Tarım Bakanı: Ramazanda kırmızı et fiyatlarının artmaması için bütün seçenekler masada duruyor

Tarım Bakanı: Ramazanda kırmızı et fiyatlarının artmaması için bütün seçenekler masada duruyor
Tarım Bakanı: Ramazanda kırmızı et fiyatlarının artmaması için bütün seçenekler masada duruyor

Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Devlet Bakanı Zafer Çağlayan tarımda faaliyet gösteren ihracatçı birlikleri temsilcileriyle görüştü. FOTOĞRAF: ZEKERİYA ALBAYRAK / AA

Temmuda fiyatı yüzde 8 artan et fiyatları için ramazan önlemi geliyor. Tarım Bakanı, 'Ramazanda fiyatların artmaması için bütün seçenekler masada' dedi. Eker, büyükbaş havyancılığa faizsiz kredi müjdesi de verdi

ANKARA - Temmuz ayı enflasyonunda Üretici Fiyatları Endeksi kapsamındaki mal ve hizmetler içinde en yüksek fiyat artışı yüzde 7.96 ile koyun ve kuzu etinde yaşanması ve yaklaşan ramazan ayı Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’i harekete geçirdi. Eker, ramazan ayında kırmızı et fiyatlarının artmaması yönünde bütün seçeneklerin masada olduğunu belirterek, “Gerekirse daha fazla ithalat yaparız” dedi. Eker ve Devlet Bakanı Zafer Çağlayan tarım sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı birlikleri temsilcileriyle Ankara’da düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Eker, toplantıda gazetecilerin de sorularını yanıtladı.

‘Fiyatlar yüzde 13 düştü’
Eker, ramazan ayı öncesi et ve gıda fiyatlarına ilişkin soru üzerine, hayvancılıkla ilgili tedbirler aldıklarını ifade ederek, hiçbir zaman hayvancılık sektörünün tarım sektörü desteklemeleri içinde bu dönemdeki kadar pay almadığını söyledi. Eker, hayvancılığın toplam tarım desteklerinden aldığı pay yüzde 4 iken, şu anda aldığı payın ise yüzde 22 olduğuna işaret etti. 2009 yılında et fiyatlarında bir hareketlenme meydana geldiğini ve bunun üzerine tedbirler aldıklarını belirten Eker, şöyle konuştu:
“Eğer arzda bir problem varsa veya spekülasyon varsa ki biz spekülasyon olduğunu düşünüyoruz, ithalat kararı aldık. 26 Nisan tarihi itibarıyla et fiyatlarında muhtelif düşüşler var. 26 Nisan’dan itibaren kıymada yüzde 12, kuşbaşında yüzde 13.5 düşüş var. Diğer ürünlerde de muhtelif düşüşler var. Piyasada ithalat yoluyla 16 bin ton kasaplık canlı hayvan ithalatı gerçekleştirdik, dağıtıldı. Et Balık Kurumu marketlere, kasaplara karkas etin kilosunu 12 liraya veriyor. 50 bin tonluk daha et ihalesi gerçekleşti. Bunlarda haftada bir belirli aralıklarla geliyor.”

Yedi yıl vadeli kredi
Eker, ilave aldıkları birtakım tedbirlerin bulunduğunu da belirterek, 1 Ağustos tarihinde yayımlanan kararnameyle süt sığırcılığında, damızlık et sığır yetiştiriciliğinde, büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliğinde, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın bütün faaliyetlerinde iki yıl ödemesiz, beş yıl taksit ödemeli toplam yedi yılda ödenmek üzere faizsiz kredi uygulaması getirdiklerini ve kredide limitin 7.5 milyon lira olduğunu, bu parayla asgari 750 başlık büyük bir işletme kurulabileceğini anlattı.
Büyükbaş hayvan besiciliğinde de bir kredi uygulamaları bulunduğunu ve kredinin bir yıl ödemesiz, ikinci yılın sonunda ödemeli sıfır faizli olduğunu ve kredi limitinin de 3 milyon lira olduğunu kaydeden Mehdi Eker, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ’da da 50 başın üzerinde işletme kurana yüzde 40 hibe destek verdiklerini söyledi. Eker, Türkiye’de 50 başın üzerindeki hayvancılık işletme sayısı 2002 yılında 4 bin 500 iken, 2009 yılında bu rakam 18 bin 650’ye yükseldiğini de kaydetti. Türkiye’nin hayvan varlığında azalma olmadığının altını çizen Eker, üretimi teşvik ettiklerini ve artırdıklarını, et ve süt üretiminde, kayıtlı hayvan üretiminde azalma değil artış olduğunu bildirdi. 

‘Daha fazla ithalat resti’
Eker, ramazan ayında fiyatların artmaması yönünde bütün seçeneklerin masada olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Gerekirse daha fazla ithalat yaparız. Şu anda özel sektörde kendi ihtiyacını gidermek maksadıyla besi hayvanı ithal etmek isteyenlere bu imkanı tanıyoruz. Damızlıkta 50 başın üzerinde kendi ihtiyacı için ithal etmek isteyenlere bu imkanı veriyoruz. Birtakım tedbirleri biz alıyoruz, bundan sonra da almaya devam edeceğiz. Orta ve uzun vadede de biz bunları düşünüyoruz. Türkiye’de hayvancılık asla geriye, kötüye gitmiyor, aksine ileriye gidiyor. Türkiye’de sektöre büyük yatırım var. Sanayi ve hizmetler sektöründe çalışan birçok grup sektöre girdi. 

Kaçak et girişi de arttı
Bu arada kırmızı et, artan fiyatları fırsata dönüştürmek isteyen kaçakçılar için ‘gözde mal’ haline geldi. Geçen yılın ilk altı ayında 30 bin lira değerinde 1.8 ton kaçak ete el konulurken, bu yıl 290 bin liralık 9.7 ton et ele geçirildi. Kaçak etlerin daha çok Suriye, Irak, İran ve Romanya üzerinden ülkeye sokulduğunu belirtildi. (Radikal)

‘Bebek mamalarında herhangi bir sorun yok’
Bebek mamalarıyla ilgili bir soru üzerine Mehdi Eker, “Örneğin, laboratuvar sonucu teyit edilmeden üç vilayetimizden bebek mamalarıyla analizde bir şey çıktı. Halbuki onlar analiz sonucu teyit edilmeden referans laboratuvarından ilgili vilayetlerimizden sehven konmuş. O bile yer aldı. Biz onu fark ettik, düzelttik kamuoyuna da açıklama yaptık. Yani bebek mamalarında Türkiye’de herhangi bir sorun yok. Hiçbir şekilde sağlığa aykırı hiçbir madde bulunmuş değil, teyit edilmiş değil. Yanlışlıkla üç örnekte bulunmuştu. Biz onlarla ilgili gerekli düzeltmeyi, soruşturmaları vs. yaptık” dedi.

‘Domates güvesi sorunuyla uğraşıyoruz’
Türk tüketicisinin kalite ve standart bakımından gıda güvenliğiyle, hijyenle ilgili düzeyi her gün biraz daha yükseldiğini, AB standartlarıyla uyumlu hale geldiğini belirten Eker, bütün bunların ihracatçıları, ihracat sektörünü çok önemli şekilde etkileyeceğini söyledi. “Elbette sorunlarımız var” diyen Mehdi Eker, şu anda meyve sebzeyle ilgili tuta absoluta (domates güvesi) sorunu olduğunu, bunun dünyanın küreselleşmesinin etkisiyle, ticaretin artmasıyla karşılaşılan bir sorun olduğunu kaydetti.
İhracatı artırma yönündeki faaliyetlerini de anlatan Tarım Bakanı Mehdi Eker, hammadde faaliyetlerinin düşürülmesi çerçevesinde destekleme strateji ve politikalarını değiştirdiklerini, maliyetleri düşürüp verimliliği artırmaya çalıştıklarını, tarımsal desteklemeleri üç kat artırdıklarını, üretimle, verimlilikle ilgisi olmayan doğrudan gelir desteği uygulamasını değiştirdiklerini söyledi.