Stand-by'ın üç koşulu 'güç' koşula dönüşüyor

IMF ile yeni stand-by'ın imzası için önkoşul sayılan üç yapısal reform da Meclis'e sunulma aşamasında değil. Koşullar: Bankacılık, sosyal güvenlik ve vergi idaresinin yeniden yapılandırılması.

ANKARA - Hükümetin, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile bu defa kendi isteğiyle yapmayı planladığı üç yıllık yeni stand-by imzasının gecikmesi soru işaretlerini artırıyor. Bu konudaki gelişmeleri yakından izleyenlerin merakla beklediği anlaşmanın imzası için önkoşul olarak gündeme getirilen üç yapılasal reform henüz yasalaşacağı TBMM'ye sunulamadı.
Bankacılık, sosyal güvenlik ve vergi idaresinin yeniden yapılandırılması olarak sıralanan üç ön koşulun en geç 2005 yılının ocak ayının ilk yarısında tamamlanarak TBMM'ye sunulması ve ocak ayı sonuna doğru da niyet mektubunun IMF İcra Kurulu'nda onaylanması öngörülüyordu. Ancak, bu süreç şimdiden bir aylık gecikme ile karşı karşıya geldi.
Anlaşmanın koşulu olan yasalara ilişkin tasarılar bugün itibarıyla hazırlanmış olsa bile 2005-2007 döneminde Türkiye'ye toplam 10 milyar dolarlık taze kaynak girişi ve kredi geri ödemesinde erteleme sağlayacak stand-by düzenlemesinin gecikmesi, hem genişleme sürecine Türkiye'yi de dahil eden AB, hem IMF hem de piyasalarda soru işaretlerini artırmaya başladı. Bu koşulların daha fazla geciktirilmeden stand-by'a imza konulmasının hükümetin elini de rahatlatacağı ifade ediliyor. Yasa tasarılarının Meclis'e hızla gönderilmesi, uzun sürecek görüşme maratonunun daha da uzamasını engelleyecek.
GELİR İDARESİ TAMAM GİBİ: Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldıktan sonra ilgili kesimlerin hoşnutsuzluğu nedeniyle yeniden düzenlenen son taslak Vergi Konseyi tarafından Başbakanlığa gönderildi. Tasarının, ilk Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılarak Meclis'e sevk edilmesi bekleniyor.
Tasarı ile Maliye Bakanlığı bünysinde görev yapan Gelirler Genel Müdürlüğü 'Gelir İdaresi' adı altında örgütlenecek. İdarenin etkin ve verimli çalışması, fonksiyonel örgütlenmesini de sağlayacak olan taslak ile denetimde idareye koordinasyon görevi veriliyor. Yasa tasarısına ilişkin hazırlanan taslakta, Gelir İdaresi personelinin daha iyi ücrete kavuşturulması öngörülürken, vergi denetmenleri bu düzenlemeden pay alamamaktan yakınıyor. Ancak, son hazırlanan taslağın tarafları uzlaştıracak bir noktada oluştuğu değerlendirmeleri yapılıyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da önceki gün yaptığı açıklamada bu konuda ortaya çıkabilecek tıkanıkların giderilmesine katkıda bulunacağının işaretini vermişti.
BANKACILIK BELLİ DEĞİL: BDDK'nın hazırladığı ve tarafların görüş beyanının ardından Devlet Bakanı Abdüllatif Şener'e gönderilen taslak, hâlâ Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmadı. Şener'in 3-4 maddede değişiklik yapılması gerektiğini belirten notuyla kurula sevk edilmesi beklenen tasarıda, denetimin özel denetimi de kapsayacak şekilde genişletilmesi isteniyordu. IMF'nin de isteği olan bu düzenlemenin tasarıda nasıl yer alacağı ise henüz açıklık kazanmadı. Bankacılık alanında AB mevzuatına ve uluslararası norm ve standartlara uyumu öngören 169 maddelik yasa taslağının da imzaya açılabileceği belirtiliyor.
SOSYAL GÜVENLİK GÖRÜŞ BEKLİYOR: Sosyal güvenlikte 1999'da yapılan reformu tamamlayıcı nitelikteki ikinci reform da stand-by imzasının önkoşullarından biri. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nı tek çatı altında birleştirerek, beş ayrı emeklilik mevzuatını teke indirmeyi öngören reform hareketi hükümetin en iddialı projelerinden biri. Genel sağlık sigortası ile tüm vatandaşların kapsama alınmasını hedefleyen reform taslağı, sosyal yardımları da kapsayacak şekilde tamamlandı. Sosyal tarafların görüşlerinin de tasarılara yansıtılmasıyla çalışmalara son nokta konulacak. Hükümetin en iddialı projelerinden olan sosyal güvenlik reformu bünyesinde dört ayrı yasal düzenleme içeriyor.