu ülke, Gazprom'un Batı'ya sattığı doğalgazı 'tırtıklayacak', bu da Avrupa ve Türkiye'yi dara düşürecek. Rusya'nın 70 milyar metreküplük kaynağı kaybedeceği düşünülürse Avrupa ve Türkiye'de 'Türkmenistan'dan gelen soğuk hava' yaşanabilir.
Türkmenbaşı, her konuda olduğu gibi doğalgazda da tek muhataptı. Bakanları canlı yayında kabineden kovardı. Dolayısıyla etrafındaki ilk halka da dahil ülkede önemli siyasi çalkantılar yaşanabilir. ABD ve Rusya bu noktada yeni iktidarı şekillendirmek için yoğun çaba harcayacak. ABD'nin bu savaşta en önemli kozu, uluslararası gücü ve parasal katkıları olacak. Rusya ise 'eski ilişkilerini' ve ülke ekonomisini önemli ölçüde bağlamış olan Gazprom'u kullanacak. Afganisan ve Pakistan üzerinden Hindistan,
Türkiye oyunun dışında
AKP hükümeti, Türkmenistan'daki büyük oyunun ancak, 'cenaze namazı' aşamasına yetişebildi. Bu yüzden gelecekte yaşanan oyunun dışında kalacak.
Ancak, ABD kazanırsa ya da kazanmak için ihtiyaç duyarsa Türkiye Türkmenistan'da boy gösterebilecek. Yakında, Türmenistan sivil toplum örgütlerinin ve Rus/ABD ajanlarının faaliyetlerine 'açık' hale gelecektir.