Tekfen halka arzla rafineri kuracak

1956 yılında genç inşaat mühendisleri Nihat Gökyiğit, Feyyaz Berker ve Necati Akçağlılar tarafından kurulan Tekfen Holding dün gece 50. yaşını kutladı.

İSTANBUL - 1956 yılında genç inşaat mühendisleri Nihat Gökyiğit, Feyyaz Berker ve Necati Akçağlılar tarafından kurulan Tekfen Holding dün gece 50. yaşını kutladı. Tekfen'in 50. kuruluş yıldönümünde soruları yanıtlayan Tekfen Holding Grup Şirketler Başkanı Erhan Öner, 2007 yılının ilk yarısında şirketin yüzde 15 ila yüzde 20'sini halka arz etmeyi planladıklarını söyledi. Öner, "150-200 milyon dolarlık bir arzdan söz ediyoruz. Bu gelirle Ceyhan'da bir petrol şirketi ile ortaklaşa rafineri kurup işletmeyi planlıyoruz" dedi.
'3. köprüye talibiz'
2006 yılını 1 milyar 250 milyon dolar ciroyla tamamlamayı beklediklerini söyleyen Başkan Erhan Öner, beş yılda cirolarını 2 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Erhan Öner, çoğunluk hissesini Yunanlılara sattıkları Tekfenbank'ta organik yolla büyümeyi tercih ettiklerini belirterek, "30 şubemiz var, ilk hedefimiz 40'a çıkmak. Halka arzdan gelen gelirin bir kısmı da burada kullanılacak" diye konuştu.
Türkiye'de nükleer santral kurma aşamasında büyük bir konsorsiyumun içinde pay almak istediklerini belirten Öner, 3. köprü gibi büyük projelere de talip olduklarını kaydetti. Öner, yurtdışında ilgilendikleri yeni pazarların Bahreyn, Dubai ve Ortadoğu ülkeleri olduğunu ifade etti. Öner Tekfen'in, müteahhitlik ve tarımsal sanayi devi olduğunu belirterek, bugün çok sayıda ülkede değeri 2 milyar doları bulan kuvvet santralleri, rafineriler, boru hatları, kara ve deniz terminalleri, petrol platformları, gübre fabrikaları ve otoyollar inşa ettiklerini söyledi.



'Sesimizi yükseltmedik'
Kuruluş gecesinde konuşan ortaklardan Nihat Gökyiğit, geçen 50 yılda üç ortak olarak çok nadir görülen bir başarı elde ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"50 yılda zor ve sıkıntılı ortamlarda kararlarımızı alırken hiçbirimiz sesimizi yükseltmedik. Her kararımızı oybirliğiyle aldık. İnanılması güç olan bu uyumlu ve çok nadir görülen ilişkiye ortaklık değil, kardeşlik demek daha doğru olur. Çoğu zaman 'bu nasıl oluyor' diye soruyorlar. Üçümüzün eğitim formasyonu çok benziyor. Feyyaz Mersinli Akdeniz'den, Necati İzmirli Ege'den, ben Artvinli Karadeniz'den, bir araya geldik. Türk kültürünün birlik olma gibi çok önemli değerleri var. Yapabileceğimizin en iyisini yapmaya gayret ettik. Hep doğru işi yapma peşinde ve gayretinde olduk."