Takis Arapoğlu: Finansbank Türk kalacak

Finansbank'ın yeni sahibi National Bank of Greece'in Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Arapoğlu, bankanın adının değişmeyeceğini söyledi. Arapoğlu, "Finansbank yüzde 100 Türk bankasıdır. Çalışanlar değişmeyecek"
dedi.
Haber: RUHİ SANYER / Arşivi

ATİNA - Türkiye'nin sekizinci büyük bankası Finansbank'ın yüzde 46 hissesini 2.8 milyar dolara satın alan Yunanistan'ın en büyük bankası National Bank of Greece'in (NBG) Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Takis Arapoğlu satınalma operasyonunun iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunacağını söyledi. Önümüzdeki günlerde küçük yatırımcının hisselerini almak için de 2.2 milyar dolarlık çağrı yapacak olan NBG'nin kaptanı Türk gazetecilerle Atina'da basın toplantısında bir araya geldi. Arapoğlu bir gazetecinin ''2001 krizi sonrası zora giren şirketlere destek için 'İstanbul Yaklaşımı' devreye girdi. HSBC Bank, bu uygulama için düzenlenen protokole imza koymadı. Bu durum, 'yabancı bankalar Türk şirketlerine pek dostça davranmıyor' şeklinde algılandı.
'Böyle bir durumda siz ne yapardınız?' sorusunu şöyle yanıtladı:
"Finansbank'ı aldık ama adını NBG yapmayı hiç düşünmedik. Yönetimine NBG'den bazı arkadaşlarımız girse de hem yönetim, hem çalışanlar aynı kalacak. Finansbank eskisi gibi bir Türk bankası olarak yoluna devam edecek. Bu kimliği asla değişmeyecek. Eskiden olduğu gibi Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli şirketlerin yanında yer alacak, destekleyecek."
NBG Yönetim Kurulu Başkanı Arapoğlu'nun çeşitli konulardaki görüşleri şöyle:
Neden Türkiye: Üç ay öncesine kadar Yunanistan pazarında yüzde 30 hissesi olan ve Balkanlar'da gücünü artırmaya çalışan bir bölgesel bankaydık. Büyümeliydik. Çünkü büyüyemezsen küçülürsün. Bu nedenle dışarı gitmek istedik. Yatırımcı tabanımızı genişletmeyi düşündük. Türkiye'de karar kıldık. Çünkü çok büyük bir pazardı. Bankacılık açısından o da bakirdi. Finansbank'ın problemi Türkiye gibi büyüyen bir pazarda önemli miktarda sermayeye ihtiyacı olmasıydı. Bunun için ya hissedarlarına gidip para isteyecekti, ya da hâkim ortak hisse satıp gerekli sermayeyi sağlayacaktı. 3 milyar dolar istedik, bize 5.5 milyar dolar verdiler. Finansbank işleminin doğru bir işlem olduğunu piyasa da kabul etti. İki yıl önce 9 milyar dolar olan piyasa değerimiz bugün Finansbank'ın da katkısıyla 16 milyar dolara çıktı.
Satın alma ticari amaçlı: Finansbank'ta çoğunluk hisseyi satın almamızın nedeni bazılarının öne sürdüğü gibi politik değil tümüyle ticari. Ancak bu işlemin iki ülkenin yakınlaşmasına katkıda bulunacağı da açık. Türkiye'de 2001 krizinden sonra bankacılık sektörü derlenip toparlanmıştı. Bütün yabancı büyük bankalar geliyordu. Sektör çok iyi denetleniyordu. Enflasyon düşüyordu. Anlaşmayı yapıp hissedarlarımızdan para istemek için piyasaya çıktığımız mayıs ve haziran aylarındaki çalkantı Türkiye'ye özgü değildi. Tüm gelişmekte olan ülkelerin sorunuydu. Ancak Türkiye'deki mali sistem ve Merkez Bankası buna iyi tepki gösterdi. Bizim ve Yunan iş dünyasının Türkiye'ye ilgisinin bir diğer nedeni de iş kurma maliyetlerinin düşüklüğü. Kasımda çok sayıda Yunan şirketini Türkiye'ye götüreceğiz. Amacımız Türkiye'de yatırım yapmalarını ve Finansbank ile çalışmalarını sağlamak. Biz NBG olarak Türkiye'nin en iyi ve sermaye verimliliği en yüksek bankasını satın aldık. Bildiğiniz gibi isim, logo ve yönetim değişmiyor. Ama aralarında risk yönetimi gibi bazı fonksiyonları tek sistem olarak götüreceğiz.
Türkiye bizim Güneydoğu Avrupa merkezimiz olacak: İş yapma biçimlerimiz benziyor. Birbirimizden karşılıklı öğreneceklerimiz var. Biz Finansbank'a ucuz finansman sağlamanın, konut finansmanı sistemi ve mevduatın püf noktalarını öğretebiliriz. Finansbank ise teknoloji platformu açısından bizden çok daha iyi. NBG'nin bütün Balkan'lardaki teknoloji merkezi olarak İstanbul'u kullanacağız. Romanya, Bulgaristan ve Sırbistan'daki işlerimizi buraya aktaracağız. Kredi kartı konusunda hem nitelik, hem nicelik açısından bizden çok ilerideler. Finansbank'ın Call Center'ı da Avrupa'da birçok ödül aldı. Bize mutlaka bu alanda da katkıları olacak.
Satın almaya karşı çıkmalar politik amaçlıydı: Bu işleme genel bir karşı çıkıştan bahsedemeyiz. İş dünyasının ve halkın karşı çıkışı olmadı. Yunanistan'da bazı çevrelerin uluslararası yatırımcıları olan özel bir banka olduğunuzu anlamaları zaman alacak. Devlet elindeki son hisse gurubunu da (yüzde 7.5) 2004 yılı kasımında sattı. Satınalmaya önce sendika karşı çıktı. Çünkü sermaye artırımına katılacak kaynakları yoktu. Sermaye artıramamaları durumunda da hisse oranları düşecekti. Ardından muhalefet cephesine bir siyasi parti katıldı. Hedefleari de politik kazanç elde etmekti. Ancak mayıs ve haziran aylarındaki krizde bile hissedarlarımız bu işlemin temel mantığını sorgulamadı. Krizler gelir gider. Biz ise yatırımlarımızı uzun vadeli yaparız. NBG'de şu anda Yunan devletinin hiç payı yok. Kilisenin hissesi yüzde 1.28 düzeyinde.
Çalışanlarımızın yardım sandığı da yüzde 2 dolayında paya sahip. Zaten NBG'de artık tek başına yüzde 2.5'ten fazla hissesi olan kimse yok. Bankamızın yüzde 46'sı yabancı fonların elinde. Yerli yatırımcının payı ise yüzde 25'e indi. Adımız National Bank of Greece (Yunan Milli Bankası) olsa da hisselerin dağılımından gördüğünüz gibi tümüyle uluslararası banka kimliğine bürünmüş durumdayız. Adımız, bankamızın 170 yıllık tarihinden geliyor.
İki ülke de ilişkilerde bir köşeyi döndü: Bu işlemin ilişkilere olumlu katkısı olacağını düşünüyorum. Son iki yılda ilişkiler iyi. Daha da iyi olacak. Herkes iyi niyetli. Evet birtakım sıkıntılar oluyor bazen ama bu uzun sürmüyor. Ben artık her iki ülkenin de ilişkiler de bir köşeyi döndüğünü düşünüyorum.
KOBİ'lere desteğe devam: NBG bir bölgesel banka, bir bölgesel güç. Uluslararası bankalardan farklı bir risk algılamamız var. Bu, özellikle kendini KOBİ'lere sağlanan destek de gösteriyor.Uluslararası bankalar yerel iş yapma yöntemlerini, KOBİ'lerini bilançolarını anlayamazlar. Ancak bölgesel bankalar için böyle bir sorun yok. Finansbank'ın KOBİ'lere destek sağlama konusunda çok iyi olduğunu biliyorum. Bu destek yine devam edecek.
Hüsnü beyden (Özyeğin) yararlanacağız: Hüsnü bey benim tanıdığım en iyi işadamı. Pazarlıkçı ama adaletli. Bankasını sıfırdan yaratması ne denli üstün nitelikleri olduğunu gösteriyor. İyi bir lider çünkü en iyi kadroları toplayıp, onları iyi şekilde yönetmiş. Tabii kendisinden yararlanacağız ve işbirliği yapacağız. Bu işbirliği belki NBG'nin yönetim kuruluna da yansıyacak. Ancak NBG Yönetim Kurulu'nda gelecek yıl bir değişiklik olacak. O zamana kadar seçilmiş bir yönetim var ve gelecek için de şimdiden böyle bir plan yapmış değiliz.
Bir puan daha ucuz kredi bulabiliriz: Bizim Finansbank'a finansman sağlama alanında da büyük katkımız olacak. Yeni yapıda Finansbank'ın bir puan daha düşük faizli kredi bulabileceğini düşünüyorum. Çünkü bu kanalı Finansbank'a NBG açacak. Bizim de hem boyutumuz daha büyük, hem de kredi notumuz daha yüksek olduğu için böyle bir avantajımız var. Finansbank şu anda zaten Türkiye'de en uygun faizle kredi veren banka. Bizimle birlikte daha uygun oranları göreceğiz. Finansbank'ın dört milyar dolar kredi verdiği düşünülürse 40 milyon dolarlık bir imkândan söz ediyoruz.
Finansbank hızlı büyüyecek: Finansbank aktif büyüklüğü bakımından Türkiye'nin beşinci büyük özel bankası. Öz kaynaklar açısından iyi bir gelişmesi var, çok iyi büyüyor. Görüşmelere başladığımızda 206 şubesi vardı, bugün 260'ın üzerinde. Belki de iki yıl içinde 400 şubeye ulaşılacak. Biz iş planımızı çok hızlı büyümeye göre yaptık. Türkiye'de artık başka bir satın alma yapmak istemiyoruz.
Türk-Yunan savaşı tabloları var
Arapoğlu, bir gazetecinin, NBG'nin binalarının birinin salonlarını süsleyen tablolar arasında iki halkın savaşlarını konu alanları kastederek, "Yeni bir döneme giriyoruz. Oraya barışı ve yeni dönemi simgeleyen bir tablo asmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Bu resimler uzun süredir orada. Bu konuda çok değişiklik yapmış değiliz. Onların orada olmasında politik bir kasıt yok. Sadece tarihin bir parçası diye onlar orada. Belki indiririz, yaparız, yapmayız, ama biz asıl geleceğe yöneliyoruz ve çok iyi bir ilişki kurmak istiyoruz. Gelecek için geçmişe bakmak istemiyorum. Bunları tamamıyla dünde bıraktık ve gelecek söz konusu bizim için..." NBG Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yiannis Pehlivanidis de, bankanın tarihi binasında Yunanistan'ın tarihiyle ilgili örneğin kralın Atina'ya ilk girdiği günün tablosunun da yer aldığına işaret etti. Pehlivanidis, "Birisi tarihi binamız olmak üzere şu anda Atina'nın merkezinde tam üç ayrı binada genel merkezimiz hizmet veriyor. Şimdi Atina'nın biraz dışında yeni binalarımız yapılıyor. Bir süre sonra merkezimizi tümüyle o yeni binalarda toplayacağız" dedi.
Yunan bankasındaki tek Türk
NBG merkezinde Belma Erkan adlı bir Türk kızı da çalışıyor. Belma Erkan, İstanbul'da işletme eğitimi gördükten sonra NBG'nin bursuyla Atina'da master yaptı. NBG Finansbank'ı alma kararı verdikten sonra Belma Erkan'la bağlantı kurup, kendisiyle çalışmak istediğini bildirdi. Belma Erkan böylece beş ay kadar önce NBG'nin merkezinde çalışmaya başladı. Belma Erkan, "Yunanistan Ekonomi Bakanı Yorgo Alagoskufis, Atina Üniversitesi'ndeki master programım sırasında benim hocam oldu. NBG'de çalışmaktan çok mutluluk duyuyorum" diye konuştu.
'Artık yeni bir döneme girildi'
Yunanistan Ekonomi ve Maliye Bakanı Yorgo Alagoskufis, Finansbank'ın NBG tarafından alınmasıyla yeni bir döneme girildiğini belirterek, "Bu öyle bir dönemki daha iyi işbirliği ve ilerleme sağlayacaktır" dedi. Arapoğlu tarafından verilen yemeğe aynı gün Singapur'dan dönmesine ve kızının doğum günü olmasına rağmen katılan Alagoskufis, yaptığı konuşmada, Türkiye ve Yunanistan'ın bulunduğu bölgenin büyük bir potansiyele sahip ve geleceği olan bir bölge olduğunu kaydetti. Alagoskufis, Türkiye'nin son yıllardaki gözle görülür ilerlemesinin ve cesaretle uyguladığı reformların kendilerini olumlu düşünmeye ittiğini ifade ederek 'Bölgemizde çok iyi fırsatlar ortaya çıkıyor ve bize iyi fırsatlar sunuyor. Sadece ikili değil, çok yönlü ortaklıklar da amaçlıyoruz. Böylece bölgede daha etkili duruma gelmeyi hedefliyoruz. Finansbank'ın, NBG tarafından alınmasıyla yeni bir döneme giriş yapmış oluyoruz. Bu öyle bir çağ ki daha iyi işbirliği ve ilerleme sağlayacaktır" dedi. Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin de konuşmasında, bu hisse satışının iki ülke halklarını bir araya getirecek bir gelişme olduğunu dile getirdi. Turizm, gemicilik, imalat sanayi gibi alanlardaki fırsatlarla her iki ülkenin ticaret hacminin büyüyeceğini anlatan Özyeğin, halen 1.5 milyar dolardan az durumdaki iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar olması gerektiğini söyledi.