Tanrım beni sosyal medyada baştan yarat!

Tanrım beni sosyal medyada baştan yarat!
Tanrım beni sosyal medyada baştan yarat!

Cem Günal, insan kaynakları yöneticilerinin sosyal ağları yakından takip ettiğini söyledi.

Sanal alemdeki 'kötü sicil'i yüzünden İK departmanlarının kapıları yüzüne kapanan internet kullanıcıları yeni bir sektör yarattı. İnternette 'dijital temiz kağıdı' almanın yolu artık online itibar yönetimi hizmeti veren şirketlerden geçiyor.
Haber: VOLKAN ŞAHİN - volkan.sahin@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye Facebook başta olmak üzere sosyal medya kullanımında başı çeken ülkelerden. Bu durum beraberinde online itibar kavramını da getirdi. Şirketlerin yanı sıra sosyal medyadaki itibarına önem veren bireysel internet kullanıcıları da online imaj yönetimi yapan firmaların kapısını aşındırmaya başladı.

Son yılların en büyük internet trendi olan sosyal medya kullanımı Türkiye’de de özellikle gençler arasında her geçen gün hızla yayılıyor. İnternet kullanıcı sayısında dünya genelinde onbirinci, Facebook kullanıcısı sayısında ise dördüncü sırada yer alan Türkiye’de bu durum beraberinde yeni sorunları da getirmeye başladı. İşe alım süreçleri de dahil pek çok alanda “dijital dünyadaki sabıka kaydımızın sorgulanır olmasıyla birlikte sosyal medyadaki imajını düzeltmek isteyen kullanıcılar çareyi online itibar yönetimi yapan şirketlerde aramaya başladı.

Sorun çıkmadan online itibarın farkına varılmıyor 
Sosyal ağlarda bıraktıkları olumsuz izlerin ya da haklarında yazılan istenmeyen yazıların sıkıntısını çeken kullanıcılara internet ve dijital mecralarda itibar yönetimi hizmeti veren Atıf Ünaldı, özellikle siyasilerin ve işadamlarının bu konuyla ilgilendiğini ancak son zamanlarda iş başvurusu ya da bankalardan kredi talebinde bulunduğu sırada sorun yaşayan kişilerin de kendilerine başvurduğunu söyledi. 

İnsanların genelde bir krizle karşılaşmadığı sürece sosyal medyadaki olumsuz imajlarının farkına varmadığını belirten Ünaldı, Türkiye’de online itibar sorunlarının başında arama motorlarında olumsuz haberlerin üst sıralarda yer alması olduğunu ifade etti. Sanal alemde itibarın korunmasının gerçek hayatı doğrudan etkilediğini dile getiren Ünaldı, “İşin doğası gereği hukukçularla beraber çalışıyoruz ama çoğu kez bize gelen müşteriler hukuki yolları zaten denemiş oluyor. Bu çok ince bir çizgi ve her sorun için butik çözümler üretilmesi zorunlu” dedi. 

‘Facebook’ta yokum’ demek çare değil 
Türkiye’de sosyal ağların yaygınlaşmasıyla birlikte online itibar yönetiminin yeni yeni farkına varılmaya başlanan bir konu olduğunu belirten Atıf Ünaldı, internet kullanıcılarını mutlaka sosyal ağlarda kendi isimlerinin domain hakkını almaları konusunda uyarıyor. “İnternetteki kimliğiniz de tıpkı günlük hayattaki kimliğiniz gibi sizin itibarınızı temsil eder. Bu nedenle kişiler mutlaka sosyal ağlarda yerini almalı ve kimliğini korumalıdır. ‘Ben Facebook’ta, Twitter’da yokum’ demek çare değil. Sizin hakkınızda internet araştırması yapan kişilerin ya da kurumların bunu bilmesini bekleyemezsiniz. Bu konuda pek çok şikayet alıyoruz” diye konuştu.

Sosyal ağlardaki izler ele veriyor 
Şirketlere ve kişilere sosyal ağlarda itibar yönetimi hizmeti veren netitibari.com’dan Cem Günal da işverenlerin ve İK yöneticilerinin sosyal ağları yakından takip ettiğini belirterek, “Kişilerin dijital izlerini izleyerek onlar hakkında pek çok bilgiye ulaşmak mümkün. Bu nedenle internet kullanıcılarının sosyal medyada paylaştıkları her bilginin ileride hiç beklemedikleri bir anda karşılarına çıkabileceğinin farkında olması gerekiyor” dedi. 

Olumsuz içeriklerin yarattığı kötü imajı düzeltmenin yanı sıra Linkedln gibi iş dünyasına yönelik sosyal ağlarda iyi bir imaj oluşturulması konusunda da danışmanlık yaptıklarını kaydeden Günal, “Müşterilerimize hangi organizasyonda nasıl bir pozisyon amaçlıyorlar ise ona uygun içerik hazırlanması konusunda yardımcı oluyoruz. Profil sayfanızda yer alan bağlantılarınız kimler, size kimler referans vermiş, bunlar son derece önemli. Olmayan bir şeyi var gibi göstermiyoruz ancak kimi zaman sosyal ağlara ve internete olumlu içerik pompalayarak olumsuz bilgileri bastırıyoruz ve böylece tarama yapıldığında bu bilgiler ilk sıralarda görüntülenmiyor” diye konuştu.

BİRBİRİNDEN İLGİNÇ ÖRNEKLER 
Atıf Ünaldı kendilerine gelen en ilginç iki başvuruyu şöyle anlatıyor:
”Eşi kredi kartı borcu nedeniyle bunalıma giren ve intihar eden bir kadın, çocuklarının babalarıyla ilgili çıkan haberleri görerek psikolojilerinin bozulmaması için bu haberlerin internet ve sosyal ağlarda görüntülenmemesini istedi. Bir diğer örnekte ise Taksim’de bir bara giden öğretmen bey, çıkışta bir anda kendisini kavganın ortasında bulmuş ve kısa bir süre için gözaltına alınmış. Ertesi gün basında çıkan haberleri gören çalıştığı özel okulun yöneticileri tarafından işten atılmış. Bu olaydan sonra başvurduğu 3 okulda da aynı haberler gerekçe gösterilerek işe alınmayınca bizimle iletişime geçti.”


SOSYAL MEDYADA ‘DİJİTAL TEMİZ KAĞIDI’ İÇİN İPUÇLARI
1- Belli aralıklarla kendi adınızı Google gibi popüler arama motorlarında aratın. Arama için http://addictomatic.com/ gibi bloglar, Twitter, Youtube ve Friendfeed gibi sosyal medyaya özel olarak hazırlanmış arama motorlarını da kullanabilirsiniz.
2- Sosyal ağlarda neleri paylaştığınıza, hangi gruplara dahil olduğunuza dikkat edin. Bu ortamların eşiniz, işvereniniz ya da kamu görevlileri gibi herkesin erişimine açık olduğunu, paylaşıma sunduğunuz şeylerin ilişkide olduğunu insanlar, görüşleriniz ya da hassasiyetleriniz değiştikten yıllar sonra bile internette erişime açık olarak yer alacağını unutmayın.
3- Sosyal medyada seçici davranın. Mail kutularımıza hemen her gün yeni bir sosyal ağın daveti düşer. Özellikle sahte mail adresi yaratmanın son derece yaygın olduğu günümüzde arkadaşlarınızdan gelse dahi gönderilen her daveti kabul etmeyin.
4- Sosyal ağlarda hakkınızda olumsuz yorumlar, fotoğraflar, haberler var ise öfkeyle hareket etmek yerine serinkanlı davranın. Türkiye kaynaklı web siteleri için site yöneticileri ile temasa geçmeyi deneyin. Twitter ve Facebook gibi uluslararası sosyal ağlar için ise yasal düzenlemelerin farklı olması ve yerel ofislerinin bulunmaması nedeniyle bu yöntem pek işe yaramıyor. Bu noktada devreye sosyal medyada online itibar yönetimi yapan şirketler devreye giriyor. Adınız kullanılarak açılan sahte Facebook hesapları gibi sorunlarla ilgili olarak ise Asayiş Şube Müdürlükleri bünyesinde kurulan Bilişim Suçları Büro Amirlikleri’ne başvuruda bulunabilirsiniz.



Ücret işin zorluk derecesine göre değişiyor 
Cem Günal: 
Yaklaşık bir yıldır online itibar yönetimi konusunda hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 70 ile 75 müşterimiz oldu. Bunların bir kısmı sürekli takip gerektiren işler ve bu işler için müşterilerimizle uzun süreli anlaşmalar yapıyoruz. Bu kategorideki müşterilerimiz genelde sanatçılar, tanınmış işadamları ve büyük şirketler oluyor. İşin zorluk derecesine göre tek seferlik çalışma gerektiren işlerde 500 ile 4000 bin dolar arasında, süreklilik gerektiren işlerde ise aylık 1000-5000 dolar aralığında değişen bir fiyatlandırma söz konusu oluyor.

Kriz dönemlerinde 150 bin dolara kadar çıkan işler 
Atıf Ünaldı: 3 yıldır online itibar yönetimi konusunda çalışıyorum. Sürekli olarak online itibar yönetimi hizmeti verdiğimiz 15 müşterimiz var. Bu konu kişiye ve duruma özel çözümler gerektirdiği için ücretlendirilmesi de esneklik arz ediyor. Normalde müşterilerimize aylık 500-2000 dolar gibi bir maliyeti olan online itibar yönetimi, kriz dönemlerinde 150.000 dolara kadar bir bütçe gerektirebiliyor.



İŞVEREN SOSYAL AĞLARI YAKINDAN İZLİYOR 

İnsan kaynakları sitesi monster.com.tr’nin Türkiye’nin önde gelen 180 şirketinin İK yöneticileriyle gerçekleştirdiği ankete göre, görüşülen şirketlerin yüzde 49’u sosyal medyada aktif olarak yer alıyor ve işe alım süreçlerinde adayların sosyal ağlardaki profillerini de değerlendiriyor.

Yeni iş alanı: Profiliniz itina ile parlatılır 
Sosyal ağlara verilen önemin her geçen gün artması uyanık girişimcilere de yeni iş olanakları yaratıyor. İngiltere merkezli www.maxmyprofile.co.uk internet sitesi de bunlardan biri. Online evlilik sitelerindeki profilini kısa sürede popüler hale getirmek isteyen kullanıcılara ücreti karşılığında hizmet veren site, kendilerine teslim edilen profilleri yaratıcı ekibi aracılığıyla ‘parlatıyor’. Müşterilerinin yerine onlar hakkında ilgi çekici yazılar yazan ve çeşitli ortamlarda onların profesyonel fotoğraf çekimlerini yaparak profil sayfalarını dolduran site yöneticileri, böylelikle sıradan profillerin daha zengin ve sosyal görünerek diğer adaylar arasında öne çıkmasını sağlıyor. Sadece İngiltere’de yaklaşık 6 milyon kişinin online evlilik sitelerini takip ettiğini söyleyen site yöneticileri, yakın zamanda insan kaynakları şirketlerine yönelik bir çalışmayı da başlatacaklarını belirtiyor. Sosyal ağların hızla yükselen popülerliği göz önüne alındığında, Türkiye’de de yakın zamanda girişimcilerin bu alana yönelmesi şaşırtı olmaz. 

Sosyal ağlarda son çare: Web intihar makinesi
 
Sosyal medyada bıraktığı izlerden tamamen kurtulmak isteyen ya da Web 2.0’dan kopmaktan başka çaresi olmadığını düşünen internet kullanıcıları için de çare internette. www.suicidemachine.org adresinden yayın yapan Web 2.0 Suicide Machine (Web İntihar Makinesi) kullanıcıların Facebook, Twitter, LinkedIn ve Myspace hesaplarına girerek sosyal ağlarda bırakılan tüm izleri siliyor. Gordan Savicic adlı bir öğrenci tarafından hazırlanan Hollanda merkezli site, şimdilik ücretsiz olarak hizmet veriyor. 

Kaspersky, sosyal medyadaki tehditleri anlatmak için geliyor 
Bilgi güvenliği konusunda önde gelen şirketlerden olan Kaspersky Lab’in kurucusu ve CEO’su Eugene Kaspersky, 4-5 Ekim tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek Bilişim Zirvesi’ne katılmak için Türkiye’ye geliyor. Harbiye Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda gerçekleştirilecek etkinlikte özel bir sunum yapacak olan Kaspersky, dünyanın en tehlikeli ordusu haline gelen siber suçlulardan, sosyal ağlardaki tehditlere ve iPhone gibi popüler mobil iletişim teknolojilerini bekleyen yeni risklere kadar pek çok konuda bilgi verecek.